Kapı çalınıyor.. Tık. Tık.. Tık…..
MEHMET EMİN PARLAKTÜRK

MEHMET EMİN PARLAKTÜRK

Kapı çalınıyor.. Tık. Tık.. Tık…..

11 Kasım 2021 - 21:51

Hayat değirmeninde yuvarlanıp gidiyoruz.
Ömrümüz birer birer tükeniyor.
Bir de bakmışız ki, kapımız çalınıyor:
“Tık… Tık…Tık…”
Bir dâvet sesi, bütün planlarımızı alt-üst ediyor.
Daveti bildiğimiz halde gitmeye ayak diretiyor, bu çağrıya kulak tıkıyoruz.
Oysa, davetçi kutlu, davet kutlu yerden geliyor...
Bu daveti almış bir insanın ruh hâlini yansıtıyor aşağıdaki satırlar.
Bizim onlardan bir farkımız var mı, dinleyelim arkadaşlar:
*****
HAYDİ GİDİYORUZ
-Kim o?
-Hazırlan gidiyoruz.
-Sen kimsin? Nereye gidiyoruz?
-Sıran geldi, gerçek evine gidiyoruz.
-Gerçek ev mi? Sen... yoksa!?.
-Evet, tahmin ettiğin gibi… Hadi gidelim.
***** 
İŞLER BİTMEDİ
-Dur bir dakika, ne olur biraz mühlet! Daha bir sürü işim var yapılacak.
-İş kalmaz. Birileri yapar. Haydi oyalanma artık.
-Ama ya çocuklar?! Onlar daha çok küçük, bari vedalaşsaydım!
-Onlar, sen olmadan da büyürler! Hadi seni bekleyenler var!
-Bekleyenler mi? Onlar da kim?
-Gidince görürsün.
-Anladım.
-Hadi, durma öyleyse!
***** 
BORÇLU GİDEMEM
-İyi de, kalbini kırıp gönlünü alamadıklarım, iyiliğini görüp karşılık veremediklerim var. Hatta, haksızlık edip helalleşemediklerim var! Borçlu gitmek istemiyorum.
-Bunu zamanında düşünseydin!
-Zamanında mı? İyi de, ben daha zamanım var sanıyordum.
-Hepiniz aynısınız… Zaman dediğin, içinde bulunduğun andır. Geçen geçmiştir, bir daha gelmez. Gelecekse meçhuldür, ya gelir ya gelmez!  Üstelik bu, senin elinde de değil!.. Bunun ötesi yok ki!
***** 
PİŞMANIM
-Keşke!.. Keşke!…
-Bu günü yaşarken hep yarın gibi davrandın. Söyle böyle olmadı mı? Üstündeki üniformanın sorumlulukları vardı. Yerine getirmedin…
-Haklısın! Çok pişmanım!
-Pişmanlık fayda vermez. 
-Hiç mi şansım yok? Biraz merhamet, biraz mühlet lütfen!... Göreceksin bak, bir dahaki sefere çok hazırlıklı olacağım!... 
***** 
SON FIRSAT
Evet, onu götürmeye gelen kişi, tam elini tutmuştu ki, kan ter içinde çığlık atarak kalktı. Yanındaki eşi onun elini tutmuş “sakin ol bey!” diyerek onu rahatlatmaya çalışıyordu. Belli ki, gördüğü rüyadan çok etkilenmişti.
-Allah’a şükür ki dedi, bu bana bir uyarıydı… Şimdi gitmiyorum, ama her an gidebilirim… o, bir daha geldiğinde benim “önümde umut, arkamda pişmanlık” olmamalı!... 
dedi ve ağzından şu dizeler döküldü:
“Gün bu gündür, an bu an!
Haydi durma, hazırlan!...”

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar