Savulun seçmenler… Adaylar geliyor…
YADİGAR GÜNEŞ

YADİGAR GÜNEŞ

Savulun seçmenler… Adaylar geliyor…

19 Mayıs 2018 - 07:58
Reklam

Türkiye, 24 Haziran’da yapılacak baskın bir seçime uğradı. Bazı kesimler erken seçimi bekliyordu ama bu kadar erken olması kimsenin hayalinde yoktu.

Süreç kısa… Aday adayları meydanlara indi…

Şimdi sahne milletvekili aday adaylarının.

Adaylıkları henüz kesin olmasa da onlar seçim startını verdi bile.

Lüks otellerde yaptıkları tanıtım toplantılarıyla halkın önüne çıktılar. Ardından esnaf ziyaretlerine, basın ziyaretlerine, ilçe ziyaretlerine devam ettiler. Kültürel ve sosyal aktivitelerin içinde yer almaya özen gösterdiler. Yaşlıların ellerini öptüler, küçük çocukların başını okşadılar, esnafın sorunlarını dinlediler. Ve bütün bunları sosyal medyadan halka duyurdular.

Şimdi sıra 30 Mayıs’ta kesin aday listelerinin ilan edilmesine geldi. Aday adayları kesin liste açıklanıncaya kadar umutla rölantide çalışmaya devam edecek. Partiler 15 kişilik milletvekili aday listelerini açıkladıktan sonra vites artıran milletvekili adaylarını daha fazla görmeye başlayacağız sokakta.

Deyim yerindeyse sahaya inecekler.

Bu kez evimizin kapısını tek tek çalacak, hanımlara karanfiller dağıtacaklar. Esnafla oturup çaylarını yudumlarken esnafın sorunlarına nasıl çözümler getireceklerini projeleriyle anlatacaklar. Hastanelere gidip vatandaşların gönüllerini bir çiçekle almaya çalışacak, huzurevinde yaşlıları, sığınma evlerinde çocukları ve kadınları hatırlayacaklar. İftar sofralarına oturacak, piknik alanlarında annelerin sardığı zeytinyağlı dolmalardan tadacak, çocuklarla ip atlayıp biz de halkız mesajı verecekler.

Artık ilçeler de büyükşehir sınırları içinde olduğu için ilçe ziyaretlerini daha yoğun gündemle yapacaklar. Ki, bu ziyaretleri birçok milletvekili aday adayı, daha başvurularını yaptıkları günden itibaren gerçekleştirdi.

Devletin çatısı altında yıllarca milletin haberi olmadan millete hizmet edip seçim sathına giren kurum müdürleri, ilçelerle tanışmalıydı elbette. Ama bu ilçe teşkilatlarına yapılan ziyaretler ve birkaç esnaf odasıyla olacak şey değil.

Halkın arasına inilmeli. Sorunları bire bir yerinde dinleyip kağıtlara değil, hafızaya not alınmalı. Tabi ki, çözümlenmek üzere…

Seçimin doğasında vatandaşa gitmek var, var olmasına da, keşke adaylar seçildikten sonra gittikleri kapıları tekrar çalsa. “Ben tekrar geldim. Senin meselen için partime ve Meclis’e şöyle bir öneri sundum. Sorununuzu çözünceye kadar çalışacağız” diyebilseler. O zaman seçim öncesi süreç vatandaş için hengame değil, fırsat olur. Aksi takdirde seçim çalışmaları adı altında yapılanlar seçim öncesi vatandaşı rahatsız etmekten başka bir anlam taşımıyor.

Neyse ki bu seçimde süreç kısa. Adaylar Ramazan rehavetiyle evine kapanan vatandaşı önceki seçimlerde olduğu kadar yoklayamayacak.

Vatandaşın bu süreçten kaçış sebebi belli…

Bugüne kadar çok aday test eden vatandaş artık vaat dinlemek istemiyor. Çünkü daha önceki seçimlerin hepsinde gördüler ki; seçilmeyen aday kendi hayatına dönerken, seçilenler vaatleriyle birlikte Ankara’ya gidiyor, vatandaş bir daha akıllarına bile gelmiyor. Halk bunu çok iyi deneyimledi.

Bunun için bir seçmen olarak adaylara naçizane tavsiyemdir;

Çaldığınız kapıları boşa çalmayın. Her daim çalın. Yoksa bu eylem tokmakla davul dövmekten başka bir anlam taşımaz.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar