Yaşadığımız coğrafyada yurt içinde ve yurt dışında olup biten hadiselere baktığımızda bugünlerde en çok ihtiyaç duyduğumuz barış ve güven ortamının pusulası vatan sevgisi, toprak sevgisi ve ay yıldızlı bayrak sevgisidir. Zaman, sevgimizin eyleme dönüşmesi zamanıdır. Kutsal vatan topraklarımıza ve üzerinde yaşananCumhuriyete ve onun ilkelerine sahip çıkmak ülkeyi sevmenin sertifikasıdır.
Toprak bizim için çok kıymetlidir. Toprak uğruna kan dökülen can verilen ulusal ve kutsal bir varlıktır. Toprak vatandır. Toprak, toplumsal barışın mihenk taşıdır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emanet ettiği Cumhuriyetimizi ilelebet payidar kılmak; kutsal vatan topraklarımıza sahip çıkmak, her yurttaşın milli bir görevidir.
Gazi Mustafa Kemal Paşa komutasında Birinci Dünya Harbi sırasında Çanakkale’de, Birinci Dünya savaşı sonrasında Kurtuluş savaşında, işgal güçlerini vatan toprağından kovan, düşmanı denize döken yine bu topraklarda birlikte yaşayan, dini, dili, ırkı farklı ama hepsinin ortak paydası topraklarını düşman işgalinden kurtarmak isteyen Osmanlı devletine bağlı vatandaşlarımızdı.
Ve nihayet Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran ve ortak adı Türk olan ama kökeni Türk, Kürt, Arap, Laz, Çerkez, Abaza, Gürcü, Ermeni, Rum olan bu vatandaşlarımızın tek kaygısı yüzyıllardır yurt belledikleri topraklarını kaybetmemek ve ebediyete kadar aynı topraklarda yaşamak azmi ve inancıydı. Kutsal vatan topraklarımızda bugünde bu aziz milleti, aynı “Çanakkale Ruhu” ayakta tutmaktadır.
Çevremizde devam eden savaşlar ve Orta doğunun durumu göz önüne alındığında, özellikle son ABD ve katil İsrail ile İran arasındaki savaşta yaşananlar dikkate alındığında; bugünlerde en çok ihtiyacımız olan milli birlik ve dayanışma ruhunun çimentosu, kutsal vatan topraklarıdır.
Türkiye’nin ülkesi ve milletine yönelik her türlü düşman saldırısına karşı hazırlıklı olmak; içeriden ve dışarıdan yapılan terör saldırılarına karşı koymak, milli bir mücadeledir. Ülkesini gönülden seven, yüreğinde vatan sevgisi, bayrak sevgisi, toprak sevgisi ve en önemlisi insan sevgisi olan her yurttaş bu mücadelede gücü oranında yer almak zorundadır. Çünkü başka Türkiye yok!
“Mevzubahis olan vatan ise gerisi teferruattır” ifadesindeki teferruat sözü tarihi bir kelimedir.
Üç tarafı denizlerle çevrili Türkiye toprakları dünyada pek çok milletin sahip olmak istediği doğal güzellikleri ve tabii kaynaklarına, biyolojik çeşitliliği, ormanları ve yer altı zenginliklerine sahiptir. Asırlardır bu coğrafyada gözü olan, Türk ve İslam birliğini bozmak isteyen, birliğimize, dirliğimize veverimli
Savaşa destek veren, savaş kışkırtıcılar ile teröre ve destekçilerine hizmet eden, hem içeriden hem de dışarıdan bu aziz milleti bölmek ve parçalamak isteyen unsurlar yeni değildir. Hainlerin sadece adı değişmekte ancak arkasındaki küresel güçler hep aynı kalmaktadır.
Peki, bunlar kimdir? Bunların kim olduğunu artık cümle âlem izliyor, görüyor ve biliyor.
Küresel emperyalist güçlerin orta doğu coğrafyasındaki emellerine hizmet eden işbirlikçileri, taşeronları ve tetikçileri kadın, çocuk, sivil, asker demeden her tarafa saldırıyor. Bu saldırılardan Türkiye’de nasibini alıyor. Ama bilinmelidir ki; Aziz Türk milleti, ”Ya İstiklal Ya Ölüm” şiarıyla her türlü tehlikeye karşı ay yıldızlı bayrak altında tek millet, tek devlet olarak dimdik ayakta kalmayı başarmış ve bundan sonrada başaracak güçtedir.
Yaşanan savaşların sona ermesi, her türlü terör tehdidinin ortadan kalkması, Terörsüz Türkiye için, hâsılı tüm olumsuzluklar
Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün vatan sevgisini ve fedakârlığı vurgulayan, "Yurt toprağı! Sana her şey feda olsun. Kutlu olan sensin. Hepimiz senin için fedaiyiz" şeklinde devam eden meşhur sözü, vatan savunmasının ve Türk milletinin ebedi varlığının her şeyden üstün tutulduğunu ifade eder.
Bu vesileyle, Bin yıldır Anadolu topraklarını koruyan, göklerde dalgalanan ay yıldızlı bayrağımızı ve sancağımızı nesilden nesille devretmek için canını veren aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi saygı, minnet ve şükranla anıyorum. Ruhları şad, mekânları cennet olsun. İnşallah. Kalın sağlıcakla.



























Eline yüreğine sağlık Namık müdürüm. Selamlar