Bugün 19 Temmuz “Dünya Fenerbahçe’liler Günü” malumunuz. Benim gibi sarı lacivert renklere gönül vermiş, sporu; centilmenlik, kardeşlik ve dostluk bilip, gören, Fenerbahçe tutkulu milyonların birlik, beraberlik gününü kutlarım.
Fenerbahçe camiası tarih boyunca yalnızca bir spor kulübü değil, aynı zamanda bir duruşun, bir inancın ve büyük hedeflerin adı olmuştur. Son seçim süreci de bunun en önemli göstergelerinden biri oldu. Kıymetli dostlar yakın zamanda malumunuz Fenerbahçe’mizin olağan üstü genel kurul kongresi için İstanbul’daydık. Sandıktan çıkan sonuç, camianın değişimden çok özüne dönüş istediğini gösterdi. Bu nedenle Aziz Yıldırım’a verilen destek, yalnızca bir kişiye değil; tecrübeye, vizyona ve şampiyonluk kültürüne verilen destektir. Aziz Yıldırım Başkanımız; uğruna hapis yatacak şekilde, kendi ifadesiyle bu kulübün ta kendisidir. Fenerbahçe’mizin mihenk taşıdır.
Fenerbahçe’nin geleceğine dair ortaya konulan projeler taraftarda yeniden umut ateşini yaktı. Çünkü bu kulüp sıradan hedeflerle yetinemez. Fenerbahçe’nin hedefi her zaman zirvedir, kupalardır, şampiyonluklardır.
Daha sezon başlamadan gelen ilk kupa ise bu inancın boşa olmadığını gösterdi. Basketbolda kazanılan şampiyonluk, Fenerbahçe’nin yeniden yükseliş dönemine girdiğinin habercisi oldu. Sarı-lacivertli arma bir kez daha Avrupa’da ve Türkiye’de gururla dalgalandı. Bu başarı, yeni dönemdeki, gelecek için büyük zaferlerin ilk adımı olarak tarihe geçti.
Futbol tarafında ise camianın yakından tanıdığı, Fenerbahçe ruhunu en iyi bilen isimlerden biri olan İsmail Kartal’ın yeniden takımın başına geçmesi heyecanı artırdı. Göreve geldiği her dönemde mücadeleci futbolu ve karakterli duruşuyla takdir toplayan Kartal, şimdi çok daha büyük bir misyonla geri dönüyor: Fenerbahçe’yi ait olduğu yere, zirveye taşımak.
Bir diğer önemli gelişme ise Oğuz Çetin’in futbol direktörlüğü görevine getirilmesi oldu. Fenerbahçe tarihinin unutulmaz isimlerinden biri olan Oğuz Çetin’in bilgi birikimi ve kulüp kültürüne hakimiyeti, futbol yapılanmasına önemli katkılar sağlayacaktır. Fenerbahçe artık geçmişini bilen, değerlerine sahip çıkan isimlerle yeniden yapılanıyor.
Fenerbahçe’nin bu sezon yaptığı transferler de, şampiyonluk hedefi doğrultusunda hem kaliteyi hem de rekabeti artıracak nitelikte görünüyor. Özellikle Mason Greenwood, hücum hattına hız, bire bir beceri ve skor katkısı sağlayabilecek önemli bir yıldız olarak öne çıkıyor. Nathan Aké, savunmaya tecrübe, liderlik ve oyun kurma kalitesi kazandırabilecek üst düzey bir isim. Vedat Muriqi ise taraftarın yakından tanıdığı, mücadeleci yapısı ve hava toplarındaki etkinliğiyle gol yollarında önemli bir güç olacak.
Kısacası, doğru bir takım uyumu yakalanır ve teknik ekibin sistemi sahaya yansıtılabilirse, bu transferler Fenerbahçe’nin hem Süper Lig’de hem de Avrupa’da iddiasını ciddi şekilde artırabilir. Sarı-lacivertli taraftarın uzun zamandır beklediği şampiyonluk yolunda umut veren bir kadro oluşuyor.
Bugün Fenerbahçe’nin verdiği mesaj nettir:
“Yeni gelmedik, geri geldik.”
Bu söz sadece bir slogan değildir. Bu söz, yılların birikimini, özlemini ve yeniden ayağa kalkma iradesini ifade etmektedir. Fenerbahçe, tarihindeki büyük başarıları nasıl yazdıysa, yeni başarı hikâyelerini de aynı kararlılıkla yazmaya hazırlanıyor.
Önümüzdeki sezonun tek hedefi vardır: Şampiyonluk.
Ne bahaneler ne mazeretler… Bu büyük camianın büyüklüğüne yakışan tek sonuç zirvedir. Taraftarıyla, yönetimiyle, teknik heyetiyle ve futbolcularıyla Fenerbahçe artık yeni bir yolculuğa çıkıyor.
Ve bu yolculuğun adı bellidir:
Şampiyonluk yürüyüşü.
Çünkü Fenerbahçe’nin olduğu yerde umut vardır. İnanç vardır. Mücadele vardır.
Ve en önemlisi; kazanma alışkanlığı vardır.
Efsane Başkanımız Aziz Yıldırım’ın liderliğinde tıpkı eski günlerdeki gibi başarılarla dolu güzel bir sezon geçirmemiz ümidiyle, iyi ki Fenerbahçe’liyiz…




























