Başkan Demirel konuşmasında şu ifadelere yer verdi;
"Kanayan yaramız Gazze’de 7 Ekim’den bu yana acıcısını yüreklerimizde hissettiğimiz ama maalesef hamasetten başka hiçbir şey yapamadığımız Gazze’yle sözlerime başlamak istiyorum. Gazze’de katliamlar devam ediyor maalesef ülkemizde de Gazze savunucularının yargılanması ve Gazze ile ilgili eylem yapanlara uygulanan şiddet hafızalarımıza kazındı. Bu durum bizi çok üzüyor.Sözlerimin başında, özellikle AK Parti’ye oy veren kardeşlerimize seslenmek istiyorum. Zaman zaman bizleri CHP ile iş birliği yapmakla, onların diliyle konuşmakla, hatta daha da ileri gidip terör örgütleriyle yan yana durmakla suçluyorlar.
Evet, geçtiğimiz seçimlerde CHP ile bir ittifak yaptık. Ama şunu çok açık söyleyeyim: Biz 1969’dan beri, bu milletin derdiyle dertlenen herkesle yan yana geldik. Ve 1969’dan beri hep aynı şeyleri söylüyoruz. Belki de başkaları bugün bizim söylediklerimizi tekrar ediyor, dikkatli bakarsanız fark edersiniz.Ama biz hiçbir zaman İsrail’le, ABD’yle, emperyalistlerle aynı safta olmadık! Irak’ta çocuklarımız ölürken, kadınlarımızın onuru kirletilirken biz sessiz kalmadık ve uyarmaya devam ettik. 7 Sülaleniz alnını secdeden kaldırmasa bu vebali ödeyemezsiniz dedik nafiled. Gazze’yi bombalayan uçaklara yakıt gönderenlerle iş birliği yapmadık. Suriye’yi bu hale getirenlerle aynı masaya oturmadık. Ortadoğu’yu kana bulayan güçlerin karşısında durduk.Biz FETÖ’nün karşısında en başından beri durduk. Birileri onlara "hoca efendi" derken biz uyardık. "Bu yapının siyasi ayağı araştırılsın" dedik, kimin parmağı varsa ortaya çıksın, hesap versin istedik ama hep reddedildik.
Biz Kur Korumalı Mevduat’la milletin parasını faizcilere yedirmedik. Rahip Brunson meselesiyle, İsveç meselesiyle milletin kaynaklarını heba etmedik. Ülkenin milyarlarca dolarını heba etmedik. Biz zulme nerede rastladıysak, kime denk geldiyse karşısında durduk. Duruşumuz nettir: Hakkın, adaletin ve milletimizin yanındayız.
AK Parti’ye gönül vermiş kardeşlerim, bizim derdimiz makam değil, koltuk değil. Bizim derdimiz bu milletin yeniden huzur bulması, bu ülkenin yeniden adil bir şekilde yönetilmesidir.Ama ne yazık ki bugün iktidar sahipleri, eleştireni düşman ilan ediyor. Bir yanlışın düzeltilmesini isteyen ya terörist ilan ediliyor ya da vatan haini. Bu yaklaşım ne ahlaka sığar ne de demokrasiye. Biz birlikten, kardeşlikten, kucaklaşmadan yanayız. Kimsenin oyuna, inancına, yaşam tarzına düşman değiliz. Ama milletin değerlerini istismar edenlerin de karşısındayız.Değerli kardeşlerim,
Biz geçmişini de geleceğini de dert edinen bir hareketiz. "Önce ahlak ve maneviyat" diyerek yola çıktık, bugün de aynı noktadayız. Bu yüzden diyoruz ki: Gelin, kucaklaşarak, ayrışarak değil birleşerek, güçlünün değil haklının yanında durarak bu ülkeyi yeniden ayağa kaldıralım.
