Beyşehir denizi...
TAHİR SAKMAN

TAHİR SAKMAN

Beyşehir denizi...

24 Temmuz 2021 - 11:47 - Güncelleme: 24 Temmuz 2021 - 15:34

Kim demiş Konya’da deniz yok diye! Hem de öyle böyle değil; ciddi ciddi, Akdeniz sahillerini aratmayacak güzellikte.

Bayramda sıcaktan bunalınca, “deniz olmasa da göl havası alalım bari” dedik ve düştük yollara. Ama sadece biz değilmişiz yollara düşen; Beyşehir’e girerken yoğunluktan bunu anladık…

Beyşehir, Alanya’yı aratmayacak kadar kalabalıktı. Plakaların çeşitliliği Beyşehir’deki kalabalığı anlatıyordu. Her yer tıklım tıklımdı ve ne maske ne mesafe, korona hikâye olmuştu sanki!

Gerçi Alanyalılar da Konyalılardan bu sefer çok şikâyet ediyorlar ki bazı konularda haksız da değiller hani. Sosyal medyada gördüğümüz kadarıyla, arabaların içinde, parklarda, refüjlerde geceleyenler; görüntü kirliliği yanında alkol alıp taşkınlık yapanların davranışları hiç de hoş değil.

Beyşehir Karaburun Plajı sosyal tesisler açısından mükemmel güzellikte, ciddi bir yatırım yapılmış. Yörük çadırlarının giydirildiği; banyo, tuvalet, kafe gibi yerlerin sıklığı ve düzenli oluşu modern bir tesiste olduğunuzu size hemen hatırlatıyor.

Burada Beyşehir’in meşhur tarhanasını göle karşı yemek ayrı bir keyifti. Yemediyseniz mutlaka yemelisiniz. Doğal, leziz ve besleyici. Sadece tarhana yemek için bile Beyşehir’e gitmeğe kesinlikle değer, bendeniz yılda 5-10 kez giderim.

Bekarlar Plajı’nın yanı sıra aileler için ve sadece kadınlar için de bölümler ayrılmış. Şezlonglar ve şemsiyeler için ayrıca ücret ödemiyorsunuz; girişte otomobil için 15 TL ödemeniz yeterli.

İnanılmaz derecede kalabalıktı ama plajın geniş bir alana yayılması boş yer bulmanızı kolaylaştırıyor. Bodrum’da, Marmaris’te gördüğümüz plajlardan tek farkı göl kenarı ve Konya’da olmasıydı.

Olumsuz tek tarafı, plajın sırtlarındaki mangalcılardı…

Mangal hakkında ayet mi var, herkes illa her yerde mangal yakmak zorunda mı? Alışılmış görüntüler, duman ve kalabalık; herkes neredeyse omuz omuza oturmuş, dumana boğulmuş şekilde piknik yapmaya çalışıyordu.

Tabii ben göle girmedim ama şezlonglara oturup manzaranın ve temiz havanın, rüzgârın keyfini çıkardım.

Cankurtaranların sıklığı yanında göldeki kurtarma botlarının varlığı can güvenliği açısından güven veriyordu ki zaten plajın olduğu yerler çok derin değildi.

Bir şey beni çok şaşırttı aslında tam bizlik: Plajda, göl kenarlarındaki tabelalarda “Dikkat bu alanda göle girmek tehlikeli ve yasaktır” yazıyordu…

Koptum…

Göle girmek yasak ve tehlikeliyse bu plajı niye yaptınız ve insanları buraya niye çağırdınız? Belediye Başkanı, insanları Beyşehir’e davet ederken bu tabelalardan haberi yok muydu acaba?

Yine ilk fırsatta gideceğim ve tabelalara bakıp bakıp, göl havası eşliğinde, elimde tarhana, oksijen yüklenip güleceğim, kimse kızmasın lütfen!

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar