İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü destekleri ve Hacettepe Üniversitesinin yürütücülüğünde "Türkiye'de Kamu Hizmetlerinin Sunumunda Sivil Toplum Kuruluşlarının Rolünün Araştırılması ve Geliştirilmesi Projesi"; kapsamında Konya’da gerçekleştirilen bir çalışma toplantısına aldığım bir davet üzerine Sürdürülebilir Çevre Derneği Başkanı olarak katıldım. Her ne kadar basına yeterli ölçüde yansımasa da kamunun, akademik camianın ve sivil toplum örgütlerinin işbirliği ile nelerin başarılabileceğini göstergesi olarak önemli bir çalışma yapıldı.
Bu konudaki iyi niyetli çabaları ve gayretli çalışmaları için Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü başta olmak üzere; Hacettepe Üniversitesinden proje yürütücüsü akademisyenlere ve özellikle de Konya Sivil Toplumla İlişkiler Müdürü Sayın Özgür Karayazılı ve çalışma arkadaşlarına çok teşekkür ediyorum.
Başlatılan proje ile “Kamu hizmetlerinin daha etkin ve kapsayıcı biçimde sunulabilmesi için sivil toplum kuruluşlarının rollerinin güçlendirilmesi, bu kuruluşların kamu hizmetlerine katkısının değerlendirilmesi, uluslararası örneklerle karşılaştırılması ve bu doğrultuda politika önerilerinin geliştirilmesini hedeflemektedir. Bu çerçevede, STK'ların kamu hizmet sunumundaki konumunun ve etkisinin anket uygulamasının yanı sıra odak grup ve çalıştay toplantılarından elde edilen verilerle hem niteliksel hem de niceliksel açıdan analiz edilmesi; elde edilen bulgular ışığında mevzuatdüzenlemelerine yönelik öneriler geliştirilmesi ve kamu politikalarına ilişkin çıkarımlar üretilmesi hedeflenmektedir.”İnşallah başarılı olunur ve proje çıktıları kamuoyuyla paylaşılır.
Çünkü ülkemizin kalkınmasında bu tür çalışmalara çok ihtiyaç var. Konya, ülkemizin kalkınmasında lokomotif rolü oynayan önemli bir büyükşehir olduğuna göre toplantıya katılan diğer STK’lar gibi -SÜÇEV olarak bizlerde- kamu ve yerel yönetimlere destek olmak istiyoruz. Tabii bu işbirliğinin sürdürülebilir olması ve belli guruplarla sınırlı kalmaması kaydıyla.
Bizler biliyoruz ki; gelişmiş ülkelerin yönetiminde kamu kurumlarının yanı sıra üçüncü bir güç olarak Sivil Toplum Örgütleri öne çıkmaktadır. Küreselleşme, dijitalleşme ve yönetişim yaklaşımlarındaki yerleşik kamu yönetimi anlayışıyla birlikte merkezi hükümetin tek karar alıcı konumda olduğu merkeziyetçi bir modelden, çok aktörlü ve çok katmanlı; katılımcılık, hesap verebilirlik ve şeffaflık ilkelerine dayalı bir yönetişim yapısına doğru bir dönüşüm göze çarpmaktadır.
Ülkemizde, eğitim, kültür, sos
Dünya üzerindeki bu eğilim, Türkiye'de kamu hizmetlerinin sunumunda daha katılımcı, çok aktörlü ve esnek bir yönetişim modeline doğru bir dönüşümü işaret etmektedir. STK'ların özellikle sosyal hizmetler, afet yönetimi, çevre koruma, gençlik politikaları ve dezavantajlı grupların güçlendirilmesi gibi alanlarda kamu kurumlarıyla kurduğu iş birlikleri, hizmetlerinerişilebilirliğini ve etkinliğini artırmanın yanı sıra, karar alma süreçlerinde toplumsal meşruiyet ve hesap verebilirlik düzeyini de yükseltmektedir.
Kâğıt üzerinde çok güzel ve anlamlı ifadelerin yer aldığı Kamu STK işbirliğini geliştirme projesinin yaygınlaşması ve fiiliyatta da uygulanabilir olması gerekir. Konuyla ilgili mevzuatımız Avrupa Birliği ülkeleriyle aynı seviyede ancak uygulamalara baktığımızda maalesef aynı düzeyde olduğumuz söylenemez. Konya Büyükşehir Belediyesi ve merkez ilçe belediyeleri sundukları hizmetlerde STK işbirliğini sadece belli guruplarla yapmaktadır. Tercih tabii ki kendilerinin, ancak çok seslilik işin özünde var ama sanırım belediyelerimiz buna henüz hazır değiller.
STK olarak, diğer şehirlerimize baktığımızda sadece Kent Konseyleri örneğini dahi kıskanıyoruz. Şehrin sorunları veçözüm yollarında vatandaşlarla işbirliği ve ikna yolu Kent Konseylerinde yer alan resmi kurum temsilcilerinin yanı sıra STK temsilcilerinin ne kadar aktif rol oynadıklarını, başarılı çalışmalar imza attıklarını görüyoruz. Şehrimizde de bu gibi hareketleri istemek bizim de hakkımız değil mi?
Her ne kadar Belediyeler bünyesinde oluşturulan çalışma meclisleri (Gençlik, kadın, çocuk vb.) çeşitli etkinliklerle kamu vatandaş işbirliği örneği olarak sunulsa da; tüm bunların Sayın Başkanların istediği ve onayladığı bireylerden oluştuğu göz önüne alındığında STK olarak nitelendirilmesi doğru olur mu? Bunun gibi; Meram Belediye Başkanlığının ilgili Şubesi tarafından hazırlanan ve uygulama için Sayın başkanın onayını bekleyen “Meram Çevre ve İklim Meclisi” aktif olarak çalışsa güzel olmaz mı?
Sonuç olarak, Kamu STK işbirliğinin yer aldığı projeleri şehrimizde daha fazla görmek istiyoruz. STK’lar demokrasimizin olmazsa olmazlarıdır. Şehrimizde de örneklerinin çoğalması dileğiyle, kalın sağlıcakla.




























Namık bey teşekkürler.. Konya Belediyelerinin sivil toplumla, özellikle çevre konusunda bizlerle iletişimi hiç yok. Sizinle beraber yazıyoruz ciziyoruz, görmezden gelip ölü taklidi yapıyorlar. Biz Konya'yı onlardan fazla seviyoruz. Selamlar.