Ben onu sıkça Aziziye Camii civarında görüyordum. Bir keresinde yanına iyice yaklaştım. Bir hal hatır sorup, fotoğraf da çektirmek niyetindeydim. Göz göze geldik, ve çekindim yanına oturmaya...
Özellikle soğuk kış günlerinde her gördüğümde içim açırdı...
Belgeseli yapılıp sosyal medyada yayınlanınca da izledim ve gerçekten üzüldüm. Kardeşinin evinin hemen bitişiğinde odunluk kömürlükten bozma bir kulübede yaşıyordu. Utandım yemin ederim...
Ve nihayet Sultan abla bu dünyanın acımasızlığına, duyarsızlığına pes ederek büyük göçünü gerçekleştirdi...
Cenaze törenine büyük bir kalabalık katıldı ve adeta tabutu omuzlarda taşınmadı, parmaklar üzerinde uçuruldu...
"Acımasızlığa duyarsızlığa pes ederek" dedik ya? Insan sormadan edemiyor. Biz Sultan ablamıza sağlığında gerekli özeni gösterdik mi sizce?
Örneğin; cenazeye koşarak gelen veya gelemeyen herkesten; "Sultan ablaya güzel bir 1+1 alacağız, haydi pamuk eller cebe" deseydik, herkes bin lira ateşler miydi?
Bilinmez. Ama bilinsin isterdim...
Kutlu ruhu yüce kat olsun. Uğurlar ola Sultan abla. Başka hatalarımız varsa sen bizi affet, gerçekten hakkını helal et. Bizim senin üzerinde zerre gram hakkımız yok çünkü...




























