FIFA, 2026 yılında ABD, Meksika ve Kanada’nın ortaklığında düzenlenecek olan Dünya Kupası’nda görev yapacak hakem listesini dün resmen ilan etti. Listeye baktığımızda; Gabon’dan Moritanya’ya, El Salvador’dan Özbekistan’a kadar tam 42 ülkeden isimler var. Ancak bir zamanlar Cüneyt Çakır ile final ve yarı final sahnelerinde boy gösteren Türk hakemliğinden tek bir isim dahi yok.
Şimdi herkes aynı soruyu soruyor: Türk hakemleri başarısız mı?
Mesele Yetenek Değil, İtibar Meselesi
Aslında sahadaki "karar verme" yetisi bakımından Halil Umut Meler gibi elit kategorideki isimlerimizin, listedeki birçok hakemden aşağı kalır yanı yok. Ancak Dünya Kupası’na gitmek sadece sahada düdük çalmakla olmuyor. Bu bir lobi, istikrar ve en önemlisi kurumsal güven meselesidir.
İstikrarsızlık: Her hafta bir kulüp başkanının hakem odası bastığı, her derbi sonrası federasyonun hakemlerin kellesini verdiği bir ortamda, FIFA’nın "bu hakem baskı altında ezilmez" diyerek bizimkilere güvenmesini beklemek hayalcilik olur.
Lobi Eksikliği: Cüneyt Çakır dönemi, Türk hakemliğinin altın çağıydı çünkü arkasında güçlü bir bireysel başarı ve o başarıyı pazarlayan bir yapı vardı. Bugün ise Avrupa’da bizi savunacak, "elit" seviyedeki hakemlerimizi parlatacak bir mekanizmadan yoksunuz.
42 Ülke Arasında Neden Yokuz?
Listede yer alan ülkeler arasında Katar, BAE, Honduras ve Jamaika gibi futbol ekolü olarak gerimizde gördüğümüz ülkeler var. Bu tablo, başarısızlığın sadece hakem performansıyla sınırlı olmadığını, Türk futbolunun genel idari yapısının uluslararası arenada "güvenilirlik" sorunu yaşadığını gösteriyor.
"Kendi ligimizde haftada üç kez 'hakemler operasyon yapıyor' diye bağırdığımız bir ortamda, FIFA'nın bize 'dünyanın en iyisi' muamelesi yapmasını beklemek ironiktir."
Sonuç: Bir Devrin Sonu
Cüneyt Çakır'ın 2014 ve 2018'deki başarılarından sonra 2022'yi pas geçmiştik; 2026'da da yokuz. Bu bir "kaza" değil, geliyorum diyen bir sistem çöküşüdür. Hakemlerimizi eğitimden ziyade tartışmaların içine hapseden, onları sahada korumak yerine taraftarın önüne atan bu düzen değişmedikçe, biz daha çok Dünya Kupası'nı televizyondan "hakemsiz" izleriz.
Türk hakemleri başarısız değil; Türk hakemlik sistemi, modern futbolun hızına ve lobisine ayak uyduramadığı için iflas etmiştir.
Sizce Türk hakemlerinin uluslararası arenadaki bu sessizliğinin temel sebebi yerel ligdeki aşırı baskı mı, yoksa yeni bir "Cüneyt Çakır" figürü çıkaramamış olmamız mı?
Bir başka köşe yazımda buluşmak dileği ile, kalın sağlıcakla.




























Dünya kupasına katılma başarısı göstermiş bir ülkenin maç yönetecek bir hakemle bile temsil edilmediğini şu an sizden öğrendim. Çok üzüldüm. Türk futbol hakemlik müessesesinin çöküşüne sebep olan müsebbiplerinin ıslahı mümkün olmadığından ,müsebbibi olan her kim veya kurumsa kadavra madasına yatırıp, dördüncü Murat"ın kılıcıyla diseke etmekten başka çare olmadığını düşünüyorum. Çünkü kangrenin tedavisi yoktur kesip atmaktan başka. Vesselâm.