Devlet görevinden, bürokrasiden, kamu kurumlarından, siyasetten, özel sektörden, holdinglerden, sivil toplum kuruluşlarından, sendikalardan uzun bir süre görev yaptıktan sonra göreve veda edenlerin ardından söylenenler, yazılanlar, çizilenler, çok önemli bir mirasıdır bu ayrılanların.
Görevini tamamlayan kişilerin tüm yaptıkları topluma açık bir şekilde olması, günümüzün dijital dünyasında hiç kaybolmayacak belge ve bilgilerin her zaman tartışılıp. Tekrar tekrar hatırlatılması o kişi için turnusol aynası görevini görür.
Nerde görevli olursanız olun, makamlar, rütbeler, koltuklar, ofisler bir gün sona erdiğinde asıl söylenenler, yazılanlar, vedalar çok önemli bir kişilik ortaya çıkarır. Siz artık toplumun içinde sıradan bir emekli vatandaşsınızdır. Çalıştığınız sonunda aldığınız evin komşuları bile görevde iken yaptıklarınız sonunda son kertede yazılanlara göre size komşu notu vereceklerdir.
Sıradan bir devlet kurumundan emekli olanlar için normal olan bir hayat görevine yeteneği, niteliği ile değil de siyasetin desteği ile göreve atanıp ve orada atandığı siyasetin bir ferdi gibi, sadece o siyasi yapıyı memnun etmek için görev yapanların hayatı çok zordur.
Artık emrinize verilmiş lüks arabalar, ultra hayat, özel konutlar yoktur, sabahleyin sizi almaya gelecek arka kapıyı açacak korumalar, özel şö-şoförler yoktur artık. Hele ayrıldığınız devlet kurumu göreviniz sonunda yazılanlar televizyonlarda, köşe yazarlarınca, gazetecilerle, siyasetçiler tarafından tartışılıyorsa işte o zaman sizin vijdan muhasebesi zamanınızdır.
Devletin en önemli kurumundan, hem de Diyanet işleri başkanlığı gibi manevi ve dini bakımından toplumun gözbebeği bir kurumdan emekliyseniz Görev süresince yaptıklarınız bir bir önünüze dökülür ve bunlarla hatırlanırsınız.
Diyanet işleri başkanı emekli oldu. Diyanet İşleri Başkanlığı, Türkiye Cumhuriyeti'nde din hizmetlerini yürütmekle görevli önemli bir kurumdur. Başkanlık, cami hizmetlerinden din eğitimine, hac organizasyonlarından dini yayınlara kadar geniş bir yelpazede faaliyet gösterir. Diyanet İşleri Başkanı, bu kurumun en üst düzey yöneticisidir ve genellikle Cumhurbaşkanı tarafından atanır. Kurumun temel amacı, İslam dininin doğru bir şekilde anlaşılmasını ve yaşanmasını sağlamaktır.
Bu derece önemli kurumu sekiz yıl boyunca yöneten sayın Prof.dr. Ali erbaş nasıl hatırlanacaktır. Erbaş'ın görev süresince yaptığı bazı konuşma ve hutbeler eleştiri konusuyla hatırlanacaktır.
Göreve geldikten birkaç yıl sonra 2020'de Ramazan ayının ilk Cuma günü verdiği hutbede eşcinsellik ve evlilik dışı ilişkiyle ilgili sarf ettiği sözler tartışma yaratmıştı.
Ayasofya'nın 2020'de müze statüsünden çıkarılarak ibadete açıldığı gün de Erbaş'ın Cuma hutbesi öncesinde eline bir kılıç alarak konuşması dikkat çekmiş, "Bizim inancımızda vakıf malı dokunulmazdır, dokunanı yakar! Vakfedenin şartını çiğneyen lanete uğrar" sözleri tartışma konusu olmuştu.
Erbaş'ın 9 Kasım 2018 tarihinde keşke yunan kazansaydı diyen Kadir Mısıroğlu'na yaptığı ziyaret tepkilere sebep olmuştu. Ali Erbaş, 9 Kasım 2018'de, Kadir Mısıroğlu'nu hastanede ziyaret etti. Atatürk karşıtı açıklamaları büyük tepki çeken Mısıroğlu, Erbaş'a, "Şeyhülislam" olarak hitap ederken, ziyaretin "Tarihi bir hadise" olduğunu söyledi. Çok tepki çeken ziyaretin 9 Kasım'da gerçekleştirilmesi, 10 Kasım'da Diyanet İşleri Başkanlığı'nın Atatürk için bir açıklama yapmaması ve hutbe yayımlamaması da eleştirilerin büyümesine yol açtı.
