İLHAN PALUT GERÇEĞİ
Bir futbol takımında sistemi belirleyen ana unsur futbolculardır...
Yani sahadakilerdir...
Oyuncunun özelliği, yeteneği ve sisteme uygunluğudur, teknik patronun futbol aklındaki yeri...
Bu nedenle doğru olan, eldeki oyuncuların potansiyellerine göre bir oyun düzeni belirlemektir, ona göre bir planı yapmak ve bu planının geliştirilmesi ve hayata geçirilmesi için kafa yormaktır...
İlhan Palut’un sezonun yarısındaki başarısının altında yatan gerçek, eldeki malzemeyi en iyi şekilde kullanmasıdır...
Palut’un kafasındaki oyun, mevcut oyuncu yapısı, kendisinin futbol aklına uygun olmasıdır...
İlhan Palut istiyor ki, oyunu domine eden taraf benim takımım olsun...
Yani?
Yanisi şu;kontrolü tamamen ele almak, tempoyu belirlemek ve rakibe kendi istediklerini kabul ettirerek baskın duruma gelmek demektir…
Zaman zaman ıskalansa da bu istedikleri oldu mu?
Oldu…
Bunun olmasının en önemli sebebi ise oyuncu kadrosu ve toplam kaliteden başka bir şey değil...
Oyuncularından memnun olduğunu hissetmesi ve hissettirmesi...
Ve sürekli bunun mesajını vermesi...
Bu anlamda İlhan Palut hiçbir zaman yanılgıya düşmedi, çünkü kendince doğru olan bu anlayışını ya da futbol aklını takıma yansıttı...
Bir başka deyişle, rasyonel bir bakış ortaya koydu...
Kimsenin buna itirazı olmaz...
Olmuyor da zaten...
Konyaspor’un Çağdaş Atan’la yaşadığı krizin ardından sezonu 40 puanda ve 9. Sırada tamamlaması ve kupada final oynaması İlhan Palut’un eldeki malzemeyi en iyi şekilde kullanmasından başka birşey değil...
Daha iyi olabilir miydi?
Olabilirdi…
Kupa Konya’ya gelebilirdi…
Gelmemesinin bir değil, çokça nedeni var!
Konyaspor’dan kaynaklı değil ama…
Önümüzdeki sezon olabilir mi?
Neden olmasın…
Konyaspor’u sevenler, meseleyi doğru okur, doğru görür ve o doğrultuda, hem Ömer Atiker ve yönetimine, hem İlhan Palut’a hem de oyunculara destek verirlerse, bu takım 2026-2027 sezonunda Avrupa’ya gidebilir.
YÖNETİM ÜZERİNE DÜŞENİ YAPIYOR
Konyaspor’daki sportif başarıyı tamamen teknik ekip ve oyuncuların üzerinden gösterirsek, Ömer Atiker başta olmak üzere yönetime, taraftara ve stat ve ambiyansına haksızlık etmiş oluruz...
Niye mi?
Çünkü, yönetenlerin de futbol aklının olması ve takıma olan aidiyetleri başarıya giden yolu açmıştır…
İlhan Hoca bu anlamda rahattı…
Şehrine ve şehrin takımına aidiyet duyanların bir arada olması, hem teknik ekibin hem de oyuncuların enerjisini, sinerjisini artırdı…
Başkan ve yönetim, takımla ilgili alınan kararlarda ve tasarruflarda teknik ekibe ve oyuncu grubuna yardımcı oldu…
Teknik ekibin ve oyuncuların haklarını kendilerine nasıl teslim ediyorsak, bu anlamda yöneticilerin de hakkını teslim etmek lazım…
İlhan Hoca ve ekibinin mesleki anlamdaki gayretleri bir yana, Konyaspor ile ilgili şehri yönetenlerle, kulübü yönetenlerin çabalarını da göz ardı etmemek lazım…
Takıma ve teknik ekibe yardımcı oldular mı?
Sonuna kadar…
Haklarını teslim etmek gerekir…
Özetlersem; kulübü yönetenler ile takımı yönetenler birbirleri ile aynı duygu ve hedef birlikteliğinde el ele, gönül gönüle vermişler ise yönettikleri kulübün ya da takımın başarısız olma gibi bir şansı yok...
Nokta.
xxx
YEŞİL-BEYAZ SANAYİ PROJESİ
Başkan Ömler Atiker’in son dönemlerde yaptığı hamleleri yakından takip ediyorum…
Özellikle, projeler üretmesi, bunları hayata geçirmesi ve kulübün borcunu sıfırlama veya en aza indirme gayretlerini takdir ediyorum…
Konyaspor’un 2,5 milyarlık borcu sıfırlanır mı?
Neden olmasın?
Ömer Atiker’in, “Yeşil-Beyaz Sanayi Sitesi projesi” Konyaspor’a “cansuyu” olacak özelliklere sahip bir proje…
Elbette bu projede Bakan Murat Kurum’un, Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’ın ve bu projenin bayraktarlığını yapan AK Parti İl Başkanı Fatih Özgökçen’in çabalarını da göz ardı etmemek lazım…
El ele vermişler “Borçsuz-Dertsiz Konyaspor” hayalini gerçeğe dönüştürmeye çalışıyorlar…
Bunlar hem şehir adına, hem de şehrin kulübü adına güzel işler…
Sürekli geçmişten gelen borç yükünden şikayet edilen bir ortamda, yeni bir borç yükünün altına girmek ya da borç riskine girmek, özellikle Konyaspor gibi Anadolu kulüplerinde çok da doğru durmuyor…
Kulübün borcu sıfırlaması ve yeniden bir borç yükünün altına girmemesi için atılan bu dev adımı önemsiyorum…
Borcu sıfırlandırmanın bir başka yolu da, altyapıdan geçiyor…
Her sene yukarıya atılacak 2-3 genç yeteneğin getireceği gelirler de kulübün yükünü azaltacaktır…
Bir kulüp için olmazsa olmaz altyapılar ve kaliteli yetiştiricilerdir…
Başkan Ömer Atiker’in de üç olmazsa olmazından birisidir altyapı.



























