KANDIRILANLAR, KANDIRMAZLAR !..
HAŞMET ÖYKEN

HAŞMET ÖYKEN

KANDIRILANLAR, KANDIRMAZLAR !..

02 Haziran 2015 - 02:37

Allah rahmet eylesin Adil Gücüyener ağabey Güven Partisinden milletvekili adayı olmuş. Dört tarafı dağlarla çevrili Ermenek’e gitmişler seçim otobüsüyle.

Partililer Tekeçatı  yaylasında kurmuşlar sofrayı. Balkusan’dan kaşar peyniri, Taşeli yaylasından ‘Çalba balları’….. Sertavul’un oğlaklarını asmışlar, yemişler içmişler sıra konuşmalara gelmiş.
Adil ağabey’e vermişler mikrofonu .
‘Bir sağıma baktım bir soluma baktım’ diye anlatırdı.
Etraf dağ, tepe…
Aklına ilk geleni patlatıp;
‘Buralara teleferik getireceğim !...‘ demiş çıkmış.
Demiş ama, gözü kahvenin hemen dibindeki sokak aydınlatmasına takılmış,
Kurumuş bir kavak ağacının tepesinde ‘Gaz lambası’…
Önce bir alkış kopmuş sonra, köylünün birisi sormuş;
‘Tileferik ne beyim?...’
‘O gün siyaseti bıraktım!...’ derdi.
Ama seçilememişti aslında… !
……..
O yıllarda , kuş konmaz kervan geçmez dağların tepesinde yaşayanları , yaşadıkları gerçekleri görmeden kandırmaya çalıştılar.
Ve bunun adı siyasetti!
Saf Anadolu insanın sırtından Ankara’ya gittiler.
Ve yıllarca o sırtların üstünde oturdular…
…….
Gaz lambaları ile aydınlanan Ermenek köylerinin elektriğe kavuştuğu tarih uzak değildir.
O gün ekecek toprağı olmayan,
Yolu, okulu, elektriği olmayan insanlar baba topraklarını terk etti.
Bunlardan birisi de bugün  doğduğu toprakların öte yakasında Ankara’ya gitmek için kapı kapı oy isteyen Lütfi Elvan.
Gaz lambası ile aydınlandıkları yıllarda, kendilerine ‘teleferik’ vaad edilen bir neslin çocuğu.
Yani kandırılan!
Şimdi bu adam Torosları delip Konya’ya ineceğim, oradan Kapadokya’ya kadar gideceğim derse,
Şimdi bu adam Antalya’yı havadan, karadan, denizden dünya’ya bağlayacağım derse.
İnanmak gerekir!
Çünkü ; Lütfi Elvan  halkının uçuk vaatlerle kandırılmaya çalıştığı yıllarda yaşadığı toprakların gerçekleri ile büyüdü.
Kandırılmanın acısını bilenler kandırmazlar!...Kandırmamalılar….
……
Ve halk bugün, yaşanan hokkabazlıkların değerlendirmesini yapıp eskilerle hesabını kapattı.
Emeklinin maaşını iki katına çıkartacağım, yılda iki maaş ikramiye vereceğim vaatlerine gülüyor.
Uzun vadeli ve toplumsal hedeflere, projelere bağlanmayan vaatlerin artık hiçbir değeri olmadığını görüyor.
Siyaset,  gaz lambaları ile aydınlanan köylerden,
Kentliyi temel alarak çözüm üreten Akıllı kentlere geldi…

 

Son Yazılar