Konyaspor, Süper Lig’in 10. haftasında Ankara deplasmanında Gençlerbirliği ile karşılaştı. Beşiktaş mağlubiyetinin ardından bu maç, hem moral hem de puan açısından büyük önem taşıyordu. Beşiktaş karşısında iyi oynamasına rağmen sonuca gidemeyen Konyaspor, bu kez sahaya galibiyet parolasıyla çıktı.
Maçın ilk yarısında sahada ne yaptığını tam bilemeyen bir Konyaspor vardı. Pas trafiği yavaş, savunma dağınık, hücum ise etkisizdi. Sol kanat neredeyse hiç çalışmadı. Bu da oyunun dengesini tamamen bozdu. Gençlerbirliği bu fırsatı iyi değerlendirdi ve öne geçti. Ancak devre bitmeden gelen beraberlik golü, maçın kırılma anı oldu. O gol hem takımı hem de taraftarı yeniden oyuna döndürdü.
Sanki ikinci yarıya bambaşka bir Konyaspor çıktı sahaya. Soyunma odasında ne konuştu Recep Hoca bilmiyorum ama sahada önde basan, topa sahip olan ve oyunun temposunu yükselten bir takım vardı. Henüz ikinci yarının başında gelen gol, Konyaspor’u öne geçirdi. O andan itibaren takım, oyunun kontrolünü tamamen eline aldı. Mücadele gücü arttı, oyuncular birbirine kenetlendi.
Bu galibiyet, sadece üç puan değil, aynı zamanda takımın yeniden ayağa kalkışının da göstergesi oldu. Beşiktaş maçında moral olarak sarsılan takım, Ankara’da kendine geldi.
Bir not da büyük Konyaspor taraftarına… Deplasmanda olmalarına rağmen takımlarına verdikleri 90 dakika destekle bu galibiyetin gizli kahramanıydı. Maçın dönüm noktasında takımı ayağa kaldıran o tezahüratlar, sahadaki mücadeleye doğrudan yansıdı. Kısaca takım düştü ama taraftan oyuncuları yerden kaldırdı.
Sonuç olarak Konyaspor, kötü başladığı bir maçı çevirmeyi bildi. Bu galibiyet belki lig tablosunda çok şey değiştirmedi ama takımın ruhunu yeniden kazandırdı. Futbolun özünde olan inancı, azmi ve geri dönüşü bugün Konyaspor’da gördük.
Bu maç, “pes etmezsen her şey mümkün” diyen bir Konyaspor hikâyesiydi.


























