Dinler ve İnsanlar
M. LATİF YILDIZ

M. LATİF YILDIZ

Dinler ve İnsanlar

24 Kasım 2020 - 21:09

Selam dostlar, arkadaşlar, okurlarım ve insanlık. 30 yıl öğretmenlik, 52 yıl yazar ve gazetecilik, reklamcılık ve 10 yıl holding danışmanlığı yapan biri olarak öğretmenler gününde hemen herkes öğretmenliğin kutsallığı, önemi üzerinde yazılar yazdığını biliyorum. Ben ise çok farklı, ama çok gerekli, saptırılan ve öğretmenlik mesleğini işlevsiz hale getiren son derece farklı bir konuyu ele alacağım. 

Konu, DİN ve İNSAN. Düşünüyorum da son zamanlarda, okumuş olsun olmasın, eğitim düzeyi düşük olsun olmasın; ilkokul mezunundan profesörlerine, gazetecisinden yazarına; aydınından cahiline insanlar din üzerinden bilgelik taslayıp yorumlar yapıyorlar. 

Bu yaklaşım nedeni ile toplum içinde milyarların dine karşı bakış açısı değişiyor; küçümsenmeyecek kadar büyük bir kitle dinden uzaklaşıyorlar. Konuyu yakından araştırınca görüyoruz ki buna din adına din ile ilgisi olmayan çıkar peşinde olan bazı siyasiler, din adamları ve din bilgisine sahip olmayan yobaz din tacirlerini sebep olduğunu görüyoruz.  

Son yıllarda oldukça çoğalan din adına araştırmacı, akademisyen geçinen ya da yazar, gazeteci geçinenlerin bazıları dinlerde ve kutsal kitaplarda yeri olmayan vaaz, yorum, görüş ve önerilere tepkiler çığ gibi artınca kendi âcizane görüşümü ve bakış açımı açmak istedim. 

Özellikle sanal âlem, TV ve gazetelerde insanlar tepkiyi o kişilere değil de dine karşı yaptıklarına şahit oluyoruz. Aslında tepki verenlerin kendilerine göre geçerli sebepleri olsa da, tepkinin verildiği yön yanlıştır. Ne demişler “yarım hekim candan, yarım hoca dinden eder.” 

Son 10 yılda riyakârlık, münafıklık, yalancılık, hırsızlık, cinsel istismar, ötekileştirme, ayrıştırma, haksızlık, adaletsizlik, zulüm, baskı ve benzeri ne kadar kötülük varsa din adına yapılmakta. Üzülerek belirtmek isterim ki bunların büyük çoğunluğu inanç sahibi olduğunu iddia edenler tarafından yapılıyor olması tepkileri artırıyor ve insanlar dinden uzaklaşıyorlar. 

Sevgili dostlar, değerli arkadaşlar olumsuzlukların tamamı din ya da inanç dediğimiz  

( semavi ve diğer inançların “Hinduizm, Caynizm, Budizm, Sihizm, Şintoizm” ) kutsallarda kesin bir dil ile yasaklanmış, haram kılınmış ve yapanların cezalandırılacakları açıkça dile getirilmiş, yazılmış olduğu halde maalesef kendi kendilerine fetva vererek bu yolu izliyorlar.  

O halde sağlıklı düşünen insan için suç dinde değil, bunu saptıran insanlarda olduğunu anlamak çok zor olmasa gerek. Dini ticaret, siyaset, rant, çıkar haline getirenler yüzünden insanların dinlerden ya da inançlardan soğutuldukları bir süreçten geçiyoruz. 

Oysaki bütün dinler insanlara iyilik, doğruluk, adalet ve güzellik vazediyor. Bu yüzden inançları saptıranlar yüzünden dinlere karşı çıkmak, insanların inançları ile oynamak ya da onları dinden soğumak isteyenlere karşı doğru bilgi vermek aydın insanın görevi olmalıdır. Çok kısaca dile getirdiğim sebepler yüzünden özet olarak demek istiyorum ki suç dinlerde değil suç insanlardadır. Dini saptıran, uygulayıcı insanoğlu yüzünden dine karşı çıkmak doğru bir yaklaşım değildir. 

Bu arada dinlerin var oluşundan günümüze kadar “din yoktur” diyenlerin de dünyada küçümsenmeyecek bir sayıya sahip oldukları inkâr edilemez bir gerçektir. Onlara da cevabım inandırıcı olsam da, olmasam da çok kısa olacak. “Ya varsa!” O zaman dinin insana faydalı gereklerini yerine getiren mi zararda, yok diyen mi karda? Sorunun cevabını siz verin.  

Görüşüm semavi dinler arasında doğru ve güvenilir din olan son din Müslümanların dinidir. Kendime göre çok basit gerekçem de şudur; Müslümanlık öncesi bütün dinler kendilerini kutsar. Kendi dinlerinden başka dinleri asla tanımazlar, kabul etmezler. Müslümanlar ve onların kutsal kitabı Kur’an-ı Kerim ise kendisinden önceki bütün kitapları, peygamberleri ve dinleri tanıyor, kutsuyor. Sadece sonuncu din Müslümanlıktır diyor.   

Bu arada bana şu soruyu yönlendirdiğinizi duyar gibiyim. “Kâinatın yaratılışı ile ilgili son yüz yılda yapılan bilimsel araştırmaları nereye koyuyorsunuz?” 

Bu soruya da Kur’an-ı kerimden iki ayet ile cevap vereyim: 

"O (Allah) ki; yeryüzündeki şeylerin hepsini sizin için yarattı, sonra (kudret ve iradesiyle) göğe yönelip, onları da yedi (kat) gök olarak düzenledi. O, (her şeyi bilen) Alim'dir." (Bakara, 2/29) 

"O'dur ki, O yüce Allah'tır ki bütün göklerde ve bütün arzlarda (hayat olan âlemlerde yarattığı) her şeyi katından sizlerin (insanların) emrine musahhar kıldı. Muhakkak ki bunda düşünen bir kavim için âyetler vardır." (Casiye, 45/13) 

Bence ilmi çalışma ve araştırmaların din ile hiç bir çelişkili yanı yok. Yukarıda ifade ettim. Coğrafya alanında yüksek lisans yaptım. Kâinatın bilimsel yaratılışı üzerine sağcı, solcu; dinli- dinsiz; inançlı- inançsız birçok kitap, tez, teori, araştırma okudum. Sayısız video film izledim. 30 yıl fiili orta, lise kurumlarında tarih hocası olarak arkeolojik araştırma, yaratılış, dinler tarihi konularında sayısız lehte; aleyhte kitap, tez, görüş ve düşünce okudum. 

Sonuç olarak kâinattaki her şeyin kendi kendine oluşmayacağı, bir sebep, bir güç, bir olguya, bir sonuca bağlı olduğu kanaatine vardım. Kendi düşünce ve bakış açım ile her şeyin üstünde güç sahibi bir yaratan olduğu sonucuna vardım. Buna ister Allah, ister Tanrı, ister İlah, ister Rab ister Mevla deyin ve ya Doğu dinlerinde; Güney Amerika, Afrika kabilelerinin kullandıkları tabirleri ve diğer söylemleri kullanın; ne derseniz deyin bana göre yaratılışa hükmeden, yön veren ilahi bir güç vardır.  

Dinler ve İnsanlar o kadar kapsamlı ve geniş bir konu ki; çağlar boyu ciltler dolusu binlerce kitap yazılmış. Bir makale boyutunda bunu açıklamamın mümkün olmadığı açıktır. Konuyu uzatabilirim, ancak dedim ya çok derin ve 7,5 milyar insanı ilgilendiren bir konuyu A4 ebadında 700-800 vuruşluk bir makaleye sığdırmam mümkün olmadığından sanırım ne demek istediğimi az da olsa izah edebildim.  

Hoşça kalın, sağlıkla kalın.   

Öğretmenlerin gününü candan kutluyorum. 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar