Kur'an-ı Kerim'de Bakara Suresi 184. ayette belirtilir: "Oruç tutmaya güç yetiremeyenler fidye verirler." Fidye, tutulamayan orucun yerine geçen bir telafi (bedel) olup, bir fakiri bir gün doyurmak anlamına gelir. Bu ibadet, orucun kazası mümkün olmayan durumlarda vaciptir ve yardımlaşma ruhunu taşır.
Fidye Neye Göre Hesaplanır? Fidye miktarı, bir kişinin bir günlük temel gıda ihtiyacını (genellikle iki öğün) karşılayacak tutar üzerinden belirlenir. Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, her yıl sosyoekonomik şartlar, gıda fiyatları ve piyasa koşullarını değerlendirerek asgari miktarı açıklar. Fidye, sadaka-i fıtır (fitre) ile aynı miktardadır ve genellikle nakdi (para) olarak verilir. Kişi kendi günlük gıda harcamasını dikkate alarak daha yüksek tutarda da verebilir; asgari tutar alt sınırdır. Ayni olarak (pirinç, un, ekmek vb.) da ödenebilir.
2026 Fidye Günlük Ne Kadar? Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu'nun resmi açıklamasına göre, 2026 yılı Ramazan ayından 2027 yılı Ramazan ayına kadar geçerli günlük fidye miktarı 240 TL olarak belirlenmiştir. Bu tutar, aynı zamanda 2026 fitre (sadaka-i fıtır) bedelidir.
- Bir günlük fidye: 240 TL
- 29 günlük Ramazan için (2026 Ramazan süresi varsayımı): 29 × 240 = 6.960 TL
- 30 günlük Ramazan için: 30 × 240 = 7.200 TL Bu miktar asgaridir; ekonomik durumu iyi olanlar daha fazla verebilir. Diyanet'in açıklaması Ocak 2026'da yapılmış ve tüm yardım kuruluşları (TDV, Kızılay, İHH vb.) bu rakamı esas alır.
Fidye Ne Zaman Verilir? Fidye, tutulamayan her oruç günü için vacip olur ve şu zamanlarda ödenebilir:
- Ramazan ayı başında (tutamayacağı kesin olanlar toplu olarak verebilir).
- Ramazan ayı içerisinde (günlük veya kısmi ödemelerle).
- Ramazan ayı sonunda (Bayram'dan önce veya sonra). En faziletli zaman Ramazan ayı içerisidir. Fidye, orucun kaza edilemeyeceği kesinleştiği andan itibaren vacip hale gelir; geciktirmek günah olmaz ama erken vermek daha iyidir. Ramazan dışında da ödenebilir.
Fidye Kimlere Verilir, Kimler Vermelidir? Kimler vermelidir?
- İleri yaştaki ihtiyarlar (oruç tutamayacak kadar güçsüz ve iyileşme umudu olmayanlar).
- Kronik hastalığı olanlar (şifa umudu olmayan, kalıcı engel durumunda).
- Bazı görüşlere göre hamile veya emziren anneler (çocuk veya kendileri için tehlike varsa; genellikle kaza + fidye birlikte yapılır, bazı mezheplerde sadece kaza yeterlidir). Bu kişiler oruç borçlarını kaza edemeyecekleri için fidye verir. Geçici mazeretlerde (yolculuk, geçici hastalık) fidye değil kaza gerekir.
Kimlere verilir? Fidye, tıpkı fitre ve zekât gibi zekât almaya hak kazanan kişilere verilir:
- Yoksul ve düşkün Müslümanlara (temel ihtiyaçlarını karşılayamayanlar).
- Borçlu olup nisap miktarından az malı olanlara.
- Yolda kalmışlara.
- Allah yolunda çalışanlara (ilim talebeleri vb.). Bakmakla yükümlü olunan kişilere (anne, baba, dede-nine, çocuk, torun, eş) fidye verilemez. Müslüman olmayanlara genel olarak verilmez (bazı görüşlerde acil ihtiyaç halinde caizdir). Fidye, doğrudan ihtiyaç sahibine veya güvenilir yardım kuruluşları (Diyanet Vakfı, Kızılay, TDV vb.) aracılığıyla ulaştırılabilir.





























