İtalya’nın Rieti kenti, geçtiğimiz günlerde Avrupa atletizminin geleceğine ev sahipliği yaptı. Avrupa U18 Atletizm Şampiyonası sona erdiğinde, madalya tablosundaki rakamların ötesinde, Türk atletizmi adına çok daha derin ve umut verici bir tabloyla karşılaştık. 51 sporcuyla çıkarma yaptığımız Rieti’den 1 altın, 1 gümüş ve 2 bronz olmak üzere toplam 4 madalya ile döndük.(Yunus Emre Civelek: 110m Engel, 13.08
-U18 TR- Altın, Eylül Dönmez: Üç Adım Atlama, 13.45m U18 ve U20 TR-Gümüş, Abdulsamet Duman: 2000m Engel, 5:50.07 -PB- Bronz, Simanur Bilgili: Cirit Atma, 55.72m Bronz ) Ancak bu şampiyonayı sadece madalya sayısı üzerinden okumak, yapılan büyük işi hafife almak olur.
Madalyanın Ötesi: Finalist Fabrikası
Bir ülkenin atletizmdeki sürdürülebilir başarısı, kürsüye çıkan tekil yıldızlarından ziyade, "finalist" çıkarma kapasitesiyle ölçülür. Bu şampiyonada tam 22 atletimiz finalde, 6 atletimiz ise yarı finalde ter döktü. Avrupa’nın devleri sayılan Büyük Britanya, Almanya ve ev sahibi İtalya gibi ülkelerin domine ettiği bu arenalarda, Türkiye artık sadece "katılımcı" değil, "oyun kurucu" bir kimliğe bürünüyor.
Geleneksel olarak bu şampiyonalarda Büyük Britanya, Almanya ve İtalya gibi ülkeler 10'un üzerinde madalya alarak listenin en üstünde yer alırlar. Ancak Rieti’deki asıl hikâye madalya sayısından ziyade, "finalist sayısı" ve "kırılan rekorlar" üzerinden okunmalıdır. 51 sporcuyla katıldığımız bir organizasyonda 22 atletin finale kalması, Türk atletizminin artık "elit" seviyede bir genişliğe ulaştığının kanıtıdır.

Bir Yıldız Doğuyor: Yunus Emre Civelek
110 metre engellide 13.08’lik derecesiyle altın madalyaya uzanan Yunus Emre Civelek, sadece bir birincilik kazanmadı; aynı zamanda Türkiye U18 rekorunu paramparça ederek Avrupa’nın bu branştaki en büyük yeteneklerinden biri olduğunu tescilledi.
Keza Eylül Dönmez ’in üç adım atlamada hem U18 hem de U20 rekorlarını kırarak kazandığı gümüş madalya, teknik branşlarda ne kadar mesafe kat ettiğimizin bir göstergesi oldu.
Türk genç sporcularımızın gösterdiği bu performans, gelecek adına büyük bir umut vadediyor. Bu tür uluslararası organizasyonlarda madalyalar değil, aynı zamanda deneyim ve zihinsel dayanıklılıkkazanmak büyük bir önem taşıyor. Türk atletizminin 22 finalist ve 6 yarı finalist ile ulaştığı bu platform, genç sporcularımızın rekabet gücünü arttırırken, uluslararası alanda nasıl güçlenebileceğinin de bir göstergesi oldu.
Genç Yeteneklerin Parladığı Sahne
Rieti, Türk spor camiasına yeni yıldızlar kazandırma yolunda önemli bir fırsat sundu. Özellikle gençlik yıllarına rağmen cesur ve kararlı performans sergileyen sporcularımız, "ne kadar sürdürülebilir bir başarı" için çalıştıklarını kanıtladılar. Bu tür organizasyonlarda edinilen deneyimlerin, sporcularımızın kariyerleri boyunca kendilerine yetebilecekleri bir gerçektir.
İleriye Dönük Beklentiler ve Hedefler
Türk atletizminin bu başarıları, yalnızca sporcularımızın değil, aynı zamanda antrenörlerin ve federasyonun da doğru bir yol haritası izlenildiğini gösteriyor. Gelecekte uluslararası alanda söz sahibi olmak için altyapı yatırımları ve genç yeteneklere sağlanan destek büyük önem arz ediyor. Rieti'deki başarı, Türk atletizminin daha büyük organizasyonlarda kendine nasıl yer bulabileceğinin bir habercisi niteliğinde.
Sonuç olarak, Rieti de elde edilen bu başarılar, Türk atletizminin genç neslinin ne kadar yetenekli ve potansiyel dolu olduğunu gözler önüne seriyor. Bu başarıların devamı, yatırımlara ve sporcularımıza kazandırdığımız inanca bağlı olarak şekillenecek. Türk atletizminin geleceği için umut dolu bir ufuk belirdi. İnşallah devamı gelir.
Bir başka köşe yazımda buluşmak umudu ile kalın sağlıcakla.





























Bende yatışmayı yurt dışından izledim foto finiş ile ortaya çıkan birincilik sporcunun finiş çizgidine bağlı olarak kullandığı hareket çok güzeldi gözü yaşlı seyrettim geleceğe yönelik olarak umutla devam etmemiz gerektiğini düşünüyorum emeği geçenlere teşekkürler