24 yıl sonra Dünya Kupası'na katılmanın heyecanını yaşadık. Yıllardır hasret kaldığımız o büyük organizasyonda yeniden yer almak hepimizi umutlandırdı. Ancak ne yazık ki daha iki maçın sonunda sıfır puanla turnuvaya veda edip evimize dönüyoruz.
Aslında insanın aklına ister istemez şu soru geliyor: Neden?
Bugün Türk futbolunda para var. İmkân var. Tesis var. Avrupa'nın önemli liglerinde oynayan futbolcularımız var. Milyon euroluk transferler, dev reklam anlaşmaları, lüks yaşamlar, şöhret ve her türlü maddi imkân var. Ama ortada sonuç yok.
Çünkü futbol sadece yetenek işi değildir. Futbol biraz da karakter, aidiyet ve ruh işidir.
Milli takım forması herhangi bir forma değildir. O forma milyonlarca insanın duasını, umudunu ve gururunu taşır. O formayı giyen bir futbolcu sahaya çıktığında prim hesabı yapmaz. Reklam gelirini düşünmez. Sosyal medya paylaşımını planlamaz. Villa, araba, sponsorluk veya yeni sözleşme hesabı yapmaz.
O anda tek düşünmesi gereken şey ülkesidir.
Biz geçmişte bunu gördük. Sahada son nefesine kadar mücadele eden, formasını terinin son damlasına kadar ıslatan oyuncular gördük. Belki bugünkü kadar para kazanmıyorlardı ama milletin gönlünde çok daha büyük yer edindiler.
Bugün ise futbol dünyasında farklı bir tablo var. Daha genç yaşta astronomik rakamlara ulaşan, şöhreti başarıdan önce yakalayan birçok oyuncu görüyoruz. Elbette hepsi için aynı şeyi söylemek haksızlık olur. Ancak genel olarak futbolun ruhundan uzaklaşıldığını inkâr etmek de mümkün değil.
İşin ilginç tarafı, diğer branşlara baktığımızda bambaşka bir manzara görüyoruz. Voleybolda, basketbolda, güreşte, atletizmde, okçulukta ve daha birçok alanda sporcularımız büyük başarılar elde ediyor. Üstelik çoğu futbolcuların kazandığı paraların yanına bile yaklaşamıyor.
Peki onların sırrı ne?
Çok basit.
Onlar para için değil, bayrak için mücadele ediyorlar.
Onlar formanın ağırlığını hissediyorlar.
Onlar ülkeyi temsil etmenin ne demek olduğunu biliyorlar.
Belki de Türk futbolunun yeniden ayağa kalkabilmesi için önce bu gerçeği hatırlaması gerekiyor. Milli takım oyunculuğu bir maaş kapısı değil, bir onur meselesidir. Bu formayı giymek ayrıcalıktır. Ayrıcalığın olduğu yerde fedakârlık olur, hesap kitap değil.
Çünkü bazı formalar para için değil, yürekle taşınır.
Ve milli forma da bunların başında gelir.




