Yine bir hutbesinde kullandığı "İslam zinayı en büyük haramlardan kabul ediyor. Lutiliği, eşcinselliği lanetliyor. Nedir bunun hikmeti? Hastalıkları beraberinde getirmesi ve nesli çürütmesidir bunun hikmeti!" şeklindeki ifadeleri tepki çekmiştir.
2023 yılı Temmuz ayında kızı Feyza Erbaş tarafından 3 çocuğunun arkadan çekilmiş fotoğrafı ile Euro'nun 30 Türk Lirasına dayanması ve ailece yüzlerce ülkeye seyahat etmesi tartışılmıştı.
Sayın Cumhurbaşkanını katıldığı bir törende avucunun içine yazdığı duayı okuması tartışılmıştı.
CV’sinde iyi derecede Arapça bildiği yazıldığı halde bir Arapça röportajda tercüman kullanması haberi tartışıldı.
Kendisine makam otomobili olarak 15 milyon lira değerinde Audi A8 otomobili istediğine dair iddiaları tartışıldı.
Ali Erbaş göreve ilk geldiği 2017 yılında 6,5 milyar TL bütçe ile faaliyet gösteren Diyanet, bakanlıkların birçoğundan fazla olarak planlamada yer almıştı. O sene 117 bin personelin bağlı olduğu Diyanet kurumunun 2025 bütçesinin 130,1 milyar liraya, personel sayısının 140 bine yükseldiğini anımsatalım. Bunun yanında, Türkiye Diyanet Vakfı gibi, milyonlarca lira bağış toplayan bir kurumun da Diyanet tarafından yönetildiğini unutmamak gerekiyor.
Erbaş'ın görev yaptığı yıllarda, 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin kilit isimlerinden olan firari Adil Öksüz de Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde akademisyendi. Erbaş, aynı dönemde, Kültürlerarası Diyalog Platformu'nda (KADİP) yönetim kurulu üyeliği de yaptı. Gülen cemaatinin kurduğu KADİP, "dinlerarası diyalog" başlığı altında faaliyet gösteriyordu Bu dönemde KADİP'in başkanı, 1993-1995 yılları arasında Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde dekanlık yapan ve adı Adil Öksüz ile anılan firari Suat Yıldırım'dı.
Erbaş, boğazı kesilerek öldürülen Emine Bulut cinayetinden sonra, "Dinimizde kadının canı, onuru ve hakları dokunulmazdır ve emanettir" açıklamasını yaptı. "Emanet" söylemi tepki çeken Erbaş, geri adım atmadı.
26 Temmuz 2019'da Diyanet İşleri Başkanlığı, "Beden mahremiyeti ve tesettür" başlıklı cuma hutbesinde, "Özellikle erkekler için beden sağlığını da tehdit eden dar giysiler, mahremiyetin korunmasını sağlamadığı için tesettür bilincine uymaz" ifadelerine yer verdi.
6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli yaşanan ve 11 ilde etkili olan depremlerin ardından, Diyanet, “Deprem bölgesinden sıkça sorulan sorular” adı altında, ailelerin evlat edindikleri çocuklara, "Öz evlat gibi davranmasının" doğru olmadığını ve "Evlat edinenle evlatlık arasında evlenme engeli olmadığını" açıkladı.
başkanlık tarafından tüm camilerde okutulan bir Cuma Hutbesi'nde ise karşılıklı rıza olmadan Allah'ın koyduğu miras ölçüsünü değiştirmenin ilahi adalete aykırı olduğu belirtilerek, "Kişinin; kız çocuklarını mirastan mahrum bırakması, kız çocuklarının da Allah’ın takdir ettiği hakka razı olmaması kul hakkıdır. Arazi sınırlarını ihlal ederek başkasının mülkünü gasp etmek, asılsız gerekçelerle insanların mallarına el koymak, yalan beyanlarla insanları mağdur etmek ateşten gömlek giymektir" diyerek kız çocuklarına verilecek mirasın islama göre verilmesini savundu erbaş.
Diyanet İşleri Başkanlığı bir tarafta, “Sade bir yüzük, içtenlikle yapılan bir dua, küçük bir ikram ile gerçekleşmesi gereken düğün merasimleri, günümüzde israf ve gösterişin zirveye çıktığı törenlere dönüşmüştür” ifadelerinin yer aldığı açıklamalar yaparken diğer tarafta Erbaş kızı Şeyda Nur Erbaş Küçük için gösterişliği düğün törenleri düzenledi. Lüks düğünde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın nikâh şahidi olduğu, çok sayıda müftü ve üst düzey devlet yöneticisinin katıldığı da görüldü.
Diyanet’in bütçesinin başkanlığa yetmediği, bütçe artırımı talep edildiği görülürken Erbaş ve eşi Seher Erbaş’a hac sırasında hizmet vermek üzere Türkiye’den ütücü personel götürüldüğü bildirildi.
Diyanet’in bu yıl hac organizasyonu kapsamında 84 bin 942 hacı adayı ile birlikte 4 bin 91 kişilik görevli ekibi Mekke ve Medine’ye gönderdiği bildirildi. Bu ekipte aşçı, diyetisyen, yemek servisi personelinin yanı sıra ütücülerin de bulunduğu belirtildi. Belgelerde, çamaşırcı ve ütücü personelin isim listesi yer aldı.
Diyanet İşleri Başkanlığı boyunca, başkanlığa 11 kilometre mesafedeki Anıtkabir’i ziyaret etmeyen Ali Erbaş’ın 100’e yakın yurtdışı seyahatine katıldığı belirlendi. 42’den fazla ülkeye giden Erbaş’ın ayak basmadığı kıta yok.
Şimdi bütün bu tartışmalara sebep olan bir diyanet işleri başkanı olarak emekli oldu. Görev bitti. İslam dininin emrettiği kurallara uyup uymadığı vijdanlara havale edelim. Ben Benim diyanet işleri başkanımın benim vergilerimle maaş alan, ulvi bir kuruma başkanlık eden kişinin bu kadar hatalar yapmasına üzülüyorum. Ben hakkımı helal etmiyorum.
Görevini tamamlayan kişilerin tüm yaptıkları topluma açık bir şekilde olması, günümüzün dijital dünyasında hiç kaybolmayacak belge ve bilgilerin her zaman tartışılıp. Tekrar tekrar hatırlatılması o kişi için turnusol aynası görevini görür.
Nerde görevli olursanız olun, makamlar, rütbeler, koltuklar, ofisler bir gün sona erdiğinde asıl söylenenler, yazılanlar, vedalar çok önemli bir kişilik ortaya çıkarır. Siz artık toplumun içinde sıradan bir emekli vatandaşsınızdır. Çalıştığınız sonunda aldığınız evin komşuları bile görevde iken yaptıklarınız sonunda son kertede yazılanlara göre size komşu notu vereceklerdir.
Sıradan bir devlet kurumundan emekli olanlar için normal olan bir hayat görevine yeteneği, niteliği ile değil de siyasetin desteği ile göreve atanıp ve orada atandığı siyasetin bir ferdi gibi, sadece o siyasi yapıyı memnun etmek için görev yapanların hayatı çok zordur.
Artık emrinize verilmiş lüks arabalar, ultra hayat, özel konutlar yoktur, sabahleyin sizi almaya gelecek arka kapıyı açacak korumalar, özel şö-şoförler yoktur artık. Hele ayrıldığınız devlet kurumu göreviniz sonunda yazılanlar televizyonlarda, köşe yazarlarınca, gazetecilerle, siyasetçiler tarafından tartışılıyorsa işte o zaman sizin vijdan muhasebesi zamanınızdır.
Devletin en önemli kurumundan, hem de Diyanet işleri başkanlığı gibi manevi ve dini bakımından toplumun gözbebeği bir kurumdan emekliyseniz Görev süresince yaptıklarınız bir bir önünüze dökülür ve bunlarla hatırlanırsınız.
Diyanet işleri başkanı emekli oldu. Diyanet İşleri Başkanlığı, Türkiye Cumhuriyeti'nde din hizmetlerini yürütmekle görevli önemli bir kurumdur. Başkanlık, cami hizmetlerinden din eğitimine, hac organizasyonlarından dini yayınlara kadar geniş bir yelpazede faaliyet gösterir. Diyanet İşleri Başkanı, bu kurumun en üst düzey yöneticisidir ve genellikle Cumhurbaşkanı tarafından atanır. Kurumun temel amacı, İslam dininin doğru bir şekilde anlaşılmasını ve yaşanmasını sağlamaktır.
Bu derece önemli kurumu sekiz yıl boyunca yöneten sayın Prof.dr. Ali erbaş nasıl hatırlanacaktır. Erbaş'ın görev süresince yaptığı bazı konuşma ve hutbeler eleştiri konusuyla hatırlanacaktır.
Göreve geldikten birkaç yıl sonra 2020'de Ramazan ayının ilk Cuma günü verdiği hutbede eşcinsellik ve evlilik dışı ilişkiyle ilgili sarf ettiği sözler tartışma yaratmıştı.
Ayasofya'nın 2020'de müze statüsünden çıkarılarak ibadete açıldığı gün de Erbaş'ın Cuma hutbesi öncesinde eline bir kılıç alarak konuşması dikkat çekmiş, "Bizim inancımızda vakıf malı dokunulmazdır, dokunanı yakar! Vakfedenin şartını çiğneyen lanete uğrar" sözleri tartışma konusu olmuştu.
Erbaş'ın 9 Kasım 2018 tarihinde keşke yunan kazansaydı diyen Kadir Mısıroğlu'na yaptığı ziyaret tepkilere sebep olmuştu. Ali Erbaş, 9 Kasım 2018'de, Kadir Mısıroğlu'nu hastanede ziyaret etti. Atatürk karşıtı açıklamaları büyük tepki çeken Mısıroğlu, Erbaş'a, "Şeyhülislam" olarak hitap ederken, ziyaretin "Tarihi bir hadise" olduğunu söyledi. Çok tepki çeken ziyaretin 9 Kasım'da gerçekleştirilmesi, 10 Kasım'da Diyanet İşleri Başkanlığı'nın Atatürk için bir açıklama yapmaması ve hutbe yayımlamaması da eleştirilerin büyümesine yol açtı.
Yine bir hutbesinde kullandığı "İslam zinayı en büyük haramlardan kabul ediyor. Lutiliği, eşcinselliği lanetliyor. Nedir bunun hikmeti? Hastalıkları beraberinde getirmesi ve nesli çürütmesidir bunun hikmeti!" şeklindeki ifadeleri tepki çekmiştir.
2023 yılı Temmuz ayında kızı Feyza Erbaş tarafından 3 çocuğunun arkadan çekilmiş fotoğrafı ile Euro'nun 30 Türk Lirasına dayanması ve ailece yüzlerce ülkeye seyahat etmesi tartışılmıştı.
Sayın Cumhurbaşkanını katıldığı bir törende avucunun içine yazdığı duayı okuması tartışılmıştı.
CV’sinde iyi derecede Arapça bildiği yazıldığı halde bir Arapça röportajda tercüman kullanması haberi tartışıldı.
Kendisine makam otomobili olarak 15 milyon lira değerinde Audi A8 otomobili istediğine dair iddiaları tartışıldı.
Ali Erbaş göreve ilk geldiği 2017 yılında 6,5 milyar TL bütçe ile faaliyet gösteren Diyanet, bakanlıkların birçoğundan fazla olarak planlamada yer almıştı. O sene 117 bin personelin bağlı olduğu Diyanet kurumunun 2025 bütçesinin 130,1 milyar liraya, personel sayısının 140 bine yükseldiğini anımsatalım. Bunun yanında, Türkiye Diyanet Vakfı gibi, milyonlarca lira bağış toplayan bir kurumun da Diyanet tarafından yönetildiğini unutmamak gerekiyor.
Erbaş'ın görev yaptığı yıllarda, 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin kilit isimlerinden olan firari Adil Öksüz de Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde akademisyendi. Erbaş, aynı dönemde, Kültürlerarası Diyalog Platformu'nda (KADİP) yönetim kurulu üyeliği de yaptı. Gülen cemaatinin kurduğu KADİP, "dinlerarası diyalog" başlığı altında faaliyet gösteriyordu Bu dönemde KADİP'in başkanı, 1993-1995 yılları arasında Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde dekanlık yapan ve adı Adil Öksüz ile anılan firari Suat Yıldırım'dı.
Erbaş, boğazı kesilerek öldürülen Emine Bulut cinayetinden sonra, "Dinimizde kadının canı, onuru ve hakları dokunulmazdır ve emanettir" açıklamasını yaptı. "Emanet" söylemi tepki çeken Erbaş, geri adım atmadı.
26 Temmuz 2019'da Diyanet İşleri Başkanlığı, "Beden mahremiyeti ve tesettür" başlıklı cuma hutbesinde, "Özellikle erkekler için beden sağlığını da tehdit eden dar giysiler, mahremiyetin korunmasını sağlamadığı için tesettür bilincine uymaz" ifadelerine yer verdi.
6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli yaşanan ve 11 ilde etkili olan depremlerin ardından, Diyanet, “Deprem bölgesinden sıkça sorulan sorular” adı altında, ailelerin evlat edindikleri çocuklara, "Öz evlat gibi davranmasının" doğru olmadığını ve "Evlat edinenle evlatlık arasında evlenme engeli olmadığını" açıkladı.
başkanlık tarafından tüm camilerde okutulan bir Cuma Hutbesi'nde ise karşılıklı rıza olmadan Allah'ın koyduğu miras ölçüsünü değiştirmenin ilahi adalete aykırı olduğu belirtilerek, "Kişinin; kız çocuklarını mirastan mahrum bırakması, kız çocuklarının da Allah’ın takdir ettiği hakka razı olmaması kul hakkıdır. Arazi sınırlarını ihlal ederek başkasının mülkünü gasp etmek, asılsız gerekçelerle insanların mallarına el koymak, yalan beyanlarla insanları mağdur etmek ateşten gömlek giymektir" diyerek kız çocuklarına verilecek mirasın islama göre verilmesini savundu erbaş.
Diyanet İşleri Başkanlığı bir tarafta, “Sade bir yüzük, içtenlikle yapılan bir dua, küçük bir ikram ile gerçekleşmesi gereken düğün merasimleri, günümüzde israf ve gösterişin zirveye çıktığı törenlere dönüşmüştür” ifadelerinin yer aldığı açıklamalar yaparken diğer tarafta Erbaş kızı Şeyda Nur Erbaş Küçük için gösterişliği düğün törenleri düzenledi. Lüks düğünde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın nikâh şahidi olduğu, çok sayıda müftü ve üst düzey devlet yöneticisinin katıldığı da görüldü.
Diyanet’in bütçesinin başkanlığa yetmediği, bütçe artırımı talep edildiği görülürken Erbaş ve eşi Seher Erbaş’a hac sırasında hizmet vermek üzere Türkiye’den ütücü personel götürüldüğü bildirildi.
Diyanet’in bu yıl hac organizasyonu kapsamında 84 bin 942 hacı adayı ile birlikte 4 bin 91 kişilik görevli ekibi Mekke ve Medine’ye gönderdiği bildirildi. Bu ekipte aşçı, diyetisyen, yemek servisi personelinin yanı sıra ütücülerin de bulunduğu belirtildi. Belgelerde, çamaşırcı ve ütücü personelin isim listesi yer aldı.
Diyanet İşleri Başkanlığı boyunca, başkanlığa 11 kilometre mesafedeki Anıtkabir’i ziyaret etmeyen Ali Erbaş’ın 100’e yakın yurtdışı seyahatine katıldığı belirlendi. 42’den fazla ülkeye giden Erbaş’ın ayak basmadığı kıta yok.
Şimdi bütün bu tartışmalara sebep olan bir diyanet işleri başkanı olarak emekli oldu. Görev bitti. İslam dininin emrettiği kurallara uyup uymadığı vijdanlara havale edelim. Ben Benim diyanet işleri başkanımın benim vergilerimle maaş alan, ulvi bir kuruma başkanlık eden kişinin bu kadar hatalar yapmasına üzülüyorum. Ben hakkımı helal etmiyorum.


























