Daha öncede yazdım, “Konya özel ve güzel şehir” diye…
Özelleştiren ve güzelleştirenler var…
Dolayısıyla da, Konya’yı geliştiren, genişleten, güzelleştirenlerin işi kolay değil…
Yoruluyorlar mı?
Etten kemiktenler…
Bu yoğun atmosferde yorulmamaları ya da bitkin düşmemeleri mümkün mü?
Konya’nın hızına yetişmek kolay değil…
Hele de Konya’yı dünya şehri yapmak hiç kolay değil…
Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay da, bu anlamda yoğun mesai veren yöneticilerin başında geliyor…
Dur durak bilmeden, minicik de olsa “of” demeden, bir maratoncu gibi ya da 300 kilometre pedal çeviren bir bisikletçi gibi finişe ulaşmak için ter döküyor…
Onun için bir yarış bitiyor, diğeri başlıyor…
Omuzladığı bir sürü yükün üstüne bir de “Dünya Belediyeler Birliği Başkanlığı” gibi, hemen hemen hiç kimseye nasip olmayacak önemli bir misyon da eklenince, yorulmaması mümkün değil…
Ve Uğur Başkan bu anlamda şikayetçi değil…
Sohbet toplantısı başlamadın önce kendisine, “Başkan bunca koşturma seni yormuyor mu, güçlendirici ya da vitamin alıyor musun?” diye sordum…
Cevap beklemediğim yerden geldi…
“Abi ben daha gencim, takviye veya vitamine ihtiyacım yok” deyince, “Allah derman versin” demekten başka bir şey gelmedi aklıma…
Başka ne diyebilirdim ki?
Demek ki, antrenmanlı.
Allah uzun ömür versin annesi, “Oğlum bu işten ne kadar maaş alacaksın?” diye sormuş…
Uğur Başkan annesine, “bu işte maaş yok anne” diye cevap verince, annesi, “amannnn bırakıver oğlum” demiş…
Ana yüreği…
“Bunca zahmete değmez” demiş belli ki…
Ama, Uğur Başkan verdiği mücadelenin karşılığını aldığı için, hem Konya hem de ülkemiz adına, daha çokta İslam ülkeleri ve Gazze adına çok mutlu ve umutlu…
Gazze’nin haklarını arayacağı bir misyon üstlenmesi, gerçekten gurur verici…
Yukarıda da ifade ettiğim gibi, böyle bir misyon üstlenmek her insana nasip olmaz.
“Uzayan kol hep bizden olsun” diye takıntısı olan bir insanım…
Konya’dan kim nereye gitmişse, kim hangi makama gelmişse, kim Konya’nın haklarını ulusal ya da uluslararası arenalarda aramışsa ve arıyorsa, feneri gözüne değil, önüne tutmalıyız ki, önünü daha iyi görsün…
Başkan Altay’ın, “Bu onuru hep birlikte yaşayacağız ve taşıyacağız. Onun için bu sorumluluğu ve süreci birlikte yönetmek çok önemli. Konya’daki her vatandaşımız bize destek olmalı, bu konuda dualarını beklediğimizi ifade etmek istiyorum” sözlerini önemsiyorum.
Konya ve ülkemiz bu işten ne kazanacak?
Uğur Başkan Konya’yı anlatacak…
Mevlana’nın felsefesini, hoşgörüsünü, kızıl derili soluk benizlisini, siyah derili sarı kafalısını, dinlisini dinsizini fark etmeksizin bu şehre davet ettiğini anlatacak…
140 ülkeden 240 binden fazla belediyenin üye olduğu dünyanın en büyük yerel yönetim teşkilatının en birinci adamı olarak Konya’yı ilmek ilmek dokuyacak…
Daha ne olsun?
Tabi ki, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da kendisiyle gurur duyması ve Cumhurbaşkanını gururlandırması da işin bir başka güzel tarafı…
Yiğidin hakkı yiğide…
Uğur İbrahim Altay ile Konya, takip eden değil, takip edilen, daha da önemlisi örnek alınan bir şehir…
Yani rol model…
Elbette bu işler bir ekip işi…
Ekip iyi olursa, çıkan işte iyi oluyor…
Emeklerine sağlık…
Haklarını yememek lazım.





























