Geçen pazartesi günü Konya Olay TV’de gerçekleştirdiğimiz “Bu Toprağın Bereketi” programının sonunda Konya’ya neden yeterince kar yağmadığını köşe yazımda belirteceğim demiştim. İşte size cevabı:
Yeni yılla birlikte Konya ve pek çok ilimiz beyazlar içinde girdi. Yağışsız geçen ve kuraklık tehlikesi yaşayan Konya kapalı havzasındaki vatandaşlarımız oldukça umutlandılar. Yeni yıl yeni umuttu. İnşallah bereketi ile birlikte gelecekti. Yılbaşından buyana yaklaşık on beş gün geçti. Ülkemiz üzerinden yağışlı sistemler Sibirya’dan, Balkanlardan, Orta Akdeniz’den iki gün ara ile gelip geçti, geçiyor da.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü tahminlerinde Konya’nın da aralarında olan illere sarı uyarı yaparak kuvvetli yağışlara, özellikle kar yağışına dikkat çekti. Ne oldu?
Özellikle son gelen sistemden herkes büyük bir beklenti içine girmişti, ancak Konya merkezde hala daha hatırı sayılır bir kar yağışı görülmedi. Her ne kadar bazı sosyal medya meraklılarının paylaştıkları görüntüler olsa da Meteoroloji Genel Müdürlüğü kayıtlarına göre: son yağışlarda kar örtüsü:
Seydişehir Alacabel’de 22, Bozkır Sorgun Yaylasında 20, Meram Kent ormanında 14, Akşehir’de 4, Cihanbeyli (Turanlar) 3, Ereğli’de 2 ve Karapınar’da 1 cm olarak yerde örtü bırakmış. Tabii Meteoroloji kayıtlarına geçmemiş yerlerde özellikle yüksek tepelerde kar örtüsü gözleniyor. Ancak Konya çiftçisinin özellikle hububat ekiminin yapıldığı yerlerde beklenen örtü yapacak, toprağı ve ürünü koruyacak şekilde bir kar yağışı merkez ilçelerimizde görülmüyor. Sulak alanları ve yeraltı sularını besleyecek kar örtüsü maalesef yaşanmadı.
Bunların yanı sıra elhamdülillah yağmur yağışı mevsim normallerinin üzerine çıktı. Ocak ayı ortalama yağışı Konya için 35,9 mm olması beklenirken, bu değer onbeş günde çoktan geçildi. Tabii ki suyun yağışın her damlası değerli. Önemli olan kıymetini bilmek. Ancak Konya için kar yağışının ayrı bir önemi ve değeri var. Tabii ki Allah’tan umut kesilmez biz dua edelim Rabbim versin inşallah.
Gelelim bunca sistem geçişlerine rağmen, beklentilere ve tahminlere rağmen Konya merkez Meram, Karatay ve Selçuklu ilçelerine; Bunun üç sebebi var:
- Konya’nın coğrafik konumu, (kapalı havza)
- Sistemlerin geçiş güzergâhında yeterince soğuma olmaması, yeşil alan azlığı ve nem çekememesi
- Kentteki yüksek binaların ısı etkisi.
Normal olarak atmosferdeki bulutlardan düşen yağışlar kar yağışı olarak inmeye başlar, aşağı seviyenin sıcaklığı ve coğrafik koşullarına göre yoğunlaşarak yağmura döner. Konya’nın üzerinden geçen sistem incelendiğinde normal olarak kar da yağması lazımdı. Ancak yağan kar, şehrin yüksek binalarından çıkan gazların etkisiyle yoğunlaşarak yağmura dönüştü ve su olarak yere indi. Belki de Ocak ayı sonuna kadar özlenen kar yağışı görülmeyecek. Bize düşen görev bu suları iyi değerlendirip yağmur hasadı yapmak ve bu işi yaygınlaştırmak. Kuraklığa hazırlıklı olmak. Mevcut suyumuzu tasarruflu kullanmak.
Yağmur yağması için bulut, bulut için nem; nem için yeşil örtü gerekir. Konya’nın orman varlığı Türkiye ortalamasının yarısı kadar. Karadeniz neden çok yağış alıyor, açık değil mi?
Uzun vade de de şehir planlarken yüksek mimari değil yatay mimariye ağırlık vermek. İmar planlarında Meteorolojik faktörleri ciddiye alıp ona göre davranmak. Yeşil alanlarımızı çoğaltmak. Umarız iklim bilimi ve meteoroloji uzmanlarının tavsiyelerine kulak asılır. Kalın sağlıcakla.


























