BİR YURTSEVER, HÜSNÜ BOZKURT
HAŞMET ÖYKEN

HAŞMET ÖYKEN

BİR YURTSEVER, HÜSNÜ BOZKURT

30 Ekim 2015 - 14:13

Hüsnü Bozkurt’u tanır mısınız?

Konya CHP birinci sıra milletvekili adayI
Çanakkalelidir, Konya’nın bir avuç sosyal demokratı onu CHP’nin önseçiminde birinci sıraya layık gördü. Seçildi, CHP milletvekili olarak Meclis’e gitti. Şimdi yeniden aday.
Bırakın Konya’nın solcularını eğer seçimde imamı, ülkücüsü, AKP’li, MHP’lisi oy kullanacak olsa onlar da Hüsnü Bozkurt’a verirlerdi oylarını.
Belki birçoğu bizim oralardan olmadığını bile bilmez. 
Türkiye Cumhuriyetinin ‘ön’ sözüdür dediğimiz Çanakkale Zaferi’nin kazanıldığı topraklardan gelmiştir ama, ‘son’ sözünü Mevlana’nın yafladığı o hoşgörü topraklarında söylemiştir, Mustafa Kemal’in emanetlerine sahip çıkarak…
O artık Konya’nın çocuğu. 
Ayrıkotu, başkaldıranı, belası, devrimcisi...
Atatürkçüsü...
Doğrucu Davut’u... 
Robin Hood’u... 
Şairi...
Şairi dedim de...
Herkes şairdir ama Hüsnü Bozkurt şiiri okur.
Çağdaş Sanat Evi’nin o olmazsa şiir olmazı…
‘…akşamlar bir roman gibi biterdi/Jezabel kan içinde yatardı…’ diye döküldüğünde usta’nın dizeleri onun dudağından...
Kelebekler uçuşurdu Karayolları bahçesinden...
Kuşlar susar, zaman durur...
Sevdalılar göz göze gelirdi.
Bir aşk masalı başlardı Akdeniz’e kadar uzanan…
Umur’dan sonra Umut onun ellerinde sağlık buldu.
* * *
Bir gün aldı bademciklerini Umut’un, narkozdan çıkmasını birlikte bekledik. En uzun zamandı.
Bizi birbirimize yakınlaştıran şehirdeki duruşumuzdu.
Soldan bakıyorduk, şairdik, hizmet ediyorduk insanlığa, o konuşuyor, ben yazıyordum.
‘Balık vermeyi değil, balık tutmayı öğrettiğimiz’ yıllardı Konyalılara.
O alfabeydi ben kardeşi.
Cardone’nin ‘Hasta Siempre’ sini dinledik... 
Karşılıklı Konyalı oynadık... 
Yobazlara inat balolar yapt›k... 
Coşkuyla Onuncu Yıl Marşı’nı okuduk, yeri göğü inlettik.
Sabriye ablanın meyhanesinde çok demlendik...
Rahmetli Ender Uluşahin’in oteli, dost meclisiydi.
Teniskort kurtarılmış bölge…
Herkes üzerine düşen görevi yapıyordu. O doktor, sevgili eşi iç mimar, ben gazeteci şekillendiriyorduk dünyamızı.
Çocuklar büyüyordu, ‘sen yanmazsan ben yanmazsam’ deyip ona doktorluğundan sonra en yakışan işe soyundu.
Siyasete…
Beyaz önlüğü hep üzerindeydi ama lacivertleri çekip meydanlara indi…
Bu ülkeye bir ameliyat gerekiyordu o da bir cerrahtı seyirci kalamazdı.
Bir ara ayrı düştük. O çizmelerini çekip Anadolu’ya yürüyenlerin peşinden gitmedi. Örnek gösterilecek, naif siyaset liderleri oldu onun tercihi!..
Şimdi Konya’daki bir avuç sosyal demokrat onu tekrar Meclis’e gönderecek.
O kadar ilerici, yurtsever hala var!..
O da elinden geleni yapıyor.
İlçe, ilçe, köy köy geziyor Konya’yı.
Bir kişi de olsa dinleyici, konuşuyor, anlatıyor.
Akdeniz’den takip ediyorum Hüsnü ağabeyi.
Keşke oralarda olsam da destek verebilseydim.
Çünkü Hüsnü Bozkurt,
Adam...
Doğru insan...
Ve bir yurtsever…
Nasıl Torosların öte Yakası’ndan Akdeniz’e bakan evladına sahip çıktıysam...
Çanakkale’nin Ezine’sinde doğmuş, Konya’nın Bozkır’ında hizmet eden bu ülkenin çocuğuna da destek veririm.
Eğer kararsızsanız, Konya’da Hüsnü Bozkurt’a oy verin. 
Kusura bakma Hüsnü Ağabey, benim Akdeniz’den sana yapabileceğim ancak bu kadar…
Yolun açık olsun…

Son Yazılar