Epeydir dillendirdiğim, İsrail’in spor müsabakalarından men edilmesi gerektiği konusunu, İspanya Başbakanı PedroSanchez, Lideri olduğu Sosyalist İşçi Partisi'nin (PSOE) milletvekilleriyle Meclis'te yaptığı toplantı da “İsrail'in aynı Rusya gibi spor turnuvalarından menedilmesi gerektiğini” savundu ve bu konuşması gündem oldu. Rusya Ukrayna savaşı nedeni ile uluslararası spor müsabakalarına alınmıyor. Ancak İsrail Filistin de katliam ve soykırım yapmasına rağmen hiçbir yaptırım uygulanmıyor. Uluslararası spor federasyonları ve uluslararası Olimpiyat komitesi konu İsrailolunca 3 maymunu oynuyor. Dünya bu çifte standardı görüp tepki vermeye başladı. Ben de bu konuyu köşeme taşıdım.
Spor, evrensel bir dil ve ortak bir payda olarak kabul edilen, sınırları aşan bir etkinliktir. Spor sadece yarışma, başarı ve eğlence unsurlarından ibaret değildir; aynı zamanda barış, hoşgörü ve insan haklarının savunulması gibi önemli değerleri de içinde barındırır. Ancak bugün, sporun bu yüce idealleri ciddi bir tehdit altındadır. Filistin’de yaşanan insanlık dramıyla birlikte, bu durumu görmezden gelmek mümkün değildir. İsrail’in gerçekleştirdiği katliamlar ve savaş suçları ışığında, bu ülkenin uluslararası spor müsabakalarına katılması artık kabul edilemez bir durum haline gelmiştir.
İnsan Hakları İhlalleri ve Sporun Temel Değerleri
İsrail’in Filistin topraklarında yürüttüğü askeri operasyonlar, yalnızca askeri bir çatışma değil, aynı zamanda sistematik bir şekilde insan hakları ihlalleri ve savaş suçları olarak tanımlanabilir. Binyıldır devam eden bu çatışma, masum insanların hayatını kaybetmesine, ailelerin dağılmasına ve çocukların travmalar
Uluslararası Toplumun Sorumluluğu
Uluslararası spor örgütleri, bu tür durumlarda ne yazık ki çoğu zaman sessiz kalmakta veya geçici çözümler üretmektedir. Ancak, spor sadece bir oyun değil, aynı zamanda bir mesajdır. Bu nedenle, spor organizasyonları, insan haklarına saygı göstermeyen ya da savaş suçları işleyen ülkeleri uluslararası arenadan dışlamalıdır. Filistin halkına yönelik uygulanan katliamları ve insanlık suçlarını görmezden gelmek, bu değerleri hiçe saymak anlamına gelir. Sporun barışın tesisi için mücadele etme gücünü, bu tür savaş suçlarına göz yummak yerine, insanlığın vicdanı olarak kullanmak gerekir.
Birlik ve Dayanışma İçinde Olmalıyız
Dünyadaki sporcular, antrenörler ve spor camiasının tüm üyeleri, insan hakları ihlallerine karşı sesini yükseltmeli ve bu konuda kararlılık göstermelidir. Filistinli sporcular, savaşın ve katliamların içinde kaybolmuşken, İsrail’in uluslararası spor arenasında yer alması adaletsiz ve haksız bir durumdur. Spor, yalnızca eğlence değil, barış ve dayanışma simgesi olmalıdır. Bu nedenle, tüm spor organizasyonları ve spor camiası, İsrail’in savaş suçları ve insan hakları ihlalleri karşısındaki tavrını net bir şekilde ortaya koymalı ve bu ülkenin uluslararası müsabakalara katılmasını yasaklamalıdır.
Sonuç olarak, uluslararası spor müsabakalarına katılacak ülkelerin, yalnızca spor başarılarıyla değil, aynı zamanda insan haklarına ve uluslararası hukuka saygı gösterme sorumluluğuyla da değerlendirilmeleri gerekmektedir. Filistin’de yaşanan trajedi ve İsrail’in savaş suçları, bu değerlere aykırı bir durumdur. Sporun birleştirici gücünü, insanlık adına kullanmalıyız. Unutulmamalıdır ki, adaletin sağlanmadığı bir arenada hiçbir zaferin anlamı yoktur.
*****



























Aynen Ali Hocam derhal men edilmeli
MEN EDİLMELİ HEMDE DERHAL, AMA MEN ETMESİ GEREKENLER HANGİ TARAFTAN BİLMİYORUM HOCAM SAYGILAR