Çıfıt Çarşısı…
YADİGAR GÜNEŞ

YADİGAR GÜNEŞ

Çıfıt Çarşısı…

04 Haziran 2018 - 15:32 - Güncelleme: 24 Şubat 2021 - 12:41

Bugün bir önceki yazımıza aldığımız uyarıya cevap yazalım istemiştik.

Yazdık da…

O uyarıya cevaben yazdığımız bu yazı seçime hitap etmesine rağmen, seçim sathı mahallinin kazan gibi kaynaması yazının önüne geçti.

O yazıyı daha sonra değerlendirelim.

Şimdi ortam fena karışık…

Tam bir Çıfıt Çarşısı…

Ekonomideki akıl almaz seyir, döviz ve altındaki piyasaları alt üst eden yükseliş, buna partilerin ve partizanların hem yazılı, hem sözlü, hem de sosyal medyadan yaptığı ekonomiyi iyiden iyiye kaosa sürükleyen yorumlar, önce partisini değiştirip sonra tekrar ideolojisine dönen milletvekilleri, bazı isimlerin siyasi fikirlerine hiç uymayan partilerden, hem de memleketleri olmayan şehirlerden aday gösterilmesi, cezaevinde tutuklu bulunan bir liderin Cumhurbaşkanı adayı olarak gösterilebilmesi, siyasi geni hiç de uyuşmayan partilerin dirsek temasında yürümesi, Ramazan’ın maneviyatında yapılan iftar programları, bu iftarlara siyasetin de sokulması, vs. vs…

Bütün bunlar yaşanırken İstanbul’un en ilginç semtlerinden Balat’ın simgesi haline gelmiş Çıfıt Çarşısı geldi aklıma.

Ortalık tam anlamıyla Çıfıt Çarşısı’na döndü.

Birbirinden farklı her türden eşyanın satıldığı tezgahlarında ilaçtan kapı menteşesine, sülükten iğne ipliğe, kumaş boyasından kavanoza kadar her türlü eşyayı bulmak mümkün bu çarşıda. Karmaşıklığın ve dağınıklığın Türkiye’deki simgesi olmuş ve deyimler literatüründe de yer edinmiş Çıfıt Çarşısı, şu anki siyasi gündemi tam anlamıyla özetleyen güzel bir nazire.

Siyasilerin daha önceki seçimlerden alışık olduğumuz birbirlerini karalama politikalarıyla yaptıkları seçim konuşmaları bile masum kaldı bu kargaşanın yanında.

24 Haziran seçimleri öyle kaotik bir ortamda yaklaşıyor ki, Allah sonumuzu hayretsin…

Milletin kafası iyiden iyiye karıştı.

Kime güveneceğini, kime oy vereceğini bilemez durumda.

Seçimin galibi gelebilmek adına milletin kafasında oluşturulan bu karmaşa, hiç birimize hayır getirmeyecek gibi görünüyor.

Ekonomideki spekülasyonlar, manipülasyonlar, 24 Haziran’dan sonra vatandaşa zam olarak, devalüasyon olarak, yeni vergilerle, geçim darlığı olarak dönerse şaşırmayacağız.

Olan yine işçiye, memura, emekliye, çiftçiye, esnafa olacak.

Şimdilerde Çıfıt Çarşısı’na benzettiğimiz bu durum, umarım seçim sonrasında Mısır’ın ünlü Ölüler Şehri’ne dönmez. Dileriz ki, ülkemizi yaz aylarının başlarında müreffeh günler karşılar…

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar