Seçimde çekilen kılıçlar, kınına girebilecek mi?
YADİGAR GÜNEŞ

YADİGAR GÜNEŞ

Seçimde çekilen kılıçlar, kınına girebilecek mi?

26 Haziran 2018 - 10:29

Milletçe baskın bir seçim atlattık.

“Cumhur İttifakı” ve “Millet İttifakı” diye ikiye bölünen, sonra bu ittifakların da kendi aralarında partilerine bölünmesine neden olan Cumhurbaşkanlığı ve 27. Dönem Milletvekili seçimleri ne yazık ki ülkeyi de siyasi algıda ikiye böldü.

Önce aday adayları çıktı meydana. Sonra adaylar belirlendi ve seçim kampanyaları, esnaf ziyaretleri, ilçe gezileri, mitingler, propagandalar hızlandı.

Tabi bununla birlikte taraflar arasındaki sözlü ve fiziki düellolar da...

Bu ülke ne yazık ki, “siyasi tarihimizin en önemli seçimi” denilen bir dönemde en kanlı, en kirli propagandaların yapıldığı bir seçim yaşadı.

Ve nihayet dün itibariyle “Sonuçta demokrasi kazandı” denilebilen bir seçim dönemi daha geride kaldı

Ama arkamızda sadece bir seçim değil, düşmanlığın tırmandığı, seçim meydanlarında Türk milletinin genine yakışmayan söz düelloları, kardeşin kardeşe düşman olduğu, partilere ve partililere yönelik saldırıların yaşandığı bir propaganda dönemi geçirdik.

Kan aktı.Taşlar, sopalar havalarda uçuştu. Bıçaklar çekildi.

Bu olaylardan en vahimi Şanlıurfa Suruç’ta yaşandı. Esnaf ziyareti yapan AK Parti milletvekili ve beraberindekiler saldırıya uğradı ve bu elim olayda 4 kişi hayatını kaybetti. Yaralananları söylemeyeceğim bile.

CHP’nin Konya Seçim Koordinasyon Merkezi’ne AK Partili bir grubun taşlı sopalı saldırdığı iddia ediliyor. Hoşgörü kenti Konya’da yaşanan bu olayda da yaralılar var.

CHP’ye saldırıların yanı sıra sosyal medyada hakkında sürekli karalayıcı propagandalar yapılan Abdüllatif Şener’e yönelik de son derece yıpratıcı söylemler ve saldırılara da şahit olduk.

Babası Adanalı, annesi Sinoplu Necmettin Erbakan’ı çadırın orta direğinde bağrına basan, bununla da yetinmeyip Erbakan’ı yıllarca Konya Milletvekili seçen, Başbakan yapan Konya, aynı muhafazakar çizgiden gelen, aynı gömleği giyen Sivaslı Abdüllatif Şener’i CHP’den aday oldu diye bünyesine kabul edemedi.

Belki de muhafazakar çizgiden düşman gibi gördüğü solun kalesine bayrağını dikti diye bu kadar büyük tepki gösterdi.

Abdüllatif Şener’in seçim çalışmaları sosyal medyadan tabiri caizse tefe tutuldu.

Ankara’da Konya yolunda bayraklama çalışması yapan Saadet Partililerin MHP’lilerin saldırısına uğradığı ileri sürüldü. Bu darpta da 7 yaralı var.

Van’da AK Parti’nin seçim aracına saldırı, SP’nin Cumhurbaşkanı adayı Temel Karamollaoğlu’nun Ankara’daki seçim standına saldırı, İYİ Parti’nin Bağcılar’daki seçim standına saldırı, Ankara’da MHP konvoyuna saldırı, Balıkesir’de SP’nin seçim aracına bıçaklı saldırı, ... vs… vs…

Türkiye genelinde 24 Haziran seçimleri öncesinde yapılan seçim kampanyalarında 50’nin üzerinde saldırı ve engelleme gerçekleşmiş.

Çok şükür ki, mafyavari bir seçimi, fazla kayıp vermeden atlattık.

Bunların dışında esas ayrışma ve düşmanlık sosyal medyada patladı.

Sosyal mecralar kin ve öfkenin ayyuka çıktığı, gerçek hayatta şahit olduğumuz saldırıların doğup hayata taştığı portallar haline geldi.

Biz de vatandaş olarak hiçbir siyasi paylaşımın altına yorum yapamaz olduk.

Dostlarımız kendilerine taş dokundu diye “yazık oldu” babında yorumlarla üzüntülerini dile getirdi.

Şimdi doğrusu merak ediyorum…

Onca sözlü ve fiziksel saldırıyla geçen seçimin ardından bakalım bundan sonra herkes birbirini kardeşçe kucaklayabilecek mi?

Şehit verdiğimizde, dış mihrakların üzerimizdeki ekonomik oyunlarında, ülke sınırlarımız terörle zorlandığında birlik ve beraberlik mesajları verenler, seçimde çektikleri kılıçlarını kınına koyup, gerçekten kucaklaşabilecek mi?

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar