Dini bayramlar, dinimiz açısından önemli ve kutsal sayılan günlerde kutladığımız sevinçli günlerimizdir. Bunlardan Ramaz
Aslında bizim gibi yaşlılar için bayram yıl boyunca güne sağlıkla, huzurla uyanabilmektir. Bayram yemek yiyebilmektir, su içebilmektir, tuvalete çıkabilmektir. Bayram yarınlara güvenle bakabilmektir. Bayram, kendi ayakları üzerinde durabilmektir. Kısacası bayram sağlıklı ve güvenli bir ortamda sürdürülebilir bir hayat yaşamak, geleceğe güvenle bakabilmektir.
İşte şimdi gelin, hep birlikte bir muhasebe yapalım: Neden bayram yapıyoruz Gerçek manada bayram nedir? Ya da biz bu bayramı hak ediyor muyuz? Hiç düşündünüz mü?
Ramazan ayı boyunca yapılan toplu iftar davetlerinde harcanan, çöpe atılan yiyecek ve içecekleri göz önüne getirin; dinimizin “Yiyin için ancak israf etmeyin” emrini bildikleri halde tüketim alışkanlıklarını israf çılgınlığına çeviren Müslümanlar bunun bir de bayramını mı yapacaklar?
Her gün iftar saatinde trafikte seyir ederken yaşadıklarınızı düşünün, birbirine sabredemeyen empati yapamayan
Her köşe başında ve her vakit namaz sonrası camii önünde yardım isteyenlerin, kapınıza her gün gelen dilencilerin durumuna kendinizi koyun. Yokluk ve yoksulluğun zirve yaptığı bir ortamda pazardan atık sebze meyve toplayan Müslümanların hallerini gördükçe içimiz sızlıyorken bayram mı edeceğiz?
Torununa bayramda vereceği harçlığı denkleştirmeye çalışan emekli vatandaşların alacakları bayram ikramiyesinin dahi sorun olduğu bir ortamda her şey güllük gülistanlıkmış gibi gösterenlerin bayramını nasıl kutlayacağız?
Sağ elin verdiğini sol el görmeyecek inancını bildikleri halde her akşam davet gezenlerin yardım ellerinin nasıl gösterişe dönüştüğünü, iftar sofralarına oturulan yoksulların nasıl siyasi çıkarlara alet edildiğini bir düşünün.
Yaptıkları yardım ve davetlerin her anını sosyal medyadapaylaşanları, gazete ve dergilerin magazin sayfalarında boy gösterenleri, üç gün dahi olsa bayramı tatil olarak değerlendirme planları yapanları, bir de gerçek manada manevi iklimi hakkıylayaşayanları göz önüne getirin; Bayram kimin hakkı?
Dünya hayatında yaşananların bazıları nefsanî, bazıları da ruhanî duyguları tahrik eder. İşte bayramlar, bu duygular arasında insanda şefkat, merhamet, vefa, değer bilme gibi yardımlaşma hislerini hatırlatır. Mümin, hem kendi hazzını, hem de başkalarını sevindirmenin hazzını taşır. İşte gerçek manada bayram yapmak bu müminlerin hakkıdır.
Mübarek ayların manevi iklimine uygun hareket ederek bayramı yaşama hakkına sahip müminlerin yürekleri sız
İçinde bulunduğumuz coğrafyada her gün acı ve gözyaşının yaşandığı, başta Gazze, Filistin, Irak, İran ve Doğu Türkistan olmak üzere Müslümanların zulüm gördüğü, açlığa ve yokluğa mahkûm edildiği bir ortamda İslam dünyası olarak gerçek manada bir bayram yapabilecek miyiz?
Dünyanın dört bir yanını tehdit eden, savaş naraları atan küresel emperyalist güçlerin başındaki sarı saçlı adam ve ekibi ile onlarınyandaşı katil İsrail, İslam coğrafyasında at koştururken, her gün insanlar ölürken, yuvalar yıkılırken, bayram kutlamak nasıl içimize sinecek ki?
Dileğimiz; Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti başta olmak üzere sağduyulu tüm ülkelerin diplomatik girişimlerinin sonuç vermesi ve akan kanın durması, savaşların sona ermesidir. İşte o zaman tüm müminler için gerçek bir bayram olacaktır.
Her şeye rağmen, Ramazan Bayramınızı tebrik eder, hayırlara vesile olmasını dilerim. Kalın sağlıcakla.



