AK Parti 23 yıldır iktidarda ama hâlâ muhalefette gibi davranıyor. Emekliye, asgari ücretliye maaş değil adeta harçlık veriliyor. Açlık sınırı 24 bin lirayı geçmişken, emekliler 15 bin lirayla yaşam mücadelesi veriyor. Oysa en düşük ücretin yoksulluk sınırı olan 70-75 bin lira seviyesinde olması gerekir. Halkımız sistemli bir şekilde fakirleştiriliyor.
Bakın kardeşlerim, gurur yapmayın. Milli Görüş’ün tek temsilcisi olan Saadet Partisi burada, baba ocağınız burada. Gelin, birlikte çalışalım. Başka maceralara, başka sıkıntılara girmeyin.İŞSİZLİK GERÇEĞİ Geçen hafta Nisan 2025 ile ilgili açıklanan işsizlik rakamlarına göre işsizlik %8.6’ya yükseldi. Resmi verilere göre 3 milyon 63 bin kişi işsiz. Ancak aynı açıklamada TUİK evde oturan ev genci sayısını 5 milyon olarak veriyor. Bu fark ne? Acaba devletimiz bu insanları işsizden saymıyor mu? Evde oturup bekleyen gençleri, geleceğinden umudunu kesmiş insanları görmezden mi geliyor? Bu gençler kaderine mi terk edildi? Biz şeffaf, doğru, gerçekçi veriler istiyoruz!FIRSAT EŞİTLİĞİ NEREDE? Anayasamızda "her vatandaş fırsat eşitliğine sahiptir" deniyor. Ama eğitimde bu eşitliği görebiliyor muyuz? Geliri düşük bir ailenin çocuğu devlet okuluna gitmek zorunda. Ama özel okullar, özel kurslar derken çocuklar arasında büyük bir uçurum oluşuyor. Bu adalet midir?
Sağlıkta da benzer bir durum var. Devlet hastanesinden randevu almak için 45-50 gün, bazen aylarca bekleniyor. Diş tedavilerinde ortodonti için 8 yıl sonraya randevu veriliyor. Parası olan özel hastaneye gidiyor, parası olmayan bekliyor. Bu mu fırsat eşitliği?HİZMETTE ADALET VAR MI? Ekonomik durumu düşük olan mahalleler ile varlıklı mahalleler arasında verilen hizmetlerde açık bir fark var. Fakir mahallelerde yollar bozuk, kaldırım taşları kırık, sokaklar dar. Ama zengin semtlere baktığınızda her şey modern, düzenli, temiz. Bu adalet mi?KONYA’DA BELEDİYE HİZMETLERİ Konya’mızda elbette belediyemiz bazı çalışmalar yapıyor. Ama bu çalışmalar yapılırken halkın mağduriyetleri dikkate alınıyor mu?
Mesela Ulaştırma Bakanlığı’nın Banliyö hattı için kapattığı Cadde ve Demiryolu Caddesi üzerindeki vatandaşlarımızla hiç konuşuldu mu? Bu bölgelerde bir yıldan fazladır süren çalışmalar yüzünden insanlar toz, çamur içinde yaşıyor. Esnaf kepenk kapatıyor. Belediyemizin bu konuda bir çalışması var mı?
Belediyenin verdiği hizmetler zengin mahallelere başka, yoksul mahallelere başka mı? Daracık sokaklarda iki araba geçemiyor, ama başka semtler pırıl pırıl. Bu insanlar ikinci sınıf vatandaş mı? Bizler insanların da temiz, düzenli, yaşanabilir mahallelerde oturmak istiyoruz. Belediye herkesin belediyesi değil mi?Sözlerime son verirken diyorum ki:
Gelin bu ülkeyi yeniden ayağa kaldıralım. Ahlakı, adaleti, hakkı ve kardeşliği hâkim kılalım. Milletin derdiyle dertlenen, halkı için çalışan bir anlayışla yola devam edelim. Biz buradayız, baba ocağındayız. Sizleri de buraya, omuz omuza mücadeleye davet ediyoruz.
Allah’a emanet olun. Sağ olun, var olun."
