Konya şehri için futbol, sadece hafta sonu gidilen bir aktivite değil; bir aidiyet, bir kimlik meselesidir. Ancak son iki sezondur bu kimliğin "direniş" ve "belirsizlik" arasında sıkışıp kaldığını üzülerek izliyoruz. Medaş Konya Büyükşehir Stadyumu’nda oynanan Kasımpaşa maçı, aslında bu sezonun özeti gibiydi: Erken gelen umut, basit hatalarla gelen hayal kırıklığı ve son saniyede VAR’dan dönen o yarım kalmış sevinç...
Maça Jackson Muleka’nın golüyle fırtına gibi başlayan, taraftarıyla bütünleşen bir Konyaspor vardı sahada. "Acaba o özlenen seri mi başlıyor?" dediğimiz anda, savunmadaki o kronik konsantrasyon kaybı yine hortladı. Adil Demirbağ ve Uğurcan Yazğılı’nın sebep olduğu penaltılar, İlhan Palut’un oyun planını adeta baltaladı.Bahadır Güngördü’nün kurtardığı penaltı olmasa, belki de bugün çok daha karanlık bir tabloyu konuşuyor olacaktık. Kalecinin bu devasa katkısı bile galibiyete yetmiyorsa, iğneyi biraz da hücum hattındaki bitiricilik sorununa batırmak gerekiyor.
Çağdaş Atan sonrası dümene geçen İlhan Palut, kuşkusuz bu camianın en güvendiği isimlerden biri. Ancak futbol sadece hoca hamlesiyle düzelmiyor. Takımın 25. hafta itibarıyla 24 puanda kalması ve 13. sıradaki kırılgan yerini koruması, tehlike çanlarının hala çaldığının kanıtı.
Kasımpaşa gibi doğrudan rakibin olan bir takımı evinde yenemiyorsan, deplasmanlardaki baskı iki katına çıkar. 90+7'de gelen penaltı kararının VAR incelemesiyle iptal edilmesi ise tam bir "duygusal çöküş" anıydı. İlhan Hoca’nın maç sonu hakem kararlarına ve VAR skandallarına yönelik serzenişi haklı olsa da, Konyaspor’un hakemlerden önce kendi oyun istikrarını çözmesi gerekiyor.
Konyaspor yönetimi, teknik heyet ve futbolcular artık şunu anlamalı: Kredi tükendi. Bu taraftar, Avrupa kupaları hayali kurduğu günlerden küme düşme hattını hesapladığı günlere çok hızlı savruldu.
Önümüzde kritik bir Kocaelispor deplasmanı var. Eğer o maçtan da puan kaybıyla dönülürse, Konya’da rüzgarlar çok daha sert esmeye başlayacaktır.Konyaspor’un kadro kalitesi bu ligde kalmaya fazlasıyla yeter, ancak "ruh" eksikliği sahada sırıtmaya devam ediyor. Şehrin bu takıma olan inancını tazelemek için artık bahanelere değil, seri galibiyetlere ihtiyaç var.
26. Hafta Kocaelispor (D) Zorlu Alt sıralardan uzaklaşma maçı.
27. Hafta Gençlerbirliği (E) Hedef: 3 Puan Mutlak galibiyet gereken "6 puanlık" maç.
28. Hafta Samsunspor (D) Riskli Deplasman fobisinin aşılması gereken viraj.
29. Hafta Karagümrük (E) Fırsat İç saha avantajının kullanılması şart.


























