Eskiden akşam haberlerini izlemek aile geleneğiydi. Sofra kurulur, çay demlenir, herkes ekran başına geçerdi. “Aç bakalım ajansı da memlekette neler olmuş bir görelim” derdik. Ya şimdi? Televizyonu açmaya korkar olduk dediğinizi duyar gibiyim. Her kanal ayrı bir kâbus. Kavga, cinayet, dolandırıcılık, rezillik… Sanki haber değil de gerilim filmi izliyoruz.
Hele siyaset... Eskiden siyasetçiler tartışırdı ama en azından bir seviye vardı. Şimdi birbirine bağıranlar, tehdit edenler, halkı kutuplaştıranlar... Kimin sesi daha çok çıkarsa o haklı sanılıyor. Ne üslup kaldı, ne utanma duygusu. Yalanın bini bir para, her gün yeni bir skandal.
Bir korkuyla haberleri açtınız. Ne çıktı karşınıza ben yazayım. Bir yerde trafik kazası, bir başka yerde komşu komşuyu bıçaklamış. Market sahibi müşteriyle kavga etmiş. Öğretmen öğrenciyle, öğrenci öğretmenle tartışmış... Hatta biri bir yakını dolandırmış. Hala ekran karşısında mısınız?
Eğer cevabınız evet ise bekleyin. Haberin arasına bir “pozitif” haber koyuyorlar: “İstanbul’da bir kediye merhamet gösterildi.” E iyi de, önce memleketi karartıyorsunuz, sonrada da bir kediyle vicdan temizlenmez ki!
Çok merak ediyorum acaba Finlandiya, Danimarka, Lüksemburg ya da Japonya gibi refah düzeyi çok yüksek ülkelerde haberler nasıl oluyor? Bizdeki haberler ile ne kadar örtüşüyor? Ne kadar aksiyon içeriyor?
Bir de şu var: İzlediğimiz haberlerin ne kadarı gerçek? Hangisi kurgu, hangisi manipülasyon belli değil. Bazı kanallar resmen yandaş olmuş, bazıları da karşıtlık uğruna her şeyi abartıyor. Ortada doğru bilgi yok. Herkes kendi tarafına göre haber yapıyor. Peki biz kime güveneceğiz?
Bu işin çözümü belli: Önce medya sorumluluk alacak. Reyting uğruna her şeyi haber diye sunmayacak. Doğruyu eğip bükmeyecek.
Siyaset de kendine çeki düzen verecek. Milletin sinirini germekten, kutuplaştırmaktan vazgeçecek.
Ve biz halk olarak “artık yeter” demeyi bileceğiz.
Doğruyu arayacağız, sorgulayacağız. Her gördüğümüze inanmayacağız.
Televizyonu açtığımızda nefes alacağımız günler istiyoruz.
Çocuklarımıza haber izletmekten utanmadığımız bir ülke...
İnan ki, o kadar zor değil.
Yeter ki haber değil, haberin arkasındaki gerçeği görmeye çalışalım.



























Harfi harfine Katılıyorum. Eline yüreğine sağlık kalemin hep dik Dursun yüreği güzel kardeşim.
Harfiyen katılıyorum haber leri açmaya korkar olduk