Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, iki gün önce yaptığı bir açıklamada şöyle dedi:
“Yiğit düştüğü yerden kalkar. Anadolu 100 yıllık narkozdan çıkıyor. Yeni bir diriliş, yeni bir uyanış yaşıyoruz. Eski Türkiye yok artık…”
Bazı cümleler vardır sadece söylendiği anı değil, bir zihniyeti de ele verir. Bu da onlardan biri.
Yiğit düştüğü yerden kalkar, derler doğrudur Ali Bey.
Yalnız bilmediğiniz bişey var, bu millet hiçbir zaman diz çökmedi ki kalkmayı yeni öğrensin.
“100 yıllık narkoz” diyorsunuz…
Bu memleketin son bir asrını böyle tarif etmek, sadece bir yorum değil; bu ülkenin hafızasına yapılmış ağır bir haksızlıktır.
Çünkü bu topraklar uyumadı.
Bu topraklar savaş gördü, yokluk gördü, küllerinden yeniden doğmayı gördü.
Bir imparatorluğun ardından yepyeni bir devlet kurmanın ne demek olduğunu yaşadı.
Cumhuriyet dediğimiz şey, bir ara dönem değil, bu milletin kaderini değiştiren büyük bir irade beyanıdır.
Kuldan birey yapan, okuma yazma bilmeyen bir topluma kalem tutturup okul açan, kadını hayatın kıyısından alıp merkezine koyan bir dönüşümdür.
Bugün kürsülerde konuşanlar varsa, bugün irade diye cümle kurabiliyorsak, bunun zemini, küçümsenen o 100 yılda atılmıştır.
“Tarihiyle bağı kesildi” diyorsunuz.
Oysa bu millet tarihini ilk kez Cumhuriyet’le sahiplenmiştir.
Selçuklu da bizimdir, Osmanlı da. Ama onları öğrenme, anlama ve sahiplenme imkânını bize kazandıran yine bu Cumhuriyet’tir.
“Yüklerinden kurtuldu” diyorsunuz.
Eğer bu ülkenin bir yükü varsa, o da cehalettir.
Cumhuriyet o yükü hafifletmek için mücadele etti.
Ama görüyoruz ki bazı zihinler hâlâ o yükü taşımakta ısrar ediyor.
Garip olan şu…
İnsan bazen üzerinde durduğu zemini unutuyor.
Konuştuğu kürsünün hangi bedellerle kurulduğunu görmezden geliyor.
Oysa gerçek çok açık; Cumhuriyet kimsenin rakibi değildir. Cumhuriyet, bu milletin ortak paydasıdır.
Eleştirilebilir, tartışılabilir orası ayrı ama yok sayılacak, küçümsenecek bir olgu asla değildir.
Bu ülke 100 yıl boyunca uyumadı.
Sizin “narkoz” dediğiniz dönem, aslında bu milletin en büyük direniş ve inşa dönemidir ve şunu da unutmamak gerekir:
Cumhuriyet’e dil uzatmak kolaydır…
Ama onun size kazandırdıklarını inkâr etmek, sadece nankörlük değil, aynı zamanda hafızasızlıktır.
Bir milletin en büyük gücü, hafızasıdır.
Hafızasını kaybeden toplumlar yönünü kaybeder.
Bizim bu millete borcumuz;
tarihini küçümsemek değil, anlamaktır.
Emeği yok saymak değil, hakkını teslim etmektir.
Çünkü bazı sözler sadece söylenmiş olmaz…
Aynı zamanda sahibini de anlatır.
Ve bu millet kimin ne söylediğini de, kimin hangi zeminde durduğunu da çok iyi bilir.




























Çok haklısın kardeşim onlarda bunu çok iyi biliyorlar ama makam koltuklarıni korumak için gerisini yazmaya gerek yok
Eline emeğine sağlık
Eline emeğine sağlık
???????????????????????????????????? ???? ???? ???? ???? ???? ???? ????