Dün akşam Konya’da oynanan maçın hikâyesi aslında skor tabelasından çok beklentilerle ilgiliydi. Avrupa’da aldığı büyük galibiyetin moraliyle sahaya çıkan Galatasaray için çoğu kişi bu deplasmanı bir formalite gibi görüyordu. Juventus gibi bir rakibi yenmiş bir takımın Konya’da zorlanacağı pek düşünülmedi. Oysa futbol çoğu zaman en büyük sürprizleri tam da böyle gecelerde hazırlar.
Karşılarında ise haftalardır eleştirilen ama sahada ne yaptığını bilen bir Konyaspor vardı. Maçın ilk dakikalarından itibaren belli olan şey şuydu: Konyaspor heyecanla değil planla oynuyordu. Savunma sadece kaleye yakın durmak değildi; alan daraltma, pas yollarını kapatma ve rakibin hızını kesme işiydi. Galatasaray topa sahip oldu ama oyuna sahip olamadı. Kanatları kullanamadı, merkezde boşluk bulamadı, ritim yakalayamadı. Avrupa maçının yorgunluğu belki etkendi ama asıl neden rakibin buna izin vermemesiydi.
Konyaspor’un en dikkat çekici tarafı telaşsızlığıydı. Topu kazandığında acele etmeyen, hücumu olgunlaştıran, doğru anı bekleyen bir takım görüntüsü verdi. Bu bir “direnip şans bekleme” oyunu değildi; aksine rakibin güçlü olduğu oyunu sabırla boğan ve kendi temposunu kabul ettiren bir oyun vardı sahada. Mücadele gücü yüksekti ama kontrolsüz değildi. Sertti ama dağınık değildi. Bu yüzden ortaya çıkan galibiyet bir sürprizden çok karşılığı alınmış bir emeğe benziyordu.
Maç bittikten sonra konuşulması gereken de buydu aslında. Fakat basın toplantısında Okan Buruk’un hakemlerle ilgili yaptığı açıklamalar ister istemez odağı başka yere çevirdi. Hakem tercihlerini beğenmediğini söylemesi, VAR hakemini tanımadığını özellikle vurgulaması doğal olarak tartışma başlattı. Futbolda teknik adamların eleştiri hakkı vardır ama bazen söylenen sözler sahadaki emeğin önüne geçer. Dün gece de biraz böyle oldu.
Çünkü Konya’daki maç hakemle açıklanacak bir maç değildi. Galatasaray kötü olduğu için değil, Konyaspor doğru oynadığı için kazanılmış bir maçtı. Büyük takımlar kaybettiğinde sebep aranır; hava, zemin, hakem, yorgunluk… Ama bazen cevap daha sade olur: rakip senden daha iyi oynamıştır.
Dün gece Konya’da olan tam olarak buydu. Konyaspor rakibini yenmekten çok onun oyununu iptal etti. Futbolun en zor tarafı da budur zaten; bazen hücum etmek değil, rakibi oynatmamak kazanır. Ve o gece sahada kazanan sadece üç puan değil, doğru planın sabra karşılığı oldu.


























