Genel müdür olarak yeni atandığım günlerde Ramazan Bayramı’nın son günü
temel atma ve incelemeler için Samsun’dayız.
Programlar bittikten sonra Bayındırlık ve İskân Bakanlığından yeni ayrılmış
olan ve daha sonra Samsun Büyükşehir Belediye Başkanlığı da yapıp yakın
zamanda vefat eden o zamanın milletvekili merhum Mustafa Demir ağabey
bizleri balık yemeye davet etti.
Yemek sırasında yakın zamanda bakan beyin oğlu ile kızı evlenip dünürü olan
bizim de yakın dostluğumuz bulunan Konya Milletvekili Hüseyin Üzülmez
ağabeyden mevzu açıldı.
Bakan Bey, bana dönerek bir soru sordu.
— Mehmet Bey, Konya’nın adetlerini iyi bilirsiniz herhalde?
— Tabii ki Sayın Bakanım, doğma büyüme Konyalıyız.
— Peki, karı koca ayrı memleketlerdense bayramlarda ne yapılır? Yani
bayram nerede geçirilir?
— Sayın Bakanım, bizim Konya’da bayramın ilk günü mutlaka erkek
tarafında olunur. İkinci ya da üçüncü gün hanımın memleketine gidilir.
— Hiç tersi olmaz mı? Yani bayramın ilk günü hanım tarafına gidilmez
mi?
— Gidilse de nadir Sayın Bakanım, Allah muhafaza bir hastalık filan
olursa belki.
Merhum ağabeyimiz bundan sonra bir soru daha sordu ki meğer bakan bey ha
bire beni zarflıyormuş.
— Eee dedi. Bizim çocuklar evlendikten sonra daha ilk bayramları
olmasına rağmen arife gününden Konya’ya gittiler. Nasıl oluyor sizin
anlattığınız adetlere göre?
Hiç beklemediğim bir soru ile karşılaşmıştım ama cevap vermekte gecikmedim.
— Sayın bakanım, sizin dünürünüz Hüseyin Üzülmez Konya geleneğini
anlatırken ben bunu hesap edememişim…
***


























