Esnafın işletmesini açabilmesi için bir önerim var!
YADİGAR GÜNEŞ

YADİGAR GÜNEŞ

Esnafın işletmesini açabilmesi için bir önerim var!

18 Mart 2021 - 15:28

Hayatımızın üzerine kabus gibi çöken koronavirüs salgını, değişip dönüşerek, neredeyse herkesin kapısını çaldı. Başta ekonomimizi, işimizi gücümüzü, psikolojimizi alt üst etti.

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu’nun tavsiyeleri üzerine her hafta yaptığı toplantılarla; hayatımızı normalleştirmeye ve tedbirlere yönelik kararlar aldı. Ne var ki, tedbirlere olan kayıtsız duruşumuz nedeniyle virüs yakamızı bırakacak gibi görünmüyor.

Mutant virüsün ülkemizde hakim olmaya başlamasıyla paralel alınan normalleşme kararları kafamızı karıştırdı.

Henüz yeterli sayıda insana aşılama yapılamamasına rağmen tedbirlerin bu kadar gevşetilmesi doğru muydu?

Örneğin ilk açıklandığında kırmızı hattında olan, daha sonra giderek kırmızı renge bürünen risk haritasında, Konya’nın yöneticileri her ne kadar maviye dönmek için “Bu şehre mavi yakışır” gibi söylemler geliştirse de sokaktaki hayat pek de bu hedefe varabileceğimizi göstermiyor.

Caddeler, parklar, avm’ler, çarşı-pazar, marketler, her yer dolu…

Peki maske? Bilim Kurulu’nun defalarca önemine vurgu yaptığı en önemli tedbir olarak işaret edilen maske ne yazık ki kolda ya da çenenin altında taşınmaya devam ediyor.

Ya mesafe? Mesafe de yok ne yazık ki. İnsanlar dip dibe bulunmaktan, virüse maruz kalma ihtimalinden çekinmiyor.

Denetimler de neye yarıyor anlamadım. Görünürde kalabalık alanlarda denetim yapıyoruz, hem de dinamik denetim. Ama haberlere yansıyan kalabalık insan görüntülerinin şahitlik ettiği fotoğraf kareleri, vaka sayısının yükselişini tetikliyor.

Yani bu gidişle değil maviye, haritada yok ama bordaya, hatta siyaha doğru koşuyoruz.

Buradan böyle karamsar bir tablo çizmek istemezdim fakat, bir de “halkın geçimi” gibi bir gerçek var.

Hükümet her ne kadar ekonominin canlanması, çarkların dönmesi için bu risk ortamında normalleşme sürecini erken başlatarak, salgının hızlanmasına zemin hazırlasa da esnaf gerçekten can çekişiyor.

Kafe ve restoranlar salgın nedeniyle işletmelerini açamamaktan, iş yapamamaktan yakınıyor. Haklılar da…

Çünkü kapatmak zorunda kaldıkları işletmelerini ayakta tutabilmek için bugünlerde çoğu sadece “gel al” yöntemiyle, yani paket servisiyle çalışıyor.

Ancak, bu onların ne kiralarını, ne elektrik su giderlerini, ne personel maaşlarını, ne vergilerini, ne de malzeme ihtiyacını karşılamıyor.

Devletin verdiği kira desteği de yetmiyor.

Salgının başlangıcında sunulan kredi imkanı da canlarını başka yönden yaktı. Çalışamadıkları, yani bir gelirleri olmadığı için çektikleri krediyi de ödeyemiyorlar.

O yüzden esnafı kurtarmak için sayın yetkililere bir önerim var…

Madem dünyayı kasıp kavuran, insanları evlerine hapseden, canımızı tehdit eden bu virüs lebaleb dolan salonlara girmiyor, o halde kapalı spor salonları esnaflara açılsın.

Konya’da örneğin Mevlana Kültür Merkezi ya da Selçuklu ve Karatay ilçelerinde bulunan Uluslararası Spor Salonu ve Kongre Merkezleri, hatta Selçuk Üniversitesi’nin kapalı spor salonu, esnafın kullanımına açılsın.

Mesela salonun ortasındaki alan bölümlere ayrılsın, restoranlar bir tarafa, kafe işletmeleri bir başka tarafa yerleştirilsin.

Dönerciler, dönerlerini kapının girişine yakın bir yere taksın ki, oluşması muhtemel kuyruklar dışarıya doğru uzasın. Sonra tantuniciler, çiğ köfteciler, diğer fast food esnafı dizilsin yan yana…

Konyalının vazgeçilmezi etliekmek mutlaka olsun bir köşede. “Bir buçuk çek abime, çıtır, bol içli olsun” nidaları yükselsin.

Şöyle enfes ev yemekleri yapan işletmeler, dumanı üstünde yemek kaplarını sıralasın mesela salonun bir köşesinde.

Tostçular bir kenarda kızartsınlar çift kaşarlı ya da karışık, kavurmalı, Ayvalık tostlarını. Yanında da Çaycı Ahmet’in demli çayları kaynasın mesela kazanda. Tostunu alanlar, burada yudumladığı çayıyla, yanındaki çaycıya da geçimini sağlayacak parayı bıraksın.

Sonra pastaneler, tatlıcılar dizilsin sıra sıra. Kuru pastalar, doğum günü pastaları, kurabiyeler, tatlılar alınsın evlerde az sayıda kişinin katılımıyla yapılan doğum günlerine.

Ekmek fırınları, unlu mamuller her ne kadar serbest olsa da salgın döneminde, onlar da bir köşede yerini alsın bu salonda. Diğer unlu mamul çeşitleriyle stantlarını açsınlar.

Tatlıcılar, kuruyemişçiler, şarküteri ürünleri, şekerciler, süt ve süt ürünleri satanlar, … daha kimler kimler…

Vatandaşlar da sosyal mesafe kurallarına uygun olarak oditoryumda oturup ya da yine mesafeli yerleştirilen bistro masalarında siparişlerini afiyetle yesinler mesela. Burada garsonluk hizmeti veren gençlere de kazanç kapısı açılsın böylece…

İş yapamayan bir başka esnaf grubu da okul servis araçları. Onlar da halkın bu salonlara ulaşımını sağladı mı, oldu bitti.

Ne dersiniz? Esnaf buralarda işlerini yapabilse güzel olmaz mıydı?

Madem bu virüs lebaleb dolan salonlarda kimseye bulaşmıyor, biz de esnafa açarak hayatımızı bir nebze de olsa normale döndürecek bu salonlardan esnaflara teşekkürlerimizi bu şekilde iletelim.

Her ne kadar Konya Valiliği; kongre, genel kurul gibi bol toplanmalı etkinlikleri yasakladıysa da salonları yüzde 70 ile lebaleb doldurmaya alışık şehrime bir şey olmaz.

İnşallah, maşallah…

YORUMLAR

  • 2 Yorum
  • Gürdal Yorulmaz
    3 hafta önce
    Sizi tebrik ediyorum. Kaleminize sağlık bilgileniyoruz. Konya klasiği yaşıyoruz süprizmi hayır. Valilik bölgesi eski il genel meclis binası şimdi zabıta daire başkanlığı olmuş galiba oradaki çay ocaklarına bak koyanın kırmızısını görürsün. Spor salonları labaleb virüs yok. Avm lerde Züccaciyeci kavaf tuhafiye açık virüs yok. Garip küçük esnaf Züccaciyeci kavaf tuhafiye kapalı. Kayak merkezleri açık oteller hakeza sanki oralarda restoranlar kapalı oralara gidenler yemek yemiyor aç duruyor. Lokantalar kapalı yazık. Masaya 1 kişi otursun ya ayıp günah dışarıda sokakta ekmek arası ye ya görüp canı çeken olursa ayakta dökülen yere günah günah. Birde Konya Allah selamet versin maske mesafe yok. Vaka çok. Konya ya 100 km Uzakta benim İlçemde vaka 1000 de 1 bile değil bizde Konyanın cezasını çekiyoruz. Esnafa 1000 TL verilmiş??? Aylık Bağkur primi en düşük 1050 tl. Nasıl olacak. Kapalı olan yerlerde çalışanlar ne yapıyor. Gerçekten zor bir dönemden geçiyoruz. Allah yardımcımız olsun.
  • Aysel gurler
    3 hafta önce
    Ne guzel bir dusunce..yurekten katiliyorum arkadasim.aklina kalemine saglik..

Son Yazılar