Ne güzel bir hayattır, bilir misiniz?
Eğer yazdıklarınızın yüzyıl sonra bile okunacağını ve bir değer olarak nice yüzyıllar kalacağını bilseniz; bütün işiniz, gücünüz yazmak olmaz mıydı?
Bu şehirle, Konya ile ilgili olan kişisel tarihleri, anıları çok seviyorum; çünkü onların içinde yaşadığım ve çok sevdiğim şehrin kokuları vardır. Öncesiyle sonrasıyla bu şehre ait olan ne varsa kabulümdür…
Profesör Mustafa Özcan Hocam bunu hep yapıyor; yılların ötesine geçerek arşivlerin tozlu, rutubetli, havasız ortamlarında aylarca çalışarak şehrin hatıralarını gün ışığına çıkarıyor. Bir Konyalıdan daha çok vefa duygusuna sarılarak…
İki binli yıllarda Hocamla birlikte Şair Panos Özararat’ın şiirlerini derleyerek yayımlamayı planlamıştık ama sanırım telif sorunları yüzünden kalmıştı… O günden bu yana Hocam birçok Konyalı yazarın değerli yazılarını derledi, toparladı, tasnif etti ve yenil nesil Konyalıların istifadesine sundu.
Bazı kitaplar vardır, oldukça gösterişlidir… Bazı kitaplarsa içerdiği bilgilerle kütüphanelerin baş köşesinde yer almayı hak eder ve oldukça gösterişsizdir ama kapağını açtığınız zaman sizi içerisine öyle bir çeker ki çıkamazsınız… Zamanın dehlizlerinde gezerken karşınıza tanıdık simalar, mekânlar çıkar ve hatıraların, makalelerin ışığında geleceğe yürürsünüz…
“Bir Cumhuriyet Öğretmeni Namık Ayas’ın Gözüyle Konya” isimli kitapla bunu başarmış Mustafa Özcan Hocam… Babası gibi bir öğretmen olan kızı Günden Ayas Ebesek Hanımefendi, babasının hayırlı bir evladı olarak imzalayarak lütfetmiş, kargodan çıktığı günden itibaren çalışma masamın üstünde sayfalarında… eski şehrin, tazelenmiş yazılarında geziniyorum…
Bir eğitimci ve yazarın gözüyle… daha da önemlisi bir başöğretmenin ve kadim bir Konya çocuğunun gözlemlerini okurken merhum Namık Ayas’ın, o eski Konya’nın ne denli bir kültür hazinesine sahip olduğuna bir kez daha şahitlik ediyorsunuz…
Edebiyattan şehirdeki kültürel faaliyetlere, Belediye hizmetlerinden gezi yazılarına ve daha nice konuda, çok geniş bir yelpazede yazdığı yazıların içinde Konya ile ilgili her şey vardır. Yeni Konya gazetesinin yazı işler müdürlüğünü de üstlenen merhum Ayas, Konya Gazeteciler Cemiyeti’nin de başkanlığını üstlenmiş ve Konya basın camiasına da önemli hizmetler vermiştir.

2001 yılındaki vefatından sonra merhum Şair Feyzi Halıcı şöyle yazmıştır:
1950’li yılların güzel Konya’sı
Bir dernekte bütünleşmişti basın dünyası
Başlamıştı kültür tarih sanat kampanyası
Bir tarih gibi bağrımıza bastık bu yası
Rahmetle anıyoruz Başkan Namık Ayası
Çizgi Yayınları tarafından yayımlanan kitap büyük boy, 198 sayfa… Namık Ayas’ın biyografik bilgileriyle başlayan kitap, merhumun yayımladığı makaleler tasnif edilerek, 13 bölümde incelenmiş ve makalelerden kesitler sunulmuş. Kitabın sonuna eklenen kaynakça ise araştırmacılar için tam bir hazine değeri taşıyor. Bu sayede merhum Ayas’ın yazılarına kaynağından da ulaşmanız mümkün oluyor.
Kitapla ilgili yazılacak çok şey var ama… siz en iyisi kitabı kendiniz okuyun ve okuyunca bana hak vereceğinizi biliyorum. Tüm emeği geçenleri kutlarken, merhum Namık Ayas’a da rahmetler diliyorum.
Merhum Başöğretmen Ayas’ın kendi ifadesiyle “eğitimle, yazıyla geçiveren bir hayat” asla geçen bir hayat değildir; yazdıkları şehre ışık tutmaya nice yıllar devam edecek ve geleceğin Konyalısı da rahmet ve minnetle anacaktır.
*****



























Prof. Dr. Mustafa Özcan’ın titizlikle hazırladığı ve Günden Ayas Ebesek’in destekleriyle can bulan bu değerli eser, merhum Namık Ayas’ın yaşamı ve düşüncelerine ışık tutmakla kalmayıp, Konya kültürüne yaptığı eşsiz katkıları da ortaya koymaktadır. Onun insani duruşu, entelektüel zenginliği ve eğitimci kimliği, Konya kültüründe kalıcı bir ışık olarak yanmaya devam etmektedir. Bu kıymetli çalışmanın hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ederim. Böyle bir mirasın gelecek nesillere ulaşması, kültürel hafızamız açısından büyük önem taşımaktadır. Ayrıca, bu anlamlı yazıyı bizlerle buluşturan Gazeteci Tahir Sakman’a da içten teşekkürlerimi sunuyorum; onun kaleminden yükselen ses, Namık Ayas’ın hatırasını taze tutmada önemli bir köprü işlevi görmektedir. Namık Ayas’ı tanımak, onun izinden yürümek bizleri derin bir saygı ve aydınlanmaya davet etmektedir.