"Casperlar" adıyla bilinen, şiddet ve uyuşturucu trafiğiyle beslenen yeni nesil silahlı suç örgütüne yönelik düzenlenen bu tarihi harekatta, üniformasının kutsiyetine ihanet eden 7 polis memuru ve yargının güven kalesi olması gereken bir zabıt katibinin de aralarında bulunduğu 14 zanlı, demir parmaklıklar ardına gönderildi. 23 Şubat 2026 sabahı dalga dalga yayılan tutuklama haberleri, kamu görevlileri ile suç baronları arasındaki kan donduran iş birliğini tüm çıplaklığıyla gözler önüne sererken, dosyadaki detaylar sadece Türkiye sınırlarını değil, uluslararası hukuk arenalarını da sarsacak cinsten bir skandalın fitilini ateşledi.
Alman savcıya suikast planı: Suç örgütü elebaşının karanlık talimatları deşifre edildi
Soruşturmanın en sarsıcı ve dünya basınında yankı uyandıracak detayı ise, kırmızı bültenle her yerde aranan suç örgütü elebaşı İsmail Atız’ın, Almanya’da uyuşturucu baronlarına savaş açan bir savcıya yönelik suikast girişimi iddiası oldu. Savcılığın sevk yazısında yer alan bilgilere göre; 2025 yılında Almanya’da yakalanıp gizemli bir şekilde serbest kalan Atız, kendisiyle bağlantılı Türk kökenli zehir tacirlerini tutuklatan bir Alman savcıyı hedef tahtasına koydu. Atız’ın sağ kolu olarak bilinen "Hamuş" kod adlı Güven Şeren’in, savcının ikametine yakın bir bölgede yakalanmasıyla başlayan süreç, Alman makamlarının dijital analizleriyle birleşince skandalın boyutu İstanbul’a uzandı. Yapılan incelemelerde, Türk emniyet teşkilatının en gizli veri tabanı olan PolNet üzerinden, bu karanlık isimlere ait sorgulamaların bizzat İstanbul’daki bazı polis memurları tarafından yapıldığı ve bu kirli bilgilerin suikast hazırlığındaki örgüte altın tepside sunulduğu belirlendi.
Emniyetten sızan sırlar ve 3 bin liralık ihanet: SKY mesajlaşmaları dosyada
İhanetin bedelinin ne kadar ucuzladığını gösteren dehşet verici bir iddia ise, polis memuru A.A.’nın banka hesabına, suç örgütü yöneticisi Serkan Cemal Güney tarafından yapılan 3 bin liralık sembolik ama bir o kadar da ağır transfer oldu. Sadece para trafiği değil, Europol tarafından çözümlenen ve suç dünyasının "kırılamaz" gözüyle baktığı şifreli mesajlaşma uygulaması "SKY" üzerinden yapılan yazışmalar da soruşturma dosyasının merkezine oturdu. Bu gizli yazışmaların Türkiye bağlantılarının bizzat görevdeki polis memurları tarafından örgüt liderlerine sızdırıldığı, havalimanlarındaki gümrük muhafaza memurlarının ise uyuşturucu kuryelerini korumak için seferber edildiği anlaşıldı. Bakırköy Adliyesi’ndeki bir zabıt katibinin ise suçluların kırmızı bülten durumlarını anbean örgüte raporlayarak adaletin tecelli etmesini engellediği saptandı. Devletin içine sızan bu kanserli hücrelerin temizlenmesi için başlatılan bu operasyon, 2026 yılının en büyük temizlik harekatı olarak kayıtlara geçerken, yargının ve emniyetin bu kirli ittifak karşısındaki tavizsiz duruşu "hiçbir suç cezasız kalmaz" mesajını en sert şekilde verdi.



























