Yola çıktıklarını, yolda bulduklarına değişirsen...
SAİT ÖZCAN

SAİT ÖZCAN

Yola çıktıklarını, yolda bulduklarına değişirsen...

01 Nisan 2021 - 17:49

Tarihçi değilim ama, iyi bir tarih okuyucusuyumdur.

Osmanlı Tarihi’nde yükselme, duraklama ve gerileme devirlerini bir karşılaştırma yapabilmek için defalarca okuduğum ve incelediğim bölümler vardır.       

Anlamakta güçlük çektiğim bölümleri gerçekten tekrar tekrar okuduğumu söyleyebilirim. Herkesin herşeyi anlaması elbette mümkün değil ama, herkesin bir şeyi, yani karşılaştırma ve doğruyu tesbit edebilme adına son kararı verirken liyakat ve tecrübeye önem verilmesinin önemli olduğuna inanmaktayım.

Osmanlı Tarihi ne acıdır ki, yukarıdaki kısmen bahsettiğim görev dağılımı ve yönetimsel zaaflardan enerji kaybına başlamıştır. Üç bünyenin sağlamlığı belki bu kaybın boyutlarını uzunca bir müddet farkettirmedi ama hepimiz biliyoruzki, bu hepimiz için önemli bir kayıp olmuş, dünyanın en güçlü devleti sadece kendi içindeki yanlış uygulamalardan dolayı başkalarının kötü niyetlerine kurban olmuştur.

Saraydaki atamaların yanlışlığı, gruplaşmaların birbiri ile alttan alta itişip kakıştığı, hakkı olmayanların hakettiğinden çok daha iyi yerlere gelip, makam ve mevkilerin ahbablık ilişkilerine göre dağıtılıp, tarlada izi olmayanların harmanın en bereketli anına çonduğu devlet ciddi anlamda zarara uğramıştır. İşi bilene sen şurada otur denilip sadece söyleneni yapanların yönetimindeki bir sistem, Osmanlı’daki gerçek çürümenin sebebidir. 

Babamız Osmanlı’da bu hastalık ne kadar devam etti bilemem ama, toplum olarak genlerimize sirayet ederek varlığını devam ettiriyor. Geçtiği miz günlerde Akdeniz Üniversitesi’nde bir atama için beni arayan bir arkadaşım, “Sait Bey kızım üniversite ye başvurdu, senin dostların var bir yardımcı olurmusun?” dedi. Kızımız istenen şartları taşıyormu dedim. “Tabiki, fazlası ile, İngilizce dil belgesi 92, KPSS çok başarılı, hatta 5 yıllık iş deneyimi de var” dedi.                        

Bu durumda kızımız kesin girer endişe neden dedim şaka yollu. Arkadaşın bana söylediği ise ilginç idi.  “Hocam burası Türkiye, hak ve liyakata dikkat edilse sorun zaten yok. Birileri bir yerlere sabah erkenden ulaşırsa liyakat ve tecrübeyi kim takar ki” dedi.

Ne oldu biliyormusunuz? Arkadaşın kızı sıralamaya bile giremedi. Osmanlı’dan bu güne biz hep aynıyız. Liyakat, bilgi ve tecrübenin faydasını nedense bir türlü kavrayamıyoruz.

Esas tehlike ise şurada, Yola çıktıklarını yolda bulduklarına değişirsen, hem yolunu kaybedersin, hem de dostlarını…

YORUMLAR

  • 1 Yorum

Son Yazılar