İster inanın ister dudak bükerek inanmak istemeyin ama şu İlahi uyarıya lütfen kulak verin:
"İnananlar içinde, fuhşiyyâtın (kötülüğün, edepsizliğin, iffetsizliğin, ahlâksızlığın ve her türlü çirkinliğin) yayılmasını isteyenlere; dünyâda da, âhirette de acı bir azâb vardır. Allâh bilir, siz bilmezsiniz."
(Nur Sûresi, Ayet 19)
Dikkat ettiniz mi? Hitap sadece inananlara, iman edenleredir. Müminlere böyle dendiğine göre, siz buradan: "Demek ki inanmayanlar bu azabın dışındadır" gibi bir anlam çıkarmayın sakın! Onlar zaten inanmayarak azabı çoktan hak ettiler. Tövbe edip iman ederlerse kurtulurlar.
Buradaki ikaz, "Ey Müslüman! Sakın, azabı sadece inanmayanlar hak ediyor sanma! İnandığın halde, böyle bir ahlâksızlık içinde yer alırsan sen de aynı azaba müstahak olursun!" demektir.
Ahiret bizim için gayb alemidir, bilinmez. Zira henüz orayı görmedik, gidip gelen de yok! Ancak Allah ve Resûlü'nün bildirdikleri kadar bilgi sahibiyiz ve bu bilgilerle olacağına imanımız var.
Kuran'da bildirilen her şeye; Yeniden dirilmeye, ahirette gerçekleşecek hesaba, kitaba, mizana, sorgu-suāle, muāhaze ve azāba, kısaca mahkeme-i kübrāya inanıyoruz. İnanmayanlar başını kuma gömerek bu gerçeği yok sayamazlar, onlar da yakında görecekler.
Kur'an'a göre, ahirette ödül ve azap kesindir. Herkes burada yaptığının karşılığını orada bulacaktır. Lakin, bu ayette fark ettiğimiz bir gerçek daha var. O da, azabın sadece orada değil, burada da tahakkuk edeceğidir. Zira söz konusu Ayette; fuhşiyyâtı, ahlâksızlığı, edepsizliği, iffetsizliği ve her türlü kötülük ve çirkinliği isteyen, yapan ve yayanların, dünyada da azaba uğrayacakları, rezil-rüsvāy olacakları, per-perişan kalacakları haber verilmektedir!..
Çevremize baktığımızda bunların yaşandığına bizzat şahit olunca; "ALLAHU EKBER" demekten kendimizi alamıyoruz. Eminim sizler de yaşananlara şahit oluyorsunuzdur. Kur'an okumayı bitirince "Sadakallahu'l-Azim" diyoruz ya! Gerçekten de "Yüce Allah doğru söylemektedir." Amennā ve Saddeknā.





























Hocam. çok haklısınız fakat bu dil sert bir dil. Çözüme kavuşmuyor maalesef bu şekilde.