Bir sabah uyandın ve ateşin kırk derece. Soluğu hastanede aldın. Karşında beyaz önlüklü bir adam, elinde stetoskop. “Ben doktorum” diyor, sen güveniyorsun. Oysa bilmiyorsun; bir dönem İstanbul’da, tıp fakültesi okumamış insanların sahte diplomayla doktorluk yaptığı ortaya çıkmıştı. Hastalar, canlarını emanet ettikleri kişilerin aslında hekim bile olmadığını yıllar sonra öğrendi. Peki o arada yanlış tedaviler, kaybedilen hayatlar?
Bir gün taksiye bindin, işine yetişmeye çalışıyorsun. Şoför gaza basıyor, yol alıyorsun. Ama aklının ucundan bile geçmiyor ki, kısa süre önce Adana’da sahte ehliyetle direksiyon başına geçen bir sürücü onlarca kişinin canını tehlikeye atmıştı. Bir kâğıt parçası yüzünden onlarca insanın hayatı pamuk ipliğine bağlanıyor.
Adalet arayışına düştüğünde ise bir başka hikâye çıkıyor karşına. Geçtiğimiz yıllarda Türkiye Barolar Birliği’nin tespit ettiği sahte avukat vakaları hâlâ hafızalarda. Cübbe giymiş, kartvizit bastırmış, ama hukuk fakültesi kapısından bile girmemiş kişiler… İnsanların umutlarını, paralarını, hatta adalet inancını çalan dolandırıcılar.
Ve ev meselesi… Yıllarca çalışıp biriktiriyorsun, “çoluk çocuğum başını sokacak bir yuva sahibi olsun” diyorsun. Ama o evi yapan müteahhit, projenin altına imza atan mühendis sahte diploma sahibi çıkıyor. Birkaç yıl önce İstanbul’da çöken binaların dosyaları incelendiğinde, imzaların gerçekte yetkisi olmayan kişiler tarafından atıldığı ortaya çıkmıştı.
Görüyor musunuz? Sahte diploma yalnızca bir kâğıt değil, güven duygumuzu yerle bir eden bir karanlık. Hastanede, mahkemede, evimizde, yolda… Kısacası hayatın tam ortasında karşımıza çıkıyor.
Diploma, yalnızca imzalı bir kâğıt parçası değil; yılların emeği, alın teri, uykusuz gecelerin karşılığıdır. Onu sahte yollarla temin edenler 0, sadece kendi vicdanlarını değil, bütün toplumu kirletiyor.
Ve işin en acı yanı şu: Bir gün fark ediyorsun ki, en çok ihtiyacın olduğu anda “acaba bu da mı sahte?” şüphesiyle baş başa kalıyorsun. Sağlığını, adaletini, güvenliğini kime emanet edeceğini bilemiyorsun.
Sahte diplomaların gölgesinde yaşamak, en büyük haksızlıktır. Çünkü o gölge, hepimizin üzerine düşüyor.


























