Futbol bu ülkede sadece bir oyun değildir. Kimimiz için çocukluktan kalan bir heyecan, kimimiz için haftanın stresini atma yoludur. Bazen bir baba-oğul, amca yeğen sohbetidir, bazen bir kahvede birlikte sevinmektir. Ama her ne olursa olsun, içinde bir inanç vardır. Çünkü biz, sahada olanın adil olduğuna inanmak isteriz.
Ne yazık ki, son günlerde yaşananlar bu inancı fena halde sarstı.
Hakemlerin bahis oynadığı ortaya çıktı. Evet, yanlış duymadınız. Kararlarıyla maçların kaderini belirleyen, “adalet” beklediğimiz insanlar bahis işine bulaşmış. Bu haber sadece futbolla ilgili değil, güvenle ilgili. Çünkü bu ülkede, insanlar artık neredeyse hiçbir kuruma tam güven duyamaz hale geldi. Şimdi bu listeye futbol da eklendi.
Eskiden bir hakem hata yaptığında, sinirlenirdik ama sonra “insanlık hali” derdik. “Görmedi, yanlış gördü” diye düşünürdük. Ama artık öyle diyemiyoruz. Çünkü işin içinde para, çıkar, bahis varsa, o zaman o düdüğün ardında başka sebep arıyoruz.
Sahada top koşturan futbolcunun emeği, tribünde soğuktan donarak bağıran taraftarın sevinci, televizyon başında heyecanla bekleyen çocuğun hayali… Hepsi bir anda değersizleşiyor.
İnsan ister istemez düşünüyor:
Artık kime güveneceğiz?
Hakeme mi? Federasyona mı? VAR odasına mı, Sporcuya mı? Yoksa hiç kimseye mi?
Futbolu seviyoruz çünkü içinde “adalet” duygusu var. Güçlü olan değil, iyi oynayan kazanır. Ya da öyle sanırdık. Şimdi o duygunun yerini şüphe aldı. Her düdükte “acaba?” diye düşünmeye başladık. Bu da futbolun tadını kaçırıyor. Çünkü güven olmadan heyecan da olmaz.
Dünyada da benzer olaylar yaşanıyor, doğru. Ama bizde olması başka. Biz bu oyuna hâlâ duygusal bakıyoruz. Bir Anadolu şehrinde, yağmur altında maç izleyen taraftarın sevinci, dünyadaki hiçbir ligdekiyle aynı değil. Bizim için futbol, biraz umut, biraz dostluk, biraz da çocukluk demek. Şimdi o çocukluğa gölge düştü.
Belki bu olaylar temizlik için bir fırsattır. Belki artık küçük hataların arkasına saklanan büyük oyunlar ortaya çıkar. Ama bu ancak gerçekten hesap sorulursa olur. Çünkü eğer bu işlerin üstü örtülürse, futbol artık asla eskisi gibi olamaz.
Ben hâlâ tribünlerde safça bağıran insanların varlığına inanmak istiyorum. Hâlâ bir hakemin adil olabileceğine inanmak istiyorum. Ama itiraf edeyim, bu haberlerden sonra o inanç biraz eksildi.
Bu ülkede o kadar çok şeyin tadı kaçtı ki… Bari futbolun tadı kalsın istiyoruz.
Ama görünen o ki, top artık sadece sahada değil, masanın üstünde de dönüyor.

























