Hicrî Yılbaşı, İslam takviminin ilk ayı olan Muharrem’in 1. günüdür. Hz. Peygamber aleyhisselamın Mekke'den Medine'ye hicretini başlangıç kabul eden takvimdir.
Müslümanlar, ibadetlerini hicri, başka bir ifadeyle kameri yani ay takvimine göre yerine getirirler. Oruç, Zekat, Hac... gibi. Bunun sebep ve hikmetleri elbette var ama bunlar üzerinde durmayacağım.
Hicret bir müslüman için sadece bir göç, bir mekan, bir memleket degişikliği değildir. Hicret; inanç uğruna yapılan fedakârlığın, zulüm ve haksızlıklara karşı gösterilen sabrın, zafere giden yolda azmin ve dinini yaşama, yeniden ihya etme adına bir medeniyet inşasının sembolüdür.
Müslüman geleceğe ümitle bakarken, geçmişle yüzleşir. Bir önceki yılın muhasebesini yapar. Önümüzdeki yılı nasıl daha güzel geçirebilirim, nasıl daha faydalı işler yapabilirim düşüncesi ile hareket eder.
Kur'ân-ı Kerîm'de hicret etmek zorunda kalan müminler övülmüş ve şöyle buyurulmuştur:
"Şüphesiz iman edenler, hicret edenler ve Allah yolunda cihad edenler (var ya); işte onlar Allah’ın rahmetini umarlar. Muhakkak ki Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir." (Bakara/218)
Ayet-i Kerime'de vurgulanan iki kavram var: Hicret ve Cihad.
HİCRET; İmkânların tüketildiği yerden, imkanların üretildiği yere intikal etmektir.
CİHAD ise; İslâm’la insan arasına giren tüm engelleri ortadan kaldırmak için üstün çaba sarf etmektir.
Bu şuurla Hicri Yılınızı tebrik ederim.



























