Bir kez daha ifade edeyim: Normal hava diye bir şey yoktur. Havada her an her şey olabilir. Meteoroloji uzmanları ancak atmosferde olacakları önceden tahmin eder ve kamuoyunu bilgilendirirler. Nitekim Meteoroloji Genel Müdürlüğü de geçen hafta önceden yaptığı tahminlerde hemen her gün yerel olmak üzere bölgemizde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış tahmini vermedi mi? Evet.
Konya Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM) , buradan aldıkları bilgileri bizlerle paylaşmadı mı? Evet.
Pek, o zaman neden şaşırıyoruz? Neden sağanak yağış sonrasında sokaklarımızda çile çekiyoruz? Neden sokaklar, caddeler, battıçıktılar yağmur sonrası göle dönüyor, neden sürücüler perişan, vatandaş perişan? Neden evleri işyerlerini kolayca su basıyor?
Sadece, “Şiddetli Yağmur Yağdı Böyle Oldu” Demekle sorunu çözüyor muyuz? Hayır!
Bir de herkesin ağzında sakız olan; “İklim Değişikliği” günah keçisi olmuş. Yetkili yetkisiz, bilgili, bilgisiz herkes suçu iklim değişikliğine atıyor; hatta bazıları bu olayıdoğal bir kader olgusuyla geçiştiriyor.
Hayır, beyler, hayır bayanlar. İklim değişikliği ile sokaklar bu hale gelmedi.İklim değişikliği küresel bir sorun ancak sokakların göle dönmesi yerel bir sorun.İklim değişikliğine yol açan küresel ısınmanın kaynağı olan sera gazlarını atmosfere salan hareketlerin kaynağı olan insan, kendi ektiğini biçiyor.
Daha önce göreceli olarak yönetilebilir olan hava olayları artık daha tehlikeli felaketlere dönüşüyor. Fosil yakıt kullanımı başta olmak üzere insan faaliyetlerine doğrudan bağlı olarak gelişen iklim değişikliği, görülen bu yoğun sağanaklar gibi, fırtınalar gibi meteorolojik afetleri daha şiddetli ve daha etkili hale getirmektedir. Gelecekte de getirecektir. Buna göre şehir planlaması yapmak gerekir.
Eğer, iklim değişikliği yağış sonrası sokakları göle çeviriyorsa yurtdışında bir şehirde bundan daha çok yağış alan bir ülkenin yerleşim yerlerindeki duruma bakın öyle karar verin.Dünyanın en gelişmiş ülkesinde de böyle yoğun hatta daha etkili ve sürekli yağışlar, fırtınalar oluyor, yollar sele dönüyor, can ve mal kayıpları meydana geliyor. Ancak kısa sürede hayat normale dönebiliyor.
Ülkemizin en az yağış alan bölgeleri arasında olan Konya’da en ufak bir yağışta insanlar perişan oluyorsa, araçlar yollarda kalıyorsa, evlere, işyerlerine su basıyorsa bunun çok açık bir sebebi var:
ALT YAPI EKSİKLİĞİ.ALT YAPININ YETERSİZLİĞİ.
Türkiye’ye örnek gösterilen: “Konya Gibi Belediyecilik” sloganı ile övündüğümüz şehrimizdeki alt yapı- hatta yeni yapılan yollarda dahi- yetersiz geliyorsa, mazgallar çekmiyor, yollar göle dönüyorsa; sorun bakalım diğer şehirlere böyle bir alt yapısı olan bir yerleşim yerini örnek almak isterler mi?
Küresel çapta 240 binden fazla üyesi bulunan Dünya Belediyeler Birliği'nin (Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler - UCLG) başkanlık görevini yürüten kıymetli Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Uğur İbrahim Altay ve ekibinin şehrimizin alt yapısını güçlendirmek için harekete geçmesini ve dünyaya gerçekten örnek olacak yeni bir altyapı çalışması yapmasını bekliyoruz.
Farkı yaratan insanlardır. Sayın ALTAY’da bu farkı yaratacak yetki ve yetenek vardır.
İşte o zaman gururla “İşte Benim Şehrim” diyebilelim. Kalın sağlıcakla.
İZİN: Yeni bir kitap hazırlığı için değerli okurlarımızdan yaz dönemi için izin istiyorum. Bir süre köşe yazılarıma ara veriyorum.



























