Savaşın yarattığı askerî ve stratejik kırılmalar, özellikle İran güvenlik aygıtının en kritik unsurlarından biri olan Devrim Muhafızları Ordusu’nun (DMO) rolünü bir kez daha gündeme getirmiştir. DMO, yalnızca İran’ın iç güvenlik politikasında değil, dış politika stratejilerinde ve olası rejim değişikliği senaryolarında da adı en çok geçen yapılardan biridir.
Ancak, İran’ın DMO dışında Farsçada sözcük anlamıyla “ordu” demek olan “Erteş” adında hem nicelik hem de ateş gücü açısından Devrim Muhafızları’ndan daha güçlü konvansiyonel bir askerî gücünün daha olduğu genellikle ihmal edilmektedir.
ABD Yıllardır Güney Azerbaycan Türklerinden ajan devşirmeye çalışmış asla başaramamıştır. Çünkü Türklerin tarihinde bu tür satılmışlıklar yoktur. İran ile İsrail arasında Haziran 2025’te yaşanan 12 günlük çatışma, İsrail’in İran’a yönelik kapsamlı hava saldırıları ve İran’ın yaşadığı askerî kayıplar nedeniyle İsrailin Ülkeye girmiş olan Afganlı guruplardan Ajan devşirdiği açıklanmıştır. Şimdi ise Kürt guruplardan PYD-PKK dan devşirdikleri guruplarla İranın kürt bölgelerinde ayaklanma başlatacakları tartışılmaktadır. Bu psikolojik haber yayını CİA – MOSSAD ın ülkemize ve dünyaya üflediği yalanlardandır.
İran’ın DMO dışında Farsçada sözcük anlamıyla “ordu” demek olan “Erteş” adında hem nicelik hem de ateş gücü açısından Devrim Muhafızları’ndan daha güçlü konvansiyonel bir askerî gücünün daha olduğu genellikle ihmal edilmektedir. İran silahlı kuvvetleri çatısı altında biri temelleri 1921’de atılan ve Pehlevi döneminden miras alınan İran İslam Cumhuriyeti Ordusu (Erteş-i Cumhûrî-yi İslâmî-yi İran) diğeri ise 1979’da kurulan İslam Devrimi Muhafızları Ordusu (Sepâh-ı Pasdârân-ı İngilâb-i İslâmî) olmak üzere iki askerî güç bulunmaktadır. İran’ın güvenlik yapılanmasında Polis Teşkilatı da (Nîrû-yi İntezâmî) silahlı kuvvetlerin bir parçası olarak kabul edilerek Ordu ve DMO’nun yanında üçüncü askerî unsur olarak değerlendirilmektedir.
İran silahlı kuvvetlerinin insan gücünün büyük çoğunluğu (yaklaşık 420 bin kişi), uluslararası yaptırımlar nedeniyle İran, yeni silah sistemlerinin tedarikinde ve mevcut sistemlerinin modernizasyonunda büyük güçlüklerle karşılaşmaktadır. Öyle ki Hava Kuvvetleri envanterindeki savaş uçaklarının neredeyse yarısı işlevsiz hâle gelmiştir. Aynı şekilde Deniz Kuvvetleri envanterindeki silah ve gemilerin çoğu da eski ve kullanışsız durumdadır. İran yönetimi bu zaaflarını giderebilmek için yerli savunma sanayisini geliştirerek özellikle kısa ve orta menzilli balistik füze programları üzerine yoğunlaşmıştır.
1985 yılında DMO’nun Ordu’dan ayrı olarak kara kuvvetleri, hava kuvvetleri ve donanma birimleri kurulmuştur. Yine devrimi korumak amacıyla Ayetullah Humeyni’nin çağrısıyla gönüllülerden oluşan ve toplumun farklı kesimlerinde örgütlenen Besic Gücü (Halk Seferberlik Gücü) Devrim Muhafızları’na bağlanmış ve 1990 yılında da dış operasyonları sürdürmek için Kudüs Gücü oluşturulmuştur. DMO sonraki yıllarda da büyümeye devam ederek İran’ın balistik füze ve insansız hava araçları geliştirme programlarını üstlenmiştir. Füze programlarının gelişmesi üzerine, 2009 yılında DMO Hava Kuvvetleri, DMO Hava ve Uzay Kuvvetleri Komutanlığı’na dönüştürülmüştür. Aynı yıl İstihbarat Bakanlığı’ndan ayrı ve ona paralel çalışan DMO İstihbarat Teşkilatı kurulmuştur.
Bütün bu ikil yapının her şeyinden sorumlu olan Devrim rehberi olan Ayetullahdır. İran İslam Cumhuriyeti Anayasası’nın 110. Maddesine göre, tüm silahlı kuvvetlerin başkomutanı (Fermândeh-i Küll-i Kuvvâ) Devrim Rehberi’dir. Ülkenin genel siyasetini belirleme, savaş ve barış ilan etme yetkileri de yine aynı makamın uhdesindedir.
Ordu, savaşa silah, teknoloji ve insan gücüne dayanan geleneksel bir yaklaşımla bakarken DMO ideolojik adanmışlık, iman ve şehadet boyutunu ön plana çıkarmıştır. Aradan geçen süreçte “İslamileştirilmesine”, rejime sadakatini kanıtlamış olmasına ve kriz durumlarında sağladığı önemli katkılara rağmen Ordu, DMO’ya nispetle kenarda tutulmaya devam etmiştir. Nitekim kritik güvenlik dosyaları, nükleer programın güvenliği ve füze geliştirme programı gibi prestijli görevler DMO’ya verilmiştir.
Gelinen noktada ABD nin kara harekatını pohpohlayan İsrail lobisi ABD askerlerini ölüm tuzağına itmektedir. Ne kadar modern silahlarınız olursa olsun Kara harekatlarında asıl olan savaşçı insan faktörüdür. Türk silahlı Kuvvetlerimizin yetmişli yıllarda Okutulan Komando talimnamesi kitabının ilk sayfasında şöyle bir yazı vardı. Dünyanın en tehlikeli silahı ölümü göze almış Askerdir.
Kara harekatında ABD nin paralı askerleri asla başarılı olamayacaklardır. ABD bir kez daha Vietnam bozgunu yaşayabilirler. İranlılar gerçekten vatanları uğruna adanmışlık düzeyinde savaşçı askerlerdir. Halkın büyük çoğunluğu ABD ve İSRAİL ‘e karşı tam bir dayanışma içindedirler doksan milyonluk ülkede seferberlik durumunda bir milyona kadar gönüllü askerlik görevine çağrılabilecek genç nüfusa sahip bir ülkedir iran.
ABD Uçak gemisindeki askerlerin başkaldırdığı, şikâyetçi olduğunu basından duyduk. Büyük çoğunluğu siyahi askerlerden oluşan ABD ordusu hayatında karşılaşmadığı şekilde sert bir direnişle karşılaşacaklar, Dini anlayışları gereği Şehitlik kavramının en önemli hissettikleri bir eğitimden geçmişlerdir. İran’ın polis gücü bile üçyüz bin kişidir. İran insanı, ülkesi Asla Irak, suriye ,Libya halkıyla ,ülkesiyle asla karıştırılımamalıdır.
İranlılar ülkesini savunmada asla taviz vermezler. Irak –iran savaşı esnasında bu görülmüştür. Bu örgütlenmenin temeli; askerî ve politik eğitimdir ancak gerçek ruhu ise arınma ve ahlaki gelişimdir. Devrimin yarattığı örgütlenmenin yarattığı Besic Kadın kolları örgütlenmesi vardır bu örgütlenmeye dair Besic Kadın Kolları saflarına dâhil etmiştir. Besic Kadın Kolları Başkanı Mina Besic Kadın Kolları başlarda “Besic-i Haheran” adıyla Besic Teşkilatının kuruluşundan itibaren faaliyetine başlamıştır. 10 Temmuz 1980’de İran İslam Devrimi Konseyi, “Ulusal Besic Akademisyenler Teşkilatı Besic Esnaf Teşkilatı Besic Sporcular Teşkilatı Besic Memurlar Teşkilatı Besic Sanatçılar Teşkilatı Besic Hukukçular Teşkilatı Besic Hekimler Teşkilatı Besic Mühendisler Teşkilatı Besic İşçi Teşkilatı Besic Üniversite Öğrenci Teşkilatı Biyabani, Haziran 2021 tarihli bir röportajında, kadın kollarının şu ana kadar “10 milyon üyeye sahip olduğunu” belirterek “19 bin mahallede direniş merkezine sahip en büyük kadın örgütü” olduklarının da altını çizmiştir.
Besic kadınlarının motivasyon kaynağı ise Şiilik ideolojisinden/ geleneğinden sağlanmaktadır. Şii kadınları için örnek olan Hz. Hatice’nin Hz. Muhammed ile Hz. Fatma’nın Hz. Ali ile ve Hz. Zeynep’in Hz. Hüseyin ile yan yana mücadele vermesi bir diğer motivasyon kaynağıdır.
Bakalım göreceğiz Amerikan emperyalizminin kanlı emellerinin iran çöllerinde büyük bir felaketle karşılaşacağı günleri bekliyoruz. Çok büyük hasarlar alacak, silahlı kuvvetlerinin ve savaş malzemelerinin büyük kısmını kaybetmiş iran göreceğiz ancak iranı yıkmak fethetmek mümkün değildir.


