"Kanayan yaramız Gazze’de 7 Ekim’den bu yana acıcısını yüreklerimizde hissettiğimiz ama maalesef hamasetten başka hiçbir şey yapamadığımız Gazze’yle sözlerime başlamak istiyorum. Gazze’de katliamlar devam ediyor maalesef ülkemizde de Gazze savunucularının yargılanması ve Gazze ile ilgili eylem yapanlara uygulanan şiddet hafızalarımıza kazındı. Bu durum bizi çok üzüyor.Sözlerimin başında, özellikle AK Parti’ye oy veren kardeşlerimize seslenmek istiyorum. Zaman zaman bizleri CHP ile iş birliği yapmakla, onların diliyle konuşmakla, hatta daha da ileri gidip terör örgütleriyle yan yana durmakla suçluyorlar.
Evet, geçtiğimiz seçimlerde CHP ile bir ittifak yaptık. Ama şunu çok açık söyleyeyim: Biz 1969’dan beri, bu milletin derdiyle dertlenen herkesle yan yana geldik. Ve 1969’dan beri hep aynı şeyleri söylüyoruz. Belki de başkaları bugün bizim söylediklerimizi tekrar ediyor, dikkatli bakarsanız fark edersiniz.Ama biz hiçbir zaman İsrail’le, ABD’yle, emperyalistlerle aynı safta olmadık! Irak’ta çocuklarımız ölürken, kadınlarımızın onuru kirletilirken biz sessiz kalmadık ve uyarmaya devam ettik. 7 Sülaleniz alnını secdeden kaldırmasa bu vebali ödeyemezsiniz dedik nafiled. Gazze’yi bombalayan uçaklara yakıt gönderenlerle iş birliği yapmadık. Suriye’yi bu hale getirenlerle aynı masaya oturmadık. Ortadoğu’yu kana bulayan güçlerin karşısında durduk.Biz FETÖ’nün karşısında en başından beri durduk. Birileri onlara "hoca efendi" derken biz uyardık. "Bu yapının siyasi ayağı araştırılsın" dedik, kimin parmağı varsa ortaya çıksın, hesap versin istedik ama hep reddedildik.
Biz Kur Korumalı Mevduat’la milletin parasını faizcilere yedirmedik. Rahip Brunson meselesiyle, İsveç meselesiyle milletin kaynaklarını heba etmedik. Ülkenin milyarlarca dolarını heba etmedik. Biz zulme nerede rastladıysak, kime denk geldiyse karşısında durduk. Duruşumuz nettir: Hakkın, adaletin ve milletimizin yanındayız.
AK Parti’ye gönül vermiş kardeşlerim, bizim derdimiz makam değil, koltuk değil. Bizim derdimiz bu milletin yeniden huzur bulması, bu ülkenin yeniden adil bir şekilde yönetilmesidir.Ama ne yazık ki bugün iktidar sahipleri, eleştireni düşman ilan ediyor. Bir yanlışın düzeltilmesini isteyen ya terörist ilan ediliyor ya da vatan haini. Bu yaklaşım ne ahlaka sığar ne de demokrasiye. Biz birlikten, kardeşlikten, kucaklaşmadan yanayız. Kimsenin oyuna, inancına, yaşam tarzına düşman değiliz. Ama milletin değerlerini istismar edenlerin de karşısındayız.Değerli kardeşlerim,
Biz geçmişini de geleceğini de dert edinen bir hareketiz. "Önce ahlak ve maneviyat" diyerek yola çıktık, bugün de aynı noktadayız. Bu yüzden diyoruz ki: Gelin, kucaklaşarak, ayrışarak değil birleşerek, güçlünün değil haklının yanında durarak bu ülkeyi yeniden ayağa kaldıralım.
AK Parti 23 yıldır iktidarda ama hâlâ muhalefette gibi davranıyor. Emekliye, asgari ücretliye maaş değil adeta harçlık veriliyor. Açlık sınırı 24 bin lirayı geçmişken, emekliler 15 bin lirayla yaşam mücadelesi veriyor. Oysa en düşük ücretin yoksulluk sınırı olan 70-75 bin lira seviyesinde olması gerekir. Halkımız sistemli bir şekilde fakirleştiriliyor.Bakın kardeşlerim, gurur yapmayın. Milli Görüş’ün tek temsilcisi olan Saadet Partisi burada, baba ocağınız burada. Gelin, birlikte çalışalım. Başka maceralara, başka sıkıntılara girmeyin.İŞSİZLİK GERÇEĞİ Geçen hafta Nisan 2025 ile ilgili açıklanan işsizlik rakamlarına göre işsizlik %8.6’ya yükseldi. Resmi verilere göre 3 milyon 63 bin kişi işsiz. Ancak aynı açıklamada TUİK evde oturan ev genci sayısını 5 milyon olarak veriyor. Bu fark ne? Acaba devletimiz bu insanları işsizden saymıyor mu? Evde oturup bekleyen gençleri, geleceğinden umudunu kesmiş insanları görmezden mi geliyor? Bu gençler kaderine mi terk edildi? Biz şeffaf, doğru, gerçekçi veriler istiyoruz!FIRSAT EŞİTLİĞİ NEREDE? Anayasamızda "her vatandaş fırsat eşitliğine sahiptir" deniyor. Ama eğitimde bu eşitliği görebiliyor muyuz? Geliri düşük bir ailenin çocuğu devlet okuluna gitmek zorunda. Ama özel okullar, özel kurslar derken çocuklar arasında büyük bir uçurum oluşuyor. Bu adalet midir?
Sağlıkta da benzer bir durum var. Devlet hastanesinden randevu almak için 45-50 gün, bazen aylarca bekleniyor. Diş tedavilerinde ortodonti için 8 yıl sonraya randevu veriliyor. Parası olan özel hastaneye gidiyor, parası olmayan bekliyor. Bu mu fırsat eşitliği?HİZMETTE ADALET VAR MI? Ekonomik durumu düşük olan mahalleler ile varlıklı mahalleler arasında verilen hizmetlerde açık bir fark var. Fakir mahallelerde yollar bozuk, kaldırım taşları kırık, sokaklar dar. Ama zengin semtlere baktığınızda her şey modern, düzenli, temiz. Bu adalet mi?KONYA’DA BELEDİYE HİZMETLERİ Konya’mızda elbette belediyemiz bazı çalışmalar yapıyor. Ama bu çalışmalar yapılırken halkın mağduriyetleri dikkate alınıyor mu?
Mesela Ulaştırma Bakanlığı’nın Banliyö hattı için kapattığı Cadde ve Demiryolu Caddesi üzerindeki vatandaşlarımızla hiç konuşuldu mu? Bu bölgelerde bir yıldan fazladır süren çalışmalar yüzünden insanlar toz, çamur içinde yaşıyor. Esnaf kepenk kapatıyor. Belediyemizin bu konuda bir çalışması var mı?
Belediyenin verdiği hizmetler zengin mahallelere başka, yoksul mahallelere başka mı? Daracık sokaklarda iki araba geçemiyor, ama başka semtler pırıl pırıl. Bu insanlar ikinci sınıf vatandaş mı? Bizler insanların da temiz, düzenli, yaşanabilir mahallelerde oturmak istiyoruz. Belediye herkesin belediyesi değil mi?Sözlerime son verirken diyorum ki:
Gelin bu ülkeyi yeniden ayağa kaldıralım. Ahlakı, adaleti, hakkı ve kardeşliği hâkim kılalım. Milletin derdiyle dertlenen, halkı için çalışan bir anlayışla yola devam edelim. Biz buradayız, baba ocağındayız. Sizleri de buraya, omuz omuza mücadeleye davet ediyoruz.
Allah’a emanet olun. Sağ olun, var olun."





























