Hakkında kim bilir "Hey maşallah okumuş, koskoca doktor olmuş" denilen bir göz hekimi, kendisine muayene olmaya gelen genç bir kadını “açık giyindiği” gerekçesiyle reddetmiş. Dahası, bu genç kıza “teşhirci” sıfatıyla ithamda bulunmuş. Tıp fakültesinde yıllarca eğitim görmüş, insan sağlığı üzerine yemin etmiş bir hekimin, hastasını kıyafeti üzerinden yargılaması ve kapıdan çevirmesi, sadece mesleki değil, insani açıdan da affedilir gibi değil.
Bir hastanın hekim seçme hakkı vardır ama hekimin hasta seçme hakkı yoktur. Hekimlik, dini, siyasi, etnik ya da kıyafet farklılıklarını ayırt etmeden hizmet etme sorumluluğu üzerine kuruludur. Hipokrat’tan bu yana hekimliğin evrensel etiği bunu söyler. Siz bir hekiminin polikliniğine girdiğinizde, orada tek bir şey geçerlidir: “Sağlık .” Ne eteğinizin boyu, ne saçınızın örtüsü, ne de yaşam tarzınız.
Oysa bu olayda, göz sağlığına başvurmuş bir kadının insan onuru çiğnenmiştir. “Sen teşhircisin” diyerek hastasını damgalayan bir hekim, aslında kendi zihnindeki karanlığı açığa çıkarmıştır. Burada asıl mesele genç bir kadının “açık giyinmesi” değil, koskoca doktor dediğimiz bir insanın kapalı zihniyettir.
Unutmayalım: Doktor, öğretmen, hakim, polis… Kamu hizmeti sunan herkesin temel görevi eşit davranmaktır. Kapısına geleni yargılamak değil, görevini yapmaktır. Hele ki doktor, hele ki göz hekimi.
Soruyorum: Yarın bir kalp krizi geçiren hastaya, “Senin yaşam tarzın hoşuma gitmiyor, sana müdahale etmiyorum” deme hakkını kendinde görebilir mi bu anlayış? O zaman hangi güvenle doktor kapısını çalacağız?
Aslında mesele tek bir hekimin ahlakî sapması değil. Mesele, kamusal alanı kişisel yargılarla işgal etmeye kalkışan zihniyetin hâlâ nefes alıyor olmasıdır. Bu ülkede kimse kimsenin gardiyanı değildir. Kıyafetler üzerinden ahlak dersine kalkışan hekim, hekimliğin onurunu zedelediği gibi, toplumda zaten var olan kutuplaşmayı da derinleştiriyor.
Şimdi görev, meslek odalarının ve Sağlık Bakanlığı’nın. Bu davranış, “kişisel tercih” diye geçiştirilemez. Çünkü bu tercih, bir insanın sağlık hakkını gasp etmiştir.



























Doktor, önce bir doktoruna gitsin..."kötü gözle bakmayı" engelleyen bir ilaç alsın. Zira tedaviye muhtaç bir zihni var; gözler kalbin aynasıdır...
Ellerine sağlık... sonuna kadar haklısın.
Bende aşırı acıklıga karşıyım ama doktorun yaptığı da yanlış.Hic kimse kimsenin namus bekçisi değildir.Orda kızın annesinin yerinde iyiki ben değilim.Benim kizima kıyafeti ne olursa olsun teşhirci diye hakaret eden birine neler yapardım bilmiyorum.Kimse kimsenin evladı üzerinden ses getirmeye çalışmasın.O genç kizimizin psikolojisi nasıl duzelecek belki yıllarca o travmayı atlatamayacak..Gerçekten dünden beri çok üzgünüm.Tip eğitimi almış bir kişi insanları otekilestiremez..Ayrımcılık yapamaz.Cok yazık çok..????
Ya tam tersi olsaydı, tesettürlü bir hanımefendi giyiminden dolayı reddedilseydi infial olurdu değil mi? Doktor Beyi savunanlar bunu da değerlendirsin. Doktorun tavrının desteklenecek bir yanı yoktur. Her şekilde Hipokrat yeminine ve meslek etiği ilkelerine ve kanunlara uymak zorundadır.
Kulların beğenisi geçici, Allah’ın rızası ebedîdir. Bu yazdıklarınız sizin cennete girmenize vesile olursa sıkıntı yok. Aksi durumda da tövbe kapısı herzaman açık bildiğim kadarıyla.
Yazdıklarınıza sonuna kadar katılmakla birlikte not düşmek istediğim bir husus var. "Hekimin hasta seçme hakkı yoktur. " şeklindeki açıklamanıza binaen Hekimlik Meslek Etiği Kurallarının 25. maddesinde, doktorun hasta seçme hakkı şu şekilde düzenlenmektedir. “Hekim, ancak tıbbi bilgisini gerektiği gibi uygulayamayacağına karar verdiğinde ve hastasının başvurabileceği başka bir hekim bulunduğu durumlarda, hastanın bakımını ve tedavisini üstlenmeyebilir veya tedaviyi yarım bırakabilir. ” Görüldüğü üzere yasada ancak makul bir sebep varsa hekimin hastayı reddetme hakkı düzenlenmiştir. Hekim bu hakkını keyfi şekilde ve kötüye kullanmamalıdır. Hekimler, hastaları herhangi bir gerekçeyle ayrımcı bir şekilde reddedemezler. Hekimler, ırk, din, dil, cinsiyet, cinsel yönelim, siyasi görüş gibi nedenlerle hastaları reddedemezler. Yine Hasta Hakları Yönetmeliğinin 5. maddesinde de hekimlerin hastalarına karşı ayrımcılık yapamacayacağı açıkça düzenlenmiştir. Yazınız için teşekkürler
Yüreğinize sağlık
Zihniyet kapalı oldukça meslek bir şeye yaramıyor maalesef…
Bunca yıl eğitim alıp diplomasını duvara,ahlaki seviyesini ise orta çağa asmış! Bir hekimin hastayı kıyafetiyle yargılaması,sadece meslek etiğine değil,insanlığa da ihanettir.Cehalet bazen sadece okumamakla değil,okuduğunu anlayamamakla da olur. Yazık.