Dünya Kırım Tatar Dernek Başkanı Mustafa Sarıkamış yaptığı açıklamada Seydişehir Belediye Başkanı Sayın Hasan Ustaoğlu’nun talimatı ile, kira sözleşmesi 1 Mart 2026 tarihine kadar yürürlükte olan bir mekân için Dünya Kırım Tatar Derneği’nden anahtar talep edilmesi üzerine kamuoyuna bir açıklama yapıldı.. Dernek Başkanı Mustafa Sarıkamış imzası ile yapılan açıklamda, "bu davranış artık yerel bir idari tasarruf olmanın ötesine geçmiş, siyasi ve vicdani bir tercih hâlini almıştır." denildi.
Dünya Kırım Tatar Derneği adına yapılan açıklama şöyle: "Bu noktada soruyoruz:Devam eden bir sözleşme varken, yalnızca 10 metrekarelik bir alan üzerinden yürütülen bu ısrar, kime ne kazandırmaktadır?Bu tutumun; Belediyeye mali bir katkısı yoktur, Seydişehir halkına tek bir hizmet üretmemektedir, Kamu yararıyla hiçbir bağı bulunmamaktadır.Buna karşın bu yaklaşım; Hukuk devleti ilkesini, Sivil toplumun meşruiyetini, Toplumsal ve tarihî sorumluluğu zedelemektedir.Dünya Kırım Tatar Derneği; 29 yıldır aynı mekânda. Hiçbir ayrım yapmadan, Hiçbir karşılık beklemedenKırım’a Kur’an-ı Kerim ulaştıran, insani yardım yapan, iftar sofraları kuran, yetimlere sahip çıkan bir iradenin temsilcisidir.Bu anlayıştan rahatsız olanlar olabilir.Ancak bilinmelidir ki;Kırım’dan, Kur’an’dan, yetimden ve insani yardımdan rahatsızlık duyulan bir yerde sorun sivil toplumda değil, o tutumu sergileyen anlayıştadır.Buradan açık bir çağrıda bulunuyoruz:HUKUK DEVLETİNDE KEYFÎ TALİMAT OLMAZSeydişehir Belediye Başkanı Hasan Ustaoğlu’nun talimatı ile, mülkiyeti Seydişehir Belediyesine ait olan ve kira sözleşmesi 1 Mart 2026 tarihinde sona erecek bir alan için, Dünya Kırım Tatar Derneği’nden anahtar talep edilmesi kabul edilemez bir idari uygulamadır.Bu açıkça şunu göstermektedir:
Ortada hukuki bir zorunluluk değil, kişisel bir idari tercih bulunmaktadır.Buradan Sayın Belediye Başkanına açıkça soruyoruz:Devam eden bir sözleşme varken, yalnızca 10 metrekarelik bir alanı boşalttırarak Seydişehir Belediyesi ne kazanacaktır?
Bu tasarrufun; Belediyeye ekonomik bir katkısı yoktur, Kamu yararı üretmemektedir, Hizmet gerekçesi bulunmamaktadır.Bir belediye başkanının, devam eden sözleşmeye rağmen, bir kamu görevlisini “elçi” gibi göndererek anahtar talep ettirmesi, idari teamüllere de hukuka da aykırıdır. İdare, yetkisini baskı aracı olarak kullanamaz.Dünya Kırım Tatar Derneği; 29 yıldır aynı mekânda, Kamu düzenini bozmadan, Kültürel ve tarihî bir misyonu yerine getirerek faaliyet göstermektedir.Bu tablo karşısında yapılan işlem, kamu yararı değil, keyfilik görüntüsü vermektedir.Hiç kimse, kamu gücünü kullanarak sivil toplum kuruluşlarını sindirme veya faaliyet alanlarını daraltma yetkisine sahip değildir. Hukuk, herkes için vardır. Belediye başkanları dâhil.Açıkça ilan ediyoruz: Sözleşme süresi dolmadan yapılacak her işlem hukuk önünde sorgulanacaktır, Bu sürecin yalnızca idari değil, siyasi sorumluları da olacaktır, Konu gerekirse ulusal ve uluslararası tüm platformlara taşınacaktır.Kırım dün sürgündeydi. Bugün yalnız değildir. Kırım bizim umurumuzdadır. Ve bu irade susmayacaktır.Sözleşmesi halen yürürlükte olan bir dernekten anahtar neden istenmektedir?Bu 10 metrekarelik alan, sözleşme bitmeden başka bir kişi veya kuruma mı tahsis edilmek istenmektedir?Eğer ortada bir kamu yararı varsa, bu neden yazılı ve hukuki şekilde açıklanmamıştır?Bilindiği üzere idareler, keyfi değil hukuka bağlı işlem yapmakla yükümlüdür.Hiçbir idari makam, sözleşme hükümlerini fiilen ortadan kaldıracak şekilde hareket edemez.Kamuoyuna saygıyla duyurulur. "
Dünya Kırım Tatar Derneği adına yapılan açıklama şöyle: "Bu noktada soruyoruz:Devam eden bir sözleşme varken, yalnızca 10 metrekarelik bir alan üzerinden yürütülen bu ısrar, kime ne kazandırmaktadır?Bu tutumun; Belediyeye mali bir katkısı yoktur, Seydişehir halkına tek bir hizmet üretmemektedir, Kamu yararıyla hiçbir bağı bulunmamaktadır.Buna karşın bu yaklaşım; Hukuk devleti ilkesini, Sivil toplumun meşruiyetini, Toplumsal ve tarihî sorumluluğu zedelemektedir.Dünya Kırım Tatar Derneği; 29 yıldır aynı mekânda. Hiçbir ayrım yapmadan, Hiçbir karşılık beklemedenKırım’a Kur’an-ı Kerim ulaştıran, insani yardım yapan, iftar sofraları kuran, yetimlere sahip çıkan bir iradenin temsilcisidir.Bu anlayıştan rahatsız olanlar olabilir.Ancak bilinmelidir ki;Kırım’dan, Kur’an’dan, yetimden ve insani yardımdan rahatsızlık duyulan bir yerde sorun sivil toplumda değil, o tutumu sergileyen anlayıştadır.Buradan açık bir çağrıda bulunuyoruz:HUKUK DEVLETİNDE KEYFÎ TALİMAT OLMAZSeydişehir Belediye Başkanı Hasan Ustaoğlu’nun talimatı ile, mülkiyeti Seydişehir Belediyesine ait olan ve kira sözleşmesi 1 Mart 2026 tarihinde sona erecek bir alan için, Dünya Kırım Tatar Derneği’nden anahtar talep edilmesi kabul edilemez bir idari uygulamadır.Bu açıkça şunu göstermektedir:Ortada hukuki bir zorunluluk değil, kişisel bir idari tercih bulunmaktadır.Buradan Sayın Belediye Başkanına açıkça soruyoruz:Devam eden bir sözleşme varken, yalnızca 10 metrekarelik bir alanı boşalttırarak Seydişehir Belediyesi ne kazanacaktır?
Bu tasarrufun; Belediyeye ekonomik bir katkısı yoktur, Kamu yararı üretmemektedir, Hizmet gerekçesi bulunmamaktadır.Bir belediye başkanının, devam eden sözleşmeye rağmen, bir kamu görevlisini “elçi” gibi göndererek anahtar talep ettirmesi, idari teamüllere de hukuka da aykırıdır. İdare, yetkisini baskı aracı olarak kullanamaz.Dünya Kırım Tatar Derneği; 29 yıldır aynı mekânda, Kamu düzenini bozmadan, Kültürel ve tarihî bir misyonu yerine getirerek faaliyet göstermektedir.Bu tablo karşısında yapılan işlem, kamu yararı değil, keyfilik görüntüsü vermektedir.Hiç kimse, kamu gücünü kullanarak sivil toplum kuruluşlarını sindirme veya faaliyet alanlarını daraltma yetkisine sahip değildir. Hukuk, herkes için vardır. Belediye başkanları dâhil.Açıkça ilan ediyoruz: Sözleşme süresi dolmadan yapılacak her işlem hukuk önünde sorgulanacaktır, Bu sürecin yalnızca idari değil, siyasi sorumluları da olacaktır, Konu gerekirse ulusal ve uluslararası tüm platformlara taşınacaktır.Kırım dün sürgündeydi. Bugün yalnız değildir. Kırım bizim umurumuzdadır. Ve bu irade susmayacaktır.Sözleşmesi halen yürürlükte olan bir dernekten anahtar neden istenmektedir?Bu 10 metrekarelik alan, sözleşme bitmeden başka bir kişi veya kuruma mı tahsis edilmek istenmektedir?Eğer ortada bir kamu yararı varsa, bu neden yazılı ve hukuki şekilde açıklanmamıştır?Bilindiği üzere idareler, keyfi değil hukuka bağlı işlem yapmakla yükümlüdür.Hiçbir idari makam, sözleşme hükümlerini fiilen ortadan kaldıracak şekilde hareket edemez.Kamuoyuna saygıyla duyurulur. "






























