19 Mayıs 1919 da Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Arkadaşları İstanbulda işgali ve işgalcilerin yaptıklarının hüzünle izlemişlerdir. İzmirin işgal edildiğini haber almışlardır. Antep , Urfa işgal edilmiş, Doğu illerinde Ermeni çeteler Türk köylerinde katliamlar yapmaktadırlar. Karadeniz bölgesinde Rum -Pontus Çetleri Pontus devleti kurmak amacıyla Türklere saldırmaktadırlar.
Gazi Mustafa Kemal ve Arkadaşları Vatanı işgalcilerden kurtarmak için çoktan silahları üzerinde yemin etmişlerdir.
Karadeniz ve bazı doğu illerinde Rum Pontus çetelerine, Ermeni çetelerine direnen Türk milletinin kahramanlarını sustursun diye, Osmanlı sarayı işgalcilerin tavsiyesine uyarak Ordu müfettişi olarak Mustafa kemal Atatürkü görevlendirmiştir.
Mustafa Kemal, Ordu Müfettişliği yetkisini aldıktan sonra duygularını olağanüstü sözlerle şöyle anlatmaktadır: Talih bana öyle uygun koşullar hazırlamış ki, Bakanlıktan çıkarken, duyduğum coşkudan dudaklarımı ısırdığımı anımsıyorum. Kafes açılmış, önünde geniş bir evren, kanatlarını çırparak uçmaya hazırlanan bir kuş gibiydim.
Atatürk ile Bandırma vapurunun kaderi İstanbulSamsun arasındaki uzun ve geleceği belirsiz bir yolculukta kesişmişti. Atatürk seyahat öncesi, Şişli'de ki evinde yol hazırlıkları ile meşgul olurken bir taraftan da güvendiği arkadaşları ile görüşmelerini sürdürüyordu.
1.Cihan Harbi ardından Osmanlı donanması ağır hasar almıştı. Mevcut ve onarıma muhtaç olan gemiler de Almanya'ya bakım amaçlı gönderilmişti. Bu bakımdan Mustafa Kemal Paşa ve silah arkadaşlarını Samsun'a götürmek için eldeki olanaklara uyularak Bandırma Vapuru ayrılmış ve geminin süvariliğine de 01.05.1919 tarihinde İsmail Hakkı Kaptan atanmıştı. O tarihte 41 yaşında olan Bandırma vapuru sürekli olarak Marmara Denizi kıyılarında çalışmış, Karadeniz'e pek çıkmamıştı, Karadeniz' in hırçın dalgalarına dayanma gücü ve direnci az olan bu gemi ancak Marmara'da çalışabiliyordu
Gemi Karadeniz' e pek çıkmamıştı ama İsmail Hakkı kaptan iyi bir birikim sahibi ve Karadeniz'i çok iyi tanıyan bir kaptandı. 21 yıllık kaptanlık sürecinde 5 yılını bil fiil Karadeniz' de çalışmış, Hindistan ve Uzak Doğuya kadar gitmiş bir kaptandı. Mustafa Kemal Paşa tarafından Şişli'de ki evine çağrıldı. Kaptan eve vardığında Paşa tarafından nazik bir şekilde karşılanarak, üzerinde haritalar bulunan bir masaya oturması işaret edildi. Paşa kaptandan gemi hakkında bilgi istedi Beraber gidiş rotasını saptadılar. Kaptan önce geminin özelliklerini anlattı, geminin 41 yaşında olduğunu, ama kısa bir hazırlık döneminden sonra bu yolculuğa hazırlıklı hale getirilebileceğini söyledi.
Mustafa Kemal Paşa, anlatılanları sessizce dinledi, sonra da isteklerini söyledi. Yol boyunca gemi mümkün olduğu kadar kıyıya yakın bir rota izleyecekti. Bundan amaç düşman savaş gemilerinin muhtemel saldırılarından korunup en hızlı yoldan karaya geçmekti. Yolculuk Samsun'da noktalanacaktı. Muhtemel bir tehlike anında Sinop'a çıkabilirlerdi. Her şey gelişmelere bağlı idi. Kaptan izin isteyerek Paşa'nın yanından ayrılırken kafasında tek bir düşünce vardı. Bu değerli adamı ve arkadaşlarını sağ salim Samsun'a ulaştırmak. Bandırma vapurunun hazırlığı 16 gün sürdü.
Mustafa Kemal Paşa'nın Samsun'a hareketinden bir kaç gün önce eski ve yakın arkadaşlarından olup 1926 yılına kadar da beraber oldukları Rauf Bey’den (Orbay) aldığı bir habere göre seyahate işgal kuvvetleri komutanlığı tarafından izin verilmeyecekti. Ya da Bandırma Vapuru Karadeniz'e çıktıktan sonra batırılacaktı.
Aslında Galata rıhtımları Fransız, Sirkeci rıhtımları da İngilizler' in İşgali altındaydı. Paşa bu varsayımları da göz önünde tutarak fikrini değiştirmiş Beşiktaş Akaretler ’de oturan annesi Zübeyde Hanımefendi ve kız kardeşi Makbule Hanımefendi'ye veda etmek için Beşiktaş'taki evlerine gitmiştir. Onlarla bir süre görüştükten sonra, Karargâhı ile beraber, Beşiktaş Vapur İskelesi'nden Askeri Sevk motorlarından birine binmiştir. Atatürk ve arkadaşları Kız Kulesi açıklarında bekleyen Bandırma Vapuruna geçerek, Süvari İsmail Hakkı Kaptan’a hareket emrini vermiştir. Bandırma vapuru kalkıştan önce müttefikler tarafından denetlenmiştir. Bu denetimler için Mustafa Kemal Paşa; Ne ahmaklık! Silahla cephane arıyorlar. Bizse, kafamızla inancımızı götürüyoruz, demiştir.
41 Yıllık yaşlı gemi ile Karadenize açılan Kahramanlar pusulası bozuk olduğu ile Karadenize izleyerek 19 mayıs 1919 Pazartesi günü sabah 08.15’de Samsun'a demir atarken, İsmail Hakkı Kaptan için yaşamının en mutlu anı idi. Bu güç görevi yerine getirebilmenin kıvancı içerisinde Allah'a şükrediyordu. Dil İskelesi açığına demir atan Bandırma Vapurundan taka aracılığı ile Mustafa Kemal Paşa ve silah arkadaşları, bugünkü Samsun ilk adım anıtının olduğu yerdeki Dil (Reji) İskelesi'nden karaya ayak basmışlardır.
İşte bu gün Türkün bağımsızlık ateşinin yakıldığı gündür, Bu gün Mustafa kemal ve arkadaşlarının Bütün dünyaya işgalcilere karşı savaş ilan ettiği gündür. Bu gün Türklerin Ergenekondan ikinci çıkış günüdür. Bu gün Koca bir imparatorluğu eriten, çürüten, yok eden Ordusunun silah bırakılmasına sepep olan, vatanı işgalcilere peşkeş çeken Osmanlıya rest çektiği. Ömrünü tamamlamış Osmanlının yıllarca ihmal ettiği Türk halkının Osmanlıya artık yeter defolun gidin dediği gündür. BAHRİ KILINÇEL



























