Beyşehir Gölü'nü gözyaşı ile sulamak!.
TAHİR SAKMAN

TAHİR SAKMAN

Beyşehir Gölü'nü gözyaşı ile sulamak!.

26 Eylül 2021 - 23:33

Yılda 5-10 kez gittiğim Beyşehir’den bu sefer hüzünlerle dönüyorum…

Hakkında birçok yazı kaleme aldığım, şiirler söylediğim Beyşehir Gölü’nü böyle görmek beni çok sarstı, içimi acıttı…

Haziran ayında gitmiş ve bir şiir söylemiştim; “Mavi Yeşil Beyşehir” başlıklı… sonra temmuz sonu gitmiş ve bir yazı paylaşmıştım yine sosyal medyada…

/güneş her yerde batar
 beyşehir’de iner
 adamın yüreğine yüreğine/

Demiştim… bu sefer de de indi yüreğime ama bir başka anlamda!

Geçtiğimiz cumartesi günü yine içimdeki heyecanların büyüsüne kapılarak uçarak, elsiz, ayaksız gitmiştim ama hüsran… Romantizmin doruklarını yaşadığım Beyşehir Gölü’nün hâli yüreğimi nasıl burktu bilemezsiniz…

Küresel ısınma ve kuraklık… bir yere kadar tamam, anlıyorum ama tedbir almayan bizlerin hiç mi kabahati yok?

Bırakın tedbiri, gölden aşırı su çekilmesini bile önleyemiyorsanız…. Göl kuruduktan sonra feryat etmenizin bir anlamı olacağını mı düşünüyorsunuz yoksa?

Oysa çok sevinmiştik, göl ve çevresi Milli Park ilan edilmişti ve doğal hayat korunacaktı?

Beyşehir Gölü’nü saran kamışların hazin görüntüsü, suların çekilmesi ve yeni yeni adacıkların oluşması… 

Gözlerinizdeki sular hiç kurumamalı, Beyşehirliler!

Beyşehirliler, gölü; sizin için sadece kenarına oturup çekirdek yediğiniz bir alan olmaktan hâlâ çıkaramamışsanız… Sadece akşamüstleri güneşin batışını izlediğiniz bir yer olmaktan çıkaramazsanız… 

Göle ihanet ettiğinizin farkında mısınız? 

Yazılacak o kadar çok şey var ki? Göl kenarında cumartesi günleri kurulan derme çatma yerler… Beyşehir’e yakışıyor mu?

Adı üzerinde; Beyşehir, beylerin şehri…

Pazar veya panayır her ne yapacaksanız isminize yakışmalı!

Eşrefoğlu Camisi… Harika ötesi bir yapı, bilmeyeniniz yoktur; ta Beylikler döneminden kalan 7 asırlık dev bir eser ki hâlâ sırlarla dolu; büyük bölümü ağaç olan caminin ayakta kalmasının sırrı nedir?

Ecdadımız 7 asır önce yapmış, camide kullanılan ağaçların çürümemesi için ortasına karlık yapmış… Ecdadımın yaptığı cami çürümemiş, ya bizler?

Heyhat ki heyhat; bizlerin bir karlığı yok, bunu anlayabiliyorum ama ya yüreğimiz?

Hiç mi sızlamıyor?

Biz ne yapıyoruz? Satıcılarla çevirmişiz, düzensiz, sokak ortasında… Bir Eşrefoğlu Camisi’ne bakıyorum, bir çevresindeki düzensizliğe ve utanıyorum ecdat yadigârı bu muhteşem camiden…

Halbuki orada bir han var, restore edilmiş bomboş duruyor, bu satıcılar oradaki küçük dükkânlara çekilse daha iyi olmaz mı? 

Ülkemizin en iyi tarhanası Beyşehir’dedir, daha bunu bile pazarlayamıyorsunuz?

Bir kooperatif kurup ülke çapında satmanız çok zor değil aslında, buyurun size yeni bir iş kapısı… (Bir tarhana fabrikasının kurulduğunu öğrendim, alkışlıyorum.)

Gölde ne kadar balık kaldı bilmiyorum ama insanlar sadece balık yemek ve gölü gurup vakti görmek için geliyorlar, haberlisiniz değil mi? Gölü kaybederseniz, Beyşehir’i kaybedeceğinizi bilmelisiniz!

Beyşehir adı gibi olmalı; şehirlerin beyi olmalı… 

Göl, Anamas Dağları’nın eteklerine takılan altın bir gerdanlık gibi dururken, gölü korumak için gerekirse hepimiz gözyaşlarımızla sulamalıyız!

Ah Beyşehir vah Beyşehir; dünün ihtişamı gözümüzün önünde dururken onlara sahip çıkmak da bizlerin asli işi olmalı; doğal güzelliklerin korunması için Beyşehir’i, Konya’yı ve tüm ülkeyi ayağa kaldırmalıyız!

Ama önce Beyşehirli kardeşim, gölüne ve Beyşehir’ine önce sen sahip çıkmalısın… 

/güneş her yerde batar
 beyşehir’de insanın yüreğine/

YORUMLAR

  • 2 Yorum
  • SeyitKarakaya #SK
    2 hafta önce
    Yüreğine sağlık, sadece Beyşehir'in gölünü değil insanlığını da kaleme almışsın. Varlığın daim olsun değerli büyüğüm başarılarınızın devamını dilerim beni de etketlemenizi diliyorum.""Güneş her yerde batar Beyşehir'de insanın yüreğine" ❤ "Anamas Dağları'nın eteklerine takılan paha biçilmez altın bir gerdanlık" edanız beni tüm okuyanı mest edeceğine eminim. Kaleminiz keskin olsun Saygılarımla Tahir hocam
  • Aydın KORKMAZ
    2 hafta önce
    Kaleminize yüreğinize sağlık. Sakıncası yoksa bu güzelim yazıyı Anamas Dergisinde aynen yayımlamaktan şeref duyarız, çok tesekkurler

Son Yazılar