"Kim Milyoner Olmak İster" yarışmasında sorulan 200 bin TL değerindeki tarih sorusu, izleyicileri şaşırtan bir kronolojik gerçeği gün yüzüne çıkardı. Osmanlı Devleti, Aztek İmparatorluğu ve Avrupa tarihini sarsan Yüzyıl Savaşları gibi devasa tarihsel olayların arasında hangisinin daha önce gerçekleştiğini sorgulayan soru, akademik kurumların bazen devletlerden daha köklü olabileceğini kanıtladı. Seçenekler arasındaki en erken tarih, sanılanın aksine görkemli bir imparatorluğun kuruluşu değil, Oxford Üniversitesi'nde eğitimin başlaması oldu.
Tarihsel yanılgıları yıkan kronoloji
Birçok kişi için Aztekler gibi gizemli medeniyetler veya Osmanlı gibi cihan şümul bir devlet, modern görünümlü bir üniversiteden daha "kadim" gibi algılansa da, belgeler tam tersini söylüyor. İşte o çarpıcı zaman çizelgesi:
Oxford Üniversitesi’nde eğitim (1096): Üniversitede eğitimin başladığına dair kanıtlar 11. yüzyılın sonuna kadar uzanır.
Osmanlı Devleti’nin kuruluşu (1299): Söğüt ve çevresinde filizlenen beyliğin devletleşme süreci, Oxford'dan yaklaşık 200 yıl sonradır.
Yüzyıl Savaşları’nın başlangıcı (1337): İngiltere ve Fransa arasındaki bu tarihi hesaplaşma, Oxford çoktan köklü bir kurum haline geldikten sonra başlamıştır.
Aztek İmparatorluğu’nun kuruluşu (1428): Meksika vadisindeki "Üçlü İttifak" ile yükselen Aztekler, Oxford'un eğitim faaliyetlerinden yaklaşık 330 yıl sonra tarih sahnesine çıkmıştır.
Bilgi kurumlarının imparatorlukları aşan ömrü
Oxford Üniversitesi'nin bu kadar eski olmasının temelinde, Orta Çağ Avrupa'sındaki kilise merkezli eğitim anlayışı ve aristokratik ihtiyaçlar yatmaktadır. 1167 yılında İngiltere Kralı II. Henry’nin İngiliz öğrencilerin Paris’te eğitim görmesini yasaklaması, Oxford’u bir anda Avrupa’nın en önemli entelektüel merkezi haline getirmiştir. İlginçtir ki, Oxford Üniversitesi kurulduğunda ne modern İngiliz devleti tam olarak şekillenmişti ne de bugün bildiğimiz pek çok küresel güç sahnedeydi.
Yarışmadaki sorunun düşündürdükleri
200 bin TL’lik bu soru, tarih algımızın genellikle "fetihler ve savaşlar" üzerinden şekillendiğini, ancak "kurumsal sürekliliğin" çok daha derin bir geçmişe sahip olabileceğini gösterdi. Aztekler gibi koca bir medeniyet yok olup giderken veya imparatorluklar yerini cumhuriyetlere bırakırken, Oxford gibi kurumların bin yılı aşkın süredir aynı amaçla ayakta kalması, bilginin ve eğitimin kalıcılığını simgeleyen en güçlü örneklerden biri olarak hafızalara kazındı.





























