Konyaspor bugün kendi evinde Rizespor'la berabere kaldı. Bu skorla alınan bir puan aslında oynanan oyuna göre bizleri maç sonunda sevindirdi.
Konya’da oynanan maçın skoru değil, sahaya yansıyan tablo düşündürüyor. Bu hafta, eski teknik direktörümüz Recep Uçar’ın çalıştırdığı Rizespor’u konuk eden Konyaspor, kendi evinde sanki misafirmiş gibi oynadı. Taraftarın beklediği o bildiğimiz oyun disiplini, pas güveni ve mücadele ruhu sahada yoktu. Yerine, çekingen, oyunun kimliğinden uzak, ne yapmak istediğini tam olarak çözemediğimiz bir takım vardı.
Rizespor, maçı “kazanmak için” oynadı; Konyaspor ise “kaybetmemek için.” Futbolda bu iki yaklaşım arasındaki fark, 90 dakika sonunda tüm gerçeği ortaya koyar. Rize daha organize hücumlarla geldi, daha planlı ataklar yaptı ve daha çok gol pozisyonuna girdi. Biz ise rakibin ne yapacağını izlemekle yetindik.
Yeni hocamız Çağdaş Hoca’nın takıma getireceği oyun umuduyla bekleyen büyük bir kitle var. Ancak şu ana kadar sahaya yansıyanlar maalesef umut kırıntısı bile değil. Bir takımın oyun felsefesi iki antrenmanla değişmez, bunu biliyoruz. Ama en azından bir kıpırtı, bir direnç, bir reaksiyon görmek ister insan. Bu takımda o ışığın henüz yanmadığı çok açık.
Asıl mesele belki de teknik direktörden önce kadro kalitesi. Konyaspor’un mevcut kadrosu, ligin en zayıf yapılarından biri gibi duruyor. Dar kadro, düşük rekabet, her maç benzer hatalar… Bu tabloyu değiştirmek sadece taktikle ya da motivasyonla olacak gibi görünmüyor. Sezon sonuna doğru bugün kaybedilen puanların fazlasıyla aranacağı bir döneme doğru gidiyoruz. Çünkü eldeki malzeme, üst düzey bir mücadele için yeterli değil.
Konyaspor, yıllardır ligin karakterli takımlarından biri olmayı başardı. Mücadele eden, rakibe gözdağı veren, kendi evinde hükmeden bir takım kimliği vardı. Şimdi o kimlik, sanki soyunma odasında unutulmuş gibi. Futbolun doğası acımasızdır: Cesaret göstermezsen, oyuna hükmetmezsen, başkası gelir senin yerine hükmeder. Bence Konyaspor'un son dönemlerdeki en büyük sorunu kendi evinde misafir gibi oynaması.
Konyaspor’un bugün ihtiyacı olan şey tek bir galibiyet değil; yeniden ayağa kalkacak bir futbol aklı, bu takıma güven verecek bir plan ve oyunculara cesaret aşılayacak bir liderlik. Çünkü bu korkak oyun devam ederse, sezonun sonunda sadece puanları değil, kaybedilmiş bir kimliği de konuşacağız.
Yeşil beyazlar için hâlâ geç değil… Ama artık “geç olmadan” bir şeylerin değişmesi gerektiği kesin.


























