Köşe yazısı yazmak
M. LATİF YILDIZ

M. LATİF YILDIZ

Köşe yazısı yazmak

26 Ekim 2018 - 15:57

    Köşe yazısı ve habercilik 50 yıllık mesleki uğraşımdır. Ama köşe dönmedim, köşkler, yalılar, saray sahibi olmadım. Arka bahçe yandaş medya bilmediğim için şan, şöhret, para, pul sahibi de olmadım. Neden olmadığımı izah edeyim.
    30 yıl öğretmenlik, 45 yıl aktif gazetecilik, 50 yıl yazarlık yapmış biri olarak 5N1K ilkelerine bağlı haber yaparken, gerçekleri gün yüzüne çıkartırken kamuoyuna aktarmakla yetinmeden; denetleme, sorgulama ve eleştirmesini de bildim. 
    Gazetecilik ve yazarlık doğru için yanlışa karşı çıkma mesleğidir. Konjonktüre göre, hareket etmez. Olayları örtbas etmez. Bu yazarlık ruhuna, mesleğine de aykırıdır. Kimsenin propagandasını yapmadan, yermeden; uyarı görevini yaparken ezenin değil, ezilenin sesi olmaktır. Koşulsuz düşünce ve ifade özgürlüğünden yana olmaktır. Dürüst hayat ve yönetim için duyarlılık yaratmak her gazetecinin özlemi ve arzusudur. 
    Toplumsal demokrasi için kalemimle insan haklarını, temel özgürlükleri evrensel bir anayasa olarak gördüm. Gazetecilik, yazarlık, öğretmenlik; çok şükür üçünü yıllarca yaptım. Öğrencim ve okurum istediğini satın aldı. Yazdıklarım bazen çok ağır, sert oldu. Bunun için sorgulanmadım, suçlanmadım. Ellerinde kalem ve objektiften başka bir şeyi olmayan gazeteci ve yazar yasal olarak suç işlemedikleri sürece onlardan korkulmamalı.
    Fakatsız, âmâsız, eşit, adil, demokrat ülkede birlikte yaşansın istemek; temel insan haklarından ümidi kesmemek yazarın görevidir. Kimliklere, gruplara, inançlara, insan hak ve özgürlük ilkelerine bağlılıktan dolayı hukuktan umut kesmemektir. 
      50 yıllık gazetecilik, yazarlık hayatımda tekzip, suçlama, itham ile karşılaşmadım. Gazetecilik, habercilik, yazarlık hayatım boyunca ilkem “adalet”, “demokrasi”, “özgürlük”, “eşitlik”, “kardeşlik” MANİFESTOSU oldu. 
Düşünce, eleştiri yaparken ortak payda ve akıl ile görüş belirterek sorunlarımızı çözmeliyiz. Barış için çırpınan haberci ve yazarı soruşturmak, sorgulamak, sindirmek, susturmak ile sorunlar çözülseydi yüz yıldır meselelerimizi çözerdik. 
Aynı dine, Kuran’a inanları bir birine kırdırtan bu dünyadaki cehenneme karşı çıkmak sadece gazetecilik değil, insani, vicdani, ahlaki görevdir. Haberci yönetenler karşısında dik durur; eleştirir, yanlışlarını gördüğünde hesap sorandır. 
Ahlakı, hukuku, kuralları, insani değerleri ve inancı çürümüş toplumların ağır bedeller ödediğini tarih hocası olarak bildiğim için gidişe karşı ancak haberler ve yazılarla durulabilir. Yüzde 99 Müslüman ülkeyiz. Kutsal kitabımız Kuran: “bir birinizi sevin, dayanışma içinde olun, diyalog kurun” diyor. Bizler kırıyor, yakıyor, yıkıyor, ayrıştırıyor ve öldürüyoruz.
Hayatım boyunca “önce insan” dedim. İnsan varsa hayat vardır. Bu nedenle kurumlar anayasa ve yasalara uymak ile yükümlüdür. Kurumların itibarını korumak için yönetenler savaş hali olsa bile yasalar içinde; inanç, genel ahlak, gelenek, görenek, nezaket kuralları ve uluslararası yaslara uymaları gerekir. 
Beğensek, beğenmesek, kabul etsek etmesek, değiştirilene kadar mevcut anayasada yer alan “ demokratik sosyal hukuk devleti” ilkelerine uymak sadece haberci, değil; tepeden tavana uymak zorundayız. Yönetenleri topluma eylem, söylemlerinde “rol model” olmalılar.
Kişilere, toplumun çeşitli kesimlerine, devlet ya da devlet organlarının tüzel kişiliğini suçlamadan; hedef almadan; hakaret, aşağılama, tahkir etmeden eleştiri yapmalıdır.
Kendi adıma “Bin tane evet efendimci, üslubu yönetenlere göre şerbet veren emir eri gazeteci-yazar yerine, bir tane dürüst yazar daha hayırlıdır diyenlerdenim.” Unutulmasın ki eleştiri insanlar arasında köklü, sağlam ilişkiler kurmanın bir yoludur. Eleştiri ortak paydada uzlaşmaktır. Savaş, kavga, kırmak, dökmek kolaydır; zor olan “barış” içinde kardeşçe ve de insanca yaşamayı becermektir. Eleştiri öğüttür, ilahi bir buyruktur.  
Bütün semavi dinlerde ve de bütün inançlarda “adalet” üzerinde titizlikle duruluyorlar ve “hakka, hukuka dayalı” bir anlayışı emrediyorlar. Eğer biz İslam, Müslüman ve demokrat bir ülke isek bu emre riayet etmemiz gerekir. Adalet dağıtılırken sosyal statüsü ya da farklılık konusunda ayırımcılık yapılmamasını emrediyor.
30 yıl Konya Karma Ortaokulu, Gazi, Karatay Liselerinde Coğrafya, Tarih; Anayasa (vatandaşlık)  derslerinde öğretmenlik yaptım. 50 yıllık gazeteci, yazar olarak Yeni Konya’da Gazeteci ve yönetici; uzun yıllar Yeni Meram Gazetesinin köşe yazarlığı yaptım. 1968 – 2005 yılları arasında 38 yıl sırası ile Günaydın, Sabah, Akşam, Star gazetelerinin yanı sıra ATV, Star Televizyonlarında İç Anadolu Bölge temsilciliği ve 46 yıl reklam şirketimi yönettim. 
Bu süreçte kendileri gibi düşünmeyen ve yazmayanları cımbızla ayıklayıp susturmak, sindirilmeyi kabullenmedim. Susmak yerine hakkı, adaleti savunmaya devam ettim. Birileri istiyor diye pes etmedim. Kendisi gibi düşünmeyen gazeteci, yazar ve aydınlara top yekûn savaş açarak hayatlarını cehenneme çevirmekle huzur sağlanmaz. Bu anlayışı durduracak tek şey adalet ve de yargıdır. Siz hiç vatandaşın yüreğinde kopan fırtına, acı, ölüm, çaresizlik nedir bilir misiniz? Onları anlayan ve yazan gazetecidir, habercidir, yazardır.
Her zaman mazlumun yanında oldum. Demokrasi, barış inancımı korumak, kutsal kavramlar için direnmeyi insani, ahlaki, adil görerek bana ait tarihi süreci yüzümün akıyla tamamladım. Yazarlık görevi toplumu ve yönetenleri aydınlatmaktır. Bunu yaparken ne ün, ne para, ne beğenilmek için yapar. Yazdıklarım ile tek hedefim, amacım insana ulaşmaktı. 
Gazeteci karanlıklara sürüklenen kardeşliği, özgürlüğü, evrensel insan haklarını, hukuku, eşitliği tesis etmek için yazar. Her açıdan özgür insanların, hukukun ve toplumsal sorumluluğun güçlü olduğu devletlerin daha yaratıcı, yenilikçi, girişimci, daha barışçı ve daha refah içinde müreffeh yaşadıklarına inanır. Gazeteci, yazar bunun için vardır. Günlük yazılı, görsel, sanal âlemdeki medyada kin, nefret, ayrımcılık, hakaretlerin işlenmesi topluma ve ülkeye hiçbir şey kazandırmaz aksine çok şey kaybettireceğini bilen biri olarak yazı yazdığım için KÖŞE OLAMADIM. Ve çok şükür 50 yıl kimse kovmadan ben Allahaısmarladık dedim.
Merhaba ve şimdilik hoşça kalınız. 25.10.2018 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar