Kitap-sız!..
TAHİR SAKMAN

TAHİR SAKMAN

Kitap-sız!..

28 Ağustos 2021 - 10:43 - Güncelleme: 28 Ağustos 2021 - 11:02

/Yeri yoksa sizde, kitap sızlar
 Kitap satın alın ‘kitap’sızlar/

Sizi bilmem ama evimde kendi çapımda bir kütüphanem var. Ve kitap benim en kutsalımdır; çünkü kitap olmasa bilgiye ulaşmamız mümkün olamayacaktı.

Merhum babamın da geniş bir kütüphanesi vardı; Osmanlıca, Arapça ve Farsça eserler yer alırdı ki dini eserlerin yanı sıra tam bir genel kültür kütüphanesi olduğunu söylerdi, merhum Hasan Özönder…

Babamın elinde kitap olmadan uyuduğunu asla görmedim. Müzik aşkı ile beraber kitap sevgisi, okuma sevgisi hiç bitmedi. Yusuf Ağa Kütüphanesi’ne gider akşamlara kadar okurdu. 

80’li yıllarda Kütüphaneler Haftası’nda yılın okuyucusu seçilmişti. Ödül töreninde konuşan dönemin Selçuk Üniversitesi Rektörü merhum Erol Güngör şöyle demişti; “Mazhar amcamın folklorcu yönünü biliyordum ama bu yönünü bilmiyordum; 70 küsur yaşında bir adamın yılın okuyucusu seçilmesi gençliğe inen bir şamardır!”

Meydan Larousse’u baştan sona okuduğunu biliyorum.

Sonra babamın gözleri zayıfladı, okuyamaz oldu, işte o zaman babam hayata resmen küstü. 

Bir adamın okuma aşkını işte o zaman gözlerimle gördüm; babam, gözlerini büyük ölçüde kaybettikten sonra yemeden, içmeden kesildi ve “yaşamak bu değil” diyordu artık…  

Ve sadece üç ay sonra kaybettik…

Babamdan sonra kütüphanesini, Hasan Özönder Hoca’mın nezaretinde Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ne bağışlamıştık. Sadece yaklaşık 300 yıllık bir el yazması havas kitabı ile Konya Erkek Muallim Mektebi'nde öğrenciyken kendi el yazısı ile beğendiği şiirleri yazdığı eski Türkçe bir defter kaldı… Bir de Konya Halkiyat ve Harsiyatı’nın ilk baskısı… 

Bunları niye yazdım?

Şehrimizdeki yerel yönetimler ciddi anlamda kitap yayımlıyorlar elbette ki bu çok sevindirici bir durum. Her ne olursa olsun, her kitaptan öğrenilecek bir şey olduğuna inananlardanım.

Lüks baskılı, neredeyse karton gibi kalın kuşe kağıtlara basılan bu eserlerin bazılarını taşımak bile zor. Bunu neden böyle yaparlar anlayamıyorum; kitabın ağırlığı içindeki bilgiyle olmaz mı? Bu aynı zamanda ciddi bir maliyet demek.

Geçenlerde Rampalı Çarşı’da dolanırken Büyükşehir Belediyesi’nin bazı kitaplarını görünce şaşırdım… sonra duyduklarıma inanamadım.

Yıllar öncesine gittim; Konya İl Halk Kütüphanesi’nin bodrum katı sorunluydu, yağmur yağınca kanalizasyon taşar, kütüphanenin arşivi sular altında kalırdı.

Bundan kurtulmak için dahiyane bir yol bulunmuştu; arşivdeki birçok kitabı, dergiyi SEKA’ya (o zamanlar SEKA diye bir kuruluşumuz vardı) geri dönüşüme satmak! Hatta bir kamyon da gitmişti sanırım. 

O dönemlerde Yeni Meram’da yazıyordum ve bunu köşeme taşıyınca, Prof. Haşim Karpuz önayak oldu ve arşiv satılmaktan kurtuldu; Selçuk Üniversitesi öğrencileri bir yaz boyunca onları tasnif ettiler ve üniversiteye kazandırıldı.

Şimdi duyduklarıma inanamadım…

Depoları boşaltmak adına zaman zaman eldeki kitaplar geri dönüşüme, kiloyla satılıyormuş. Bu kitaplar onlarmış…

Şimdi düşünüyorum yoksa düşünmese miydim?

Bu kitapların ciddi maliyetleri var, bunlar geri dönüşüm yerine ülkemizin tüm kütüphanelerine, üniversitelerine yollansa olmaz mıydı? 

Yok, yok inanmıyorum olmaz böyle şey!

Milyonlar, milyarlar harcanarak basılan bu kitaplar halkın parasıyla yayımlanıyor, böyle bir ihtimale zihnimde asla yer vermiyorum…

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar