Sonda söyleyeceğimi baştan söyleyeyim; ben gurme ya da yemek programları yapan gezginlerden değilim…
Şehir şehir, ülke ülke dolaşarak, o yörenin ya da o ülkenin yemek tanıtımını yapanlara da saygı duyarım…
Emek veriyorlar, enerji harcıyorlar, ama yedikleriyle de verdikleri enerjiyi tekrar alıyorlar!
O programları izleyenlerdenim…
Ülkemiz televizyon kanallarında yayınlanan yemek programları ve yarışmaları hariç!
Onlarla hiç işim olmaz, asla seyretmem ve seyretmedim…
Yemek konusunda uzman değilim, ama lezzetli yemekleri ve yörelerini bilirim…
Ülkemizin hemen hemen bütün yörelerinin kendine has yerel lezzetleri vardır…
Bu lezzetleri güzel yapan, güzel sunan, damaklarda tat bırakan usta aşçılar, ehil eller sayesinde olsa gerek, insanlar gönül rahatlığı ile karınlarını doyurabiliyor, yediği yemekten keyif alabiliyorlar…
Konuyu nereye getireceğimi merak ediyorsunuzdur mutlaka…
Biraz sabır.

xxx
Yöreleri ile şehirleri ile özdeşleşen yemekler malum…
Ülke olarak zengin mutfaklara sahibiz…
Allah’ın verdiği bereketli topraklardan fışkıran sebzelerden, meyvelerden ve aynı bereketli toprakların sunduğu binbir nebattan beslenen canlılardan dolayı, yukarıda da ifade ettiğim gibi, çok iyi mutfaklara sahibiz…
Bazen ev yemeklerini bile kıskandıran lokantalara ve aşçılara sahibiz…
Bunlardan birisi de şehrimizin önemli mutfak kültürlerinden birisi olan Sema lokantası ve bu lokantanın emekçisi Ömer Yalçın…
Sema lokantasının hikayesine geleceğim.
Xxx
Bazı yörelerin, şehirlerin kendine has lezzetleri var ve doğal olarak da bu lezzetlerle anılırlar…
Konya Etlekmeği ile Bursa Döneri ile, Adana Kebabı ile Siirt Büryan Kebabı ile Tokat Tavası ile Erzurum Cag kebabı ile…
Bu sayıları çoğaltabiliriz…
Türkiye’nin yedi bölgesinin kendine özgü lezzetleri var…
Mevzumuz Konya ve yemekleri olunca, ülke sıralamasında ilk sıralarda yer alırız…
Etlekmek, bamya çorbası, tirit, fırın kebabı ve patlıcan közleme…
Yani, Konya takım yemekleri…
Hepsi birbirinden lezzetli…
Ama bu şehirde de Bursa’nın dönerini, Bursalı dönercilerin bile kıskanacağı kalitede sunan lokantalarımız var…
İşte bunlardan birisi Sema lokantası…
Kendimi bildim bileli İstanbul Caddesinde hizmet veren Sema lokantası kaliteli yemeklerinin yanısıra döneri ile de damaklarda tat bırakan bir müessese…
Ben her zaman olmasa da, zaman zaman gider, sade dönerimi yerim…
Dışarıdan gelen misafirlerimi ya Sema’da, ya Kırkikindi’de ya da Cemo’da ağırlarım…
Çünkü, gönül rahatlığı ile gidebileceğim lokantalar…
Ancak, yılların Sema lokantasını İstanbul caddesinden TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nin bulunduğu KTO Vakıf otelin yanına taşındı…
Şehir merkezinde bulunan esnaflar için büyük kayıp, ama Organize Sanayi bölgesindeki esnaflar için büyük kazanç…
Sadece kendileri için değil, şehir, hatta yurt dışından gelecek misafirlerine lezzetli yemekler ikram etmenin de gururunu yaşayacaklar…
KTO Başkanı Selçuk Öztürk, çok akıllıca bir iş yaparak Sema lokantasının TÜYAP’ın bulunduğu adrese gitmesine vesile olmuş…
Anladığım kadarıyla, Selçuk Öztürk’de Sema lokantasının müdavimlerinden…
Yukarıda da altını çizdiğim gibi, Organizelerdeki bütün iş adamlarının gözü kapalı gidebilecekleri Sema lokantası ayaklarına geldi…
Mideleri ehil ellerde…
Kendilerine acizane tavsiyem; Sema’nın dönerini yiyen bir daha yer…
Diğer yemeklerini de…
Ne diyebilir ki, “afiyet olsun” demekten başka.



























