Ulu Önder Atatürk'ü sevmek
TAHİR SAKMAN

TAHİR SAKMAN

Ulu Önder Atatürk'ü sevmek

03 Eylül 2019 - 12:20

“Dünyada emperyalizme karşı verilen ilk savaş” olma özelliğini taşır, Millî Mücadele… O savaş ki, Sevr anlaşmasıyla vatanın yedi düvel tarafından taksim edildiği, ordusunun terhis edildiği, silahlarının elinden alındığı bir dönemde Türk halkı bunun asla kabul etmemiş ve çareler üretmeye başlamıştır.

İşgalcilerin bilmediği; Türk Ulusunun esareti asla kabul etmeyeceğidir.

Kurtuluş Savaşı’mız erinden en yüksek rütbelisine kadar ve halkın tümünün katıldığı, bağımsızlığa inandığı bir savaştır. Her türlü silah, teçhizat vb. eksikliğine, halkın yoksulluğuna, uzun yıllardır süren savaşların getirdiği psikolojik yılgınlığa rağmen, Gazi Mareşal Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde kazmayla, kürekle, kağnıyla savaşarak canlarını vatana siper etmişlerdir.

İşgalcilerin ve onların işbirlikçilerinin kışkırtmaları ve istismarlarıyla çıkan isyanlarla da mücadele etmek zorunda kalmışlardı. Bu öylesine bir savaştı ki, “ölüm kalım meselesi” demek bile az gelir; bir ulus yeniden, yediden yetmişe Atatürk’e inanmış ve bu mücadeleye katılarak zafere ulaşmıştır.

Büyük zaferin 97. yılını kutladığımız şu günlerde gençlerimizin Atatürk ile ilgili bilgilerinin eksikliğini görmek oldukça üzücü bir durum olarak ortaya çıkarken hangi amaca hizmet ettiklerini bir türlü anlayamadığımız birtakım insanlar/ mihraklar Atatürk hakkında yalana ve iftiraya dayalı olumsuz düşüncelerini yaymaya çalışmaktadırlar. Ve bu insanların yine anlaşılmaz bir şekilde Büyük Zafer’i yok sayma gafletine bile düştüklerini görmekteyiz. Birlik ve beraberliğimizi hedef alan bu tür girişimler, dün olduğu gibi bugün ve yarın da yok olmaya mahkûmdurlar.

Atatürk, bu ülkenin çimentosudur!

O günün şartlarını gözlerinin önüne bir getirebilselerdi, Atatürk’ün ne denli dahi bir lider/ komutan olduğunu, hangi zaviyeden baktıklarını bilmediğimiz bakış açılarını değiştirebilselerdi elbette görebileceklerdi.

Bugün eğer bağımsız bir ülkede yaşıyorsak, camilerimiz açıksa, hutbeler okunuyorsa bunu Yüce Atatürk’e borçlu olduğumuzu asla unutmamalıyız.

Liderler zor zamanlarda ortaya çıkarlar. Ömrünü savaş meydanlarında geçiren ve Türk Ulusuna özgürlüğünü, tebaalıktan çıkarıp yurttaş olma bilincini armağan eden Yüce Atatürk’ü işte bu nedenlerden dolayı seviyorum.

Vatanın kurtuluşunu borçlu olduğumuz bir insanı sevmezsem, kimi seveceğim?

Ulu Önderimiz Atatürk’ü seviyorum; bugün özgürce dolaşabiliyorsam, “vatanım” dediğim topraklara bir anlam katabiliyorsam, özgürce düşünebiliyorsam, yazabiliyorsam, okuyabiliyorsam, ülkemizin “muasır medeniyetler seviyesine” gelmesi için çalışabiliyorsam, ülkemde demokrasi varsa ve özgür irademle ben oy kullanabiliyorsam, inançlarımı özgürce yaşayabiliyorsam, yasalar önünde tüm vatandaşlar gibi ben de eşitsem… Padişaha kul değil; devletime vatandaşsam, tüm bunları ve daha fazlasını borçlu olduğumuz için Atatürk’ü seviyorum.

Dünyada birçok ülkenin gıptayla baktığı, örnek aldığı ve aradan geçen bunca yıla rağmen adının tüm dünyada yükseklerde anılması ve sürekli gündeme gelmesi, savaştığı ve yendiği ulusların bile aziz hatırasına saygı gösterdiği bir lider olduğu için…

İşte bunun için seviyorum!

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar