2028 Los Angeles Olimpiyatları, Türkiye'nin spor sahnesinde yeni bir dönemin kapılarını aralayacak. Son yıllarda spor alanında önemli adımlar atan Türkiye, genç yeteneklerin yanı sıra, yabancı uyruklu (devşirme) atletlerle de olimpiyatlarda güçlü bir kadro oluşturmaya çalışıyor.
Türkiye Atletizm Federasyonu’nun sitesinde yanlışlıkla yayımlanan “Los Angeles 2028 Olimpik Kadro” belgesi, Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın devşirme operasyonunu açığa çıkardı. Listede 53 isim, devşirme atletler ve antrenör detayları yer aldı.
Listede, 53 kişinin yer aldığı, bunlar arasında daha önce Türk vatandaşlığına geçirilen Yasemin Can (29), Kaan Kigen Özbilen (39) ve İlham Tanui Özbilen (35) ile birlikte toplam 14 devşirme atletin de bulunduğu aktarılanlar arasında yer aldı. 2028 Los angeles olimpiyatlarında Türkiye adına yarıştırılması beklenen 11 ( 3 adet önceden TC vatandaşı olanlarla 14) yabancı uyruklu atletler;
Brigid Koskei (KEN) Maraton
Favour Ofili (NGR) Sprint
Nelvine Jepkemoi (KEN) Uzun mesafe
Sofya Yakuşina (RUS) Heptatlon
Catherine Amanangole (KEN) Uzun mesafe
Vayne Pinnock (JAM) - Uzun atlama
Jayden Hibbert (JAM) - Üç adım atlama
Rajindra Campbell (JAM) - Gülle atma
Ronald Kvemoi (KEN) - Uzun mesafe
Brian Kibor (KEN) - Uzun mesafe
Roje Stona (JAM) - Disk atma
Peki, devşirme atletlerle olimpiyatlarda madalya alabilirmiyiz?
2028 Los Angeles Olimpiyatları'nda Türkiye adına yarışması beklenen yabancı uyruklu atletlerin başarı potansiyelini değerlendirmek için öncelikle bu atletlerin uluslararası başarı geçmişlerine ve disiplinlerindeki genel rekabet düzeyine göz atmak gerekir.
Brigid Koskei (KEN) - Maraton: Koskei, 2019'da Londra Maratonu’nu kazanarak büyük bir başarı elde etmiş ve dünya maraton tarihinde en hızlı kadın koşucusu unvanını almıştır. Chicago'daki maraton koşusunda 2:14.04 ile dünya rekoru kıran atletin World Athletics'ten Türkiye adına yarışması için onay çıkarsa, 2028'teki en büyük madalya beklentisi olacağı değerlendiriliyor. Maraton dalında madalya kazanma olasılığı oldukça yüksektir.
Favour Ofili (NGR) - Sprint: Ofili, uluslararası alanda hızlı bir gelişim gösteriyor ve sprint dalında önemli sonuçlar elde edebilir. Ancak, sprint yarışmaları genellikle yüksek rekabete sahiptir; madalya kazanma olasılığı var, ancak belirsizdir. ( En iyi derecesi: 21.96 saniye (2022)
Nelvine Jepkemoi (KEN) - Uzun mesafe: Jepkemoi, uzun mesafe koşularında güçlü bir rekabete girebilir. Özellikle uluslararası arenada elde ettiği sonuçlara göre madalya kazanma şansı yüksek olabilir. ( En iyi derecesi: 29:57.97 (2022, 10.000 metre)
Sofya Yakuşina (RUS) - Heptatlon: Çok yönlü bir disiplin olduğundan, Yakuşina'nın uluslararası performansı ile kondisyon durumu madalya olasılığını etkileyebilir. Medya önünde doğru performans sergileyebilirse madalya kazanma ihtimali vardır. ( Heptatlon: En iyi derecesi: 6,750 puan (2020)
Catherine Amanangole (KEN) - Uzun mesafe: KEN kökenli olması şartıyla, uzun mesafedeki performansları göz önüne alındığında, madalya kazanma potansiyeli vardır. (En iyi derecesi: 29:54.77 (2022, 10.000 metre)
Vayne Pinnock (JAM) - Uzun atlama: Pinnock, uzun atlama dalında uluslararası başarılar elde edebilir. Yüksek noktalara ulaşabilme potansiyeli ile madalya kazanma fırsatı bulunmaktadır. ( En iyi derecesi: 7.00 m (2021)
Jayden Hibbert (JAM) - Üç adım atlama: Hibbert, üç adım atlama dalında genç ve yetenekli bir atlet. Potansiyeli yüksek ancak rekabetçi bir alanda madalya kazanma ihtimali kesin değil. ( En iyi derecesi: 17.27 m (2022)
Rajindra Campbell (JAM) - Gülle atma: Gülle atma disiplinindeki geçmiş performansına bağlı olarak, iyi bir iştirakle madalya almak mümkün. ( En iyi derecesi: 21.32 m (2022)
Ronald Kvemoi (KEN) - Uzun mesafe: Kvenoi, uzun mesafe koşularında yetenekli bir atlettir ve madalya kazanma potansiyeli yüksektir. ( En iyi derecesi: 27:43.56 (2020, 10.000 metre)
Brian Kibor (KEN) - Uzun mesafe: Kibor da uzun mesafe koşusunda KEN kökenli olduğundan, uluslararası alanda yüksek bir başarı elde etmesi bekleniyor; dolayısıyla madalya kazanma ihtimali vardır. ( En iyi derecesi: 27:25.14 (2021, 10.000 metre)
Roje Stona (JAM) - Disk atma: Stona'nın disk atma disiplindeki uluslararası başarısına bağlı olarak, madalya kazanma potansiyeli mevcuttur. ( En iyi derecesi: 66.33 m (2021)
Sonuç: Madalya kazanma potansiyeli en yüksek atletler muhtemelen Brigid Koskei, Nelvine Jepkemoi, Ronald Kvemoi, Brian Kibor ve Vayne Pinnock gibi isimlerdir. Ancak, performansları, sağlık durumları ve yarışma anındaki koşullar da son derece önemli bir faktördür. Her şeyin yanı sıra, bu atletlerin uluslararası düzeyde mevcut rekabetin zorluğuna göre şanslarının değişebileceğini unutmamak önemlidir.
Önceki olimpiyatlardan daha fazla madalya almak umuduyla hoşça ve sağlıcakla kalın.



























Sayın hocam. 2028 Olimpiyatları için yabancı atletleri vatandaş yaparak madalya hedeflemek bana doğru gelmiyor. Bu, kısa vadeli bir çözüm ama uzun vadede Türk atletizmine hiçbir şey kazandırmaz. Asıl yapılması gereken, kendi çocuklarımıza ve gençlerimize gerekli imkânları sağlamak. Altyapıyı güçlendirmeden, antrenör kalitesini artırmadan gerçek başarı gelmez. Madalya sayısı artabilir ama milli gurur eksik kalır. Olimpiyatlar transfer yarışı değil, milletlerin emeğini gösterdiği bir sahnedir. Bizim hedefimiz hazır sporcu almak değil, sporcu yetiştiren ülke olmak olmalıdır. Kalıcı başarı, devşirmeyle değil, sabırla ve planlı yatırımla gelir. Türkiye’nin gücü başkalarında değil, kendi evlatlarındadır. Gerçek zafer, kendi bayrağını kendi sporcunun taşımasıdır.... Ayrıca şunu da bizzat yaşıyorum: Kendi çocuğum da dâhil, Alanya’da Ahmet Arslan (dağların arslan) hocamız GSB bünyesinde tamamen imkânsızlıklarla atlet yetiştirmeye çalışıyor. Kendi arabasını yarışlara tahsis ediyor, çoğu zaman cebinden harcıyor. Antrenman yaptığımız sahanın zeminini bile kendi imkânlarıyla düzeltmeye çalıştı. Bunu yaparken hiçbir kurumsal destek görmeden, sadece inancıyla mücadele ediyor. Şimdi sorulması gereken asıl soru şu: Bu şartlarda bu çocuklar nasıl gelişecek? Onları dünya seviyesine kim, nasıl çıkaracak? Bence konuşmamız gereken asıl mesele devşirme değil, işte bu emeklerin neden sahipsiz kaldığıdır. Yanlış mı düşünüyorum hocam